Blog
Spinal Anestezi Nedir? Etkisi ve Yan Etkileri
Spinal anestezi, bel bölgesinden yapılan tek bir enjeksiyonla belden aşağısında geçici uyuşma ve ağrı kontrolü sağlayan bölgesel anestezi yöntemidir. [1] [2]
- Spinal anestezi ne demektir?
- Spinal anestezi nasıl etki eder?
- Spinal anestezinin en sık tercih edildiği ameliyatlar
- Spinal anestezi kimler için uygun olabilir?
- Spinal anestezi kimler için uygun değildir?
- Spinal anestezi öncesi hazırlık: hastadan hangi bilgiler istenir?
- Spinal anestezi nasıl uygulanır?
- Ameliyat sırasında hasta ne hisseder?
- Spinal anestezinin etkisi ne kadar sürer?
- Spinal anestezi ve epidural anestezi farkları
- Spinal anestezi yan etkileri nelerdir?
- Spinal anestezi sonrası nelere dikkat edilmelidir?
- Spinal anestezide riskler nasıl azaltılır?
- Sezaryen sonrası emzirme ve spinal anestezi
- Spinal anestezi hakkında sık sorulan sorular
- Güvenli bir süreç için kısa özet
- Kaynaklar
Spinal anestezide hasta çoğu zaman bilinci açık kalır; amaç, cerrahi alanın ağrı iletimini kısa sürede durdurmak, aynı zamanda solunum yollarına müdahale ihtiyacını azaltarak güvenli bir ameliyat süreci planlamaktır. [1] [2]
Sezaryen, alt karın ve alt ekstremite ameliyatlarında sık kullanılması tesadüf değildir: etki başlangıcı hızlıdır, cerrahi ekip için şartlar öngörülebilirdir ve hasta ameliyat sonrası dönemde daha erken uyanıklığa sahip olabilir. [1] [2]
Bununla birlikte spinal anestezi “yan etkisiz” bir yöntem değildir. Tansiyon düşüklüğü, baş ağrısı, bulantı ve geçici idrar yapma güçlüğü gibi durumlar ortaya çıkabilir; çok nadiren daha ciddi komplikasyonlar da görülebilir. [1] [2] [11]
Spinal anestezi ne demektir?
Spinal anestezi, omuriliğin alt bölümünden geçen sinir köklerinin yer aldığı beyin-omurilik sıvısı içine çok küçük hacimde lokal anestezik verilmesiyle uygulanır. [1]
Bu ilaçlar sinir iletimini geçici olarak bloke ettiği için kişi belden aşağısında ağrı duymaz. İlacın dozu ve dağılımına bağlı olarak hareket kabiliyeti de geçici olarak azalabilir. [1] [2]
Spinal anestezi nasıl etki eder?
Spinal ilaç, sinirlerin elektriksel iletisini sağlayan mekanizmaları geçici olarak baskılar. Böylece ağrı duyusunu ileten lifler başta olmak üzere, belirli bir seviyenin altındaki sinir iletimi kesintiye uğrar. [1]
Spinal blok sadece ağrı duyusunu etkilemez; sempatik sinir sistemi de baskılanabildiği için damarlar genişleyebilir ve tansiyon düşebilir. Bu nedenle anestezi ekibi spinal uygulama sonrası tansiyonu yakın takip eder. [1] [5]
Anestezinin yayılımını; verilen ilacın dozu, yoğunluğu, hastanın pozisyonu, gebelik gibi fizyolojik durumlar ve omurga anatomisi birlikte belirler. Bu yüzden her hastada aynı hissizlik seviyesi ve aynı süre beklenmez. [1]
Spinal anestezinin en sık tercih edildiği ameliyatlar
Spinal anestezi, belden aşağı bölgeyi ilgilendiren kısa ve orta süreli işlemlerde pratik bir çözümdür. En sık tercih edildiği durumlar şunlardır: [1] [2]
- Sezaryen ve doğumla ilişkili bazı girişimler
- Alt karın, kasık ve pelvik bölge ameliyatları
- Ürolojik işlemler (mesane, prostat ve idrar yolu ile ilişkili bazı girişimler)
- Kalça, diz, bacak, ayak ve ayak bileği ameliyatları
- Rektum ve anal bölge cerrahileri
- Varisle ilişkili bazı cerrahi işlemler
Bazı uzun süren ya da beklenenden daha karmaşık hale gelen ameliyatlarda, spinal anestezinin süresi yetersiz kalabilir. Böyle bir durumda ekip, güvenli şekilde genel anesteziye geçme veya ek ağrı kontrol yöntemleri planlama seçeneğini değerlendirir. [2]
Spinal anestezi kimler için uygun olabilir?
Spinal anestezi, solunum yollarına tüp yerleştirme gerektirmediği için bazı hastalarda avantaj sağlayabilir. Ayrıca ameliyat sonrası erken dönemde daha az sersemlik hissi, daha erken ağızdan beslenmeye geçiş gibi pratik faydalar hedeflenebilir. [1] [2]
Genel olarak aşağıdaki koşullar spinal anestezi açısından olumlu kabul edilir: [1] [3]
- Ameliyatın belden aşağı bölgede ve kısa-orta sürede planlanması
- Hastanın iş birliği yapabilmesi ve işlem için onam vermesi
- Kanama-pıhtılaşma açısından ciddi bir risk bulunmaması
- Enjeksiyon yapılacak bölgede aktif enfeksiyon olmaması
- Tansiyon ve dolaşım açısından stabil bir klinik tablo
Spinal anestezi kimler için uygun değildir?
Spinal anestezide en önemli adım doğru hasta seçimi ve doğru risk yönetimidir. Bazı durumlarda spinal anesteziden kaçınmak gerekir. [1] [3]
Hastanın onam vermemesi, iğnenin gireceği bölgede enfeksiyon bulunması veya kafa içi basıncın artmış olması (özellikle kitle etkisi yapan durumlarda) spinal anestezi açısından önemli kontrendikasyonlar arasında sayılır. [1] [3]
Düzeltilmemiş ciddi sıvı kaybı (hipovolemi) bulunan hastalarda spinal sonrası tansiyon düşmesi daha ağır seyredebileceği için yöntem genellikle önerilmez. [3]
Kanama bozukluğu ya da kan sulandırıcı ilaç kullanımı olan kişilerde omurilik çevresinde kanama (spinal hematom) riski nedeniyle uygulama zamanlaması ve uygunluk, kılavuzlara göre dikkatle planlanır. [4]
Omurga deformitesi, belirgin anatomik zorluk, bazı ciddi kalp kapak hastalıkları veya nörolojik hastalıkların belirli tiplerinde ise bireysel risk-yarar hesabı yapılır. [1] [3]
Spinal anestezi öncesi hazırlık: hastadan hangi bilgiler istenir?
Anestezi ekibinin hedefi, işlemi sadece yapmak değil; olası riskleri önceden görüp azaltmaktır. Bu yüzden ameliyat öncesi görüşmede bazı bilgiler mutlaka paylaşılmalıdır. [1] [4]
Aşağıdaki bilgiler, spinal anestezi planında doğrudan etkili olabilir: [1] [4]
- Düzenli kullanılan ilaçlar (özellikle kan sulandırıcılar ve bazı ağrı kesiciler)
- Daha önce geçirilmiş ameliyatlar, anesteziye bağlı yaşanmış sorunlar
- Kanama eğilimi, kolay morarma, pıhtılaşma bozukluğu öyküsü
- Bel bölgesinde enfeksiyon, cilt lezyonu veya ateşli hastalık
- Bel fıtığı, skolyoz, omurga ameliyatı gibi anatomiyi etkileyen durumlar
- Alerji öyküsü ve bilinen ilaç reaksiyonları
Bu bilgiler, anestezistin gerekli kan tahlillerini istemesine, ilaçların kesilme zamanını planlamasına ve alternatif anestezi seçeneklerini değerlendirmesine yardımcı olur. [4]

Spinal anestezi nasıl uygulanır?
Uygulama, steril koşullarda ve monitorizasyon altında yapılır. İşlemden önce tansiyon, nabız ve oksijen düzeyi ölçülür; damar yolu açılır ve gerekiyorsa sıvı desteği planlanır. [2]
Hasta genellikle oturur pozisyonda öne doğru eğilir ya da yan yatar. Belin yuvarlanması omurlar arasındaki aralığı açar ve iğnenin doğru noktaya ilerlemesini kolaylaştırır. [2]
İşlem sırasında önemli olan nokta, mümkün olduğunca sabit kalmaktır. Elektrik çarpması benzeri ani bir his veya bacaklara yayılan belirgin bir ağrı hissedilirse hemen ekibe söylenmelidir. [2]
Spinal iğne çoğunlukla bel omurları arasından (L3-L4 veya L4-L5 aralığı) ilerletilir. Beyin-omurilik sıvısına ulaşıldığında ilaç verilir ve iğne çıkarılır. [1] [2]
Uygulama sonrası hasta sırtüstü yatırılır, uyuşmanın seviyesi ve bacak hareketleri kontrol edilir. Spinal anestezinin tam etkisinin ortaya çıkması çoğu kişide 5 ile 20 dakika arasında gerçekleşir. [2]
Ameliyat sırasında hasta ne hisseder?
Spinal anestezi etkisini gösterdiğinde bacaklarda ısı hissi değişebilir, karıncalanma ve ağırlık hissi ortaya çıkabilir. Çoğu kişi bacaklarını hareket ettiremediğini fark eder; bu beklenen bir durumdur. [2]
Cerrahi sırasında ağrı hissedilmemesi hedeflenir. Buna rağmen dokunma, çekiştirme veya basınç hissi oluşabilir. Bu hisler rahatsız edici olursa anestezi ekibi ek önlemler planlayabilir. [2] [13]
Bazı hastalarda hafif sedasyon ile rahatlama sağlanabilir. Sedasyon dozu, kişinin yaşı, ek hastalıkları ve solunum durumu dikkate alınarak bireysel planlanır. [2]
Spinal anestezinin etkisi ne kadar sürer?
Etkideki süre, kullanılan ilacın türü ve dozu ile kişinin fizyolojik özelliklerine göre değişir. Pratikte birçok cerrahi işlem için 2-4 saatlik bir uyuşma ve ağrı kontrolü hedeflenir. [1] [2]
Uyuşma çözülürken önce karıncalanma ve ısı hissinde değişiklik olabilir; ardından bacaklarda hareket kabiliyeti kademeli olarak geri gelir. İlk ayağa kalkma denemesi mutlaka destekle yapılmalıdır. [2]
Spinal anestezi ve epidural anestezi farkları
Spinal ve epidural, her ikisi de neuraksiyal (omurga üzerinden) uygulanan anestezi yöntemleridir. En belirgin fark, ilacın verildiği anatomik boşluk ve süre kontrolüdür. [1] [2]
Spinal anestezi tek dozla hızlı başlayan bir blok oluştururken, epiduralde kateterle doz titrasyonu yapma ve süreyi uzatma olanağı daha fazladır. [1] [2]
Aşağıdaki karşılaştırma, iki yöntemin temel farklarını özetler: [1] [2]
| Kriter | Spinal anestezi | Epidural anestezi |
| Uygulama yeri | Beyin-omurilik sıvısı içine | Dura zarının dışındaki epidural boşluğa |
| İlaç verme şekli | Tek doz enjeksiyon | Tek doz veya kateterle sürekli/tekrarlı |
| Etki başlangıcı | Daha hızlı (dakikalar içinde) | Daha yavaş (genellikle daha uzun) |
| Etki süresi kontrolü | Doza bağlı, sınırlı | Kateterle uzatılabilir |
| Kullanım esnekliği | Kısa-orta cerrahilerde pratik | Uzun cerrahi ve doğum ağrısında esnek |
| Hareket | Belden aşağı belirgin güç kaybı olabilir | Doza göre kısmi hareket korunabilir |
| Doz gereksinimi | Genellikle daha düşük hacim | Genellikle daha yüksek hacim ve titrasyon |
Not: Hangi yöntemin seçileceği ameliyatın süresi, hastanın klinik durumu ve ekip deneyimiyle birlikte değerlendirilir. [1] [2]
Spinal anestezi yan etkileri nelerdir?
Spinal anestezinin yan etkileri çoğu zaman geçicidir ve ekip tarafından öngörülüp yönetilebilir. Yine de her tıbbi işlemde olduğu gibi nadir fakat ciddi komplikasyonlar da mümkündür. [1] [2]
Yan etkileri daha anlaşılır kılmak için, sık görülen ve nadir görülen başlıkları ayrı ayrı ele almak faydalıdır. [1]
Sık görülen yan etkiler
Sık görülen yan etkiler genellikle dolaşım ve sinir blokunun doğal sonuçlarıdır. Doğru izlem ve destekle çoğu hastada kısa sürede düzelir. [2]
1) Düşük tansiyon (hipotansiyon) ve buna bağlı bulantı
Spinal anestezi, sempatik sinir sistemini baskıladığı için damarlar genişleyebilir ve tansiyon düşebilir. Dolaşımın bu şekilde yeniden dağılması, özellikle hızlı başlayan bloklarda belirgindir. [1] [5]
Sezaryen sırasında spinal sonrası hipotansiyonun farklı çalışmalarda sık raporlandığı; bir kohort çalışmada yaklaşık %64 oran bildirildiği, başka kaynaklarda ağır hipotansiyon için %70 düzeylerinden söz edildiği görülür. [5] [6]
Hipotansiyonun ‘kaç kişi’ de görüleceği, kullanılan eşik değere göre değişir. Örneğin bir değerlendirmede sistolik tansiyon eşiği yükseldikçe hipotansiyon görülme oranının %16’dan %49’a çıkabildiği gösterilmiştir. [7]
Gebelikte bu sorun daha sık gündeme gelir. Bunun nedeni, spinal blokla damar tonusunun azalması ve büyüyen rahmin büyük damarlar üzerinde baskı oluşturabilmesidir. Bu nedenle sezaryende pozisyonlama ve önleyici tedbirler daha kritik hale gelir. [5] [7]
Klinik yaklaşım, damar yolu sıvı yönetimi, pozisyonlama ve gerektiğinde tansiyonu yükselten ilaçlarla destek şeklindedir. Amaç, hem annenin hem de cerrahi alanın kanlanmasını güvenli aralıkta tutmaktır. [2] [7]
2) Kalp hızında yavaşlama (bradikardi)
Spinal blok, dolaşımdaki değişiklikler ve sempatik aktivitenin azalması nedeniyle bazı kişilerde kalp hızında yavaşlamaya yol açabilir. Çoğu zaman kısa sürer ve monitorizasyon altında fark edilerek yönetilir. [1] [2]
3) Baş ağrısı (post-dural ponksiyon baş ağrısı)
Spinal iğnenin dura zarını geçmesi nedeniyle beyin-omurilik sıvısı sızıntısı gelişebilir. Bu sızıntı, özellikle oturur pozisyonda artan, yatınca azalan karakterde bir baş ağrısına yol açabilir. [1]
Baş ağrısının sıklığı; iğnenin tipi, kalınlığı, kişinin yaşı ve gebelik gibi faktörlere göre geniş bir aralıkta raporlanır. Obstetrik grupta riskin daha yüksek olduğu ve oranların iğne özelliklerine göre %0 ile %37 arasında değişebildiği bildirilmiştir. [9]
Kesici uçlu iğnelerle baş ağrısı riski daha yüksek olabilir. Örneğin sezaryen hastalarında yapılan bir çalışmada, farklı iğne tipleri arasında baş ağrısı sıklığı %5 ile %28,12 arasında raporlanmıştır. [8]
Bu yüzden anestezistler, mümkün olduğunda baş ağrısı riskini azaltabilecek iğne tasarımlarını ve uygun teknik ayrıntıları tercih eder. Buradaki hedef, aynı anestezi etkinliğini daha düşük baş ağrısı riskiyle sağlamaktır. [8] [9]
Hafif-orta şikayetlerde istirahat, sıvı alımı, hekim uygun görürse kafein ve ağrı kesici yaklaşımlar planlanabilir. Şikayet şiddetliyse ve günlük yaşamı engelliyorsa epidural kan yaması (epidural blood patch) etkili bir seçenek olarak değerlendirilir. [10]
Cochrane derlemesi, terapötik epidural kan yamasının konservatif yaklaşımlara göre yarar gösterebildiğini, ancak profilaktik kullanım için kanıtların sınırlı olduğunu vurgular. [10]
4) İdrar yapmada geçici güçlük
Spinal anestezi, mesane doluluğunu algılayan sinir iletimini geçici olarak azaltabilir. Bu nedenle bazı kişilerde idrar yapma ihtiyacını hissetme gecikebilir veya idrar yapma zorlaşabilir. [1] [2]
Ameliyat sonrası dönemde mesanenin doluluğu ve idrar çıkışı takip edilir. Nadiren geçici sonda ihtiyacı doğabilir ve genellikle anestezi etkisi çözüldükçe sorun geriler. [2]
5) Bel ağrısı ve iğne giriş yerinde hassasiyet
İğne giriş yerinde birkaç gün sürebilen hassasiyet ve bel ağrısı görülebilir. Bu durum çoğunlukla cilt altı ve bağ dokusunun mekanik etkilenmesine bağlıdır ve zaman içinde azalır. [1]
Şiddetli, artan, kızarıklıkla ya da ateşle birlikte olan bel ağrısı gibi durumlarda enfeksiyon açısından değerlendirme gerekebilir. [2]
6) Kaşıntı, titreme ve geçici üşüme hissi
Spinal anestezide bazen ağrı kontrolünü desteklemek için opioid türevi ilaçlar da kullanılabilir. Bu durum kaşıntı gibi yan etkilerle ilişkilendirilebilir ve çoğu zaman tedavi edilebilir. [13]
Titreme ve üşüme hissi, ameliyathane koşulları ve vücudun stres yanıtı ile ilgili olabilir. Destekleyici önlemlerle kontrol altına alınması amaçlanır. [2]
Nadir ama ciddi komplikasyonlar
Nadir komplikasyonlar düşük olasılıklı olsa da, erken fark edildiğinde sonuçları belirgin şekilde iyileşebilir. Bu nedenle hem ekip hem hasta için uyarı işaretlerini bilmek önemlidir. [11]
1) Yüksek spinal blok ve solunuma etkisi
Blok seviyesinin beklenenden daha yukarı yayılması durumunda göğüste nefes darlığı hissi, kollarda uyuşma veya konuşmada zorlanma gibi belirtiler gelişebilir. Böyle bir tabloda ekip hızla müdahale eder ve solunumu güvenceye alır. [1] [2]
2) Omurilik çevresinde kanama (spinal hematom)
Spinal hematom çok nadirdir, ancak zamanında müdahale edilmezse ciddi nörolojik sonuçlara yol açabilir. Risk, pıhtılaşma bozukluğu veya antitrombotik tedavi alan hastalarda artar. [4]
Bu nedenle neuraksiyal işlemler öncesi ilaçların kesilme/yeniden başlama zamanlaması kılavuzlara göre planlanır ve hastalar işlem sonrası nörolojik belirti açısından izlenir. [4]
3) Enfeksiyon (menenjit veya epidural/spinal apse)
Steril uygulama enfeksiyon riskini belirgin azaltır. Yine de çok nadiren menenjit veya omurga çevresinde apse gibi ciddi enfeksiyonlar raporlanmıştır. [1]
Enfeksiyon şüphesi; ateş, titreme, giderek artan bel ağrısı, baş ağrısının karakter değiştirmesi veya iğne yerinde akıntı gibi bulgularla gündeme gelebilir. Bu bulgular varlığında gecikmeden tıbbi değerlendirme gerekir. [2] [13]
4) Kalıcı sinir hasarı: son derece nadir
Kalıcı sinir hasarı, spinal anestezinin en çok endişe edilen ancak en nadir görülen komplikasyonları arasındadır. Büyük veri setleri ve ulusal denetim raporları, ciddi kalıcı hasar oranlarının çok düşük olduğunu göstermiştir. [11] [12]
Bununla birlikte ani gelişen bacak güçsüzlüğü, ilerleyen uyuşma, idrar-kaçırma ya da idrar yapamama ve şiddetli bel ağrısı gibi bulgular ciddiye alınmalı ve acil değerlendirilmelidir. [11] [4]
Spinal anestezi sonrası nelere dikkat edilmelidir?
Spinal anestezi sonrası ilk saatlerde hedef, güvenli mobilizasyon ve olası erken komplikasyonların yakalanmasıdır. Uyuşma tamamen geçmeden ayağa kalkmak düşme riskini artırır. [2]
Aşağıdaki öneriler, hastane ekibinin yönlendirmesiyle birlikte uygulanmalıdır: [2] [13]
- Ayağa kalkmak için bacaklarda güç ve his geri dönene kadar bekleyin.
- İlk ayağa kalkma denemesinde hemşire veya sağlık personelinden destek isteyin.
- Bulantı varsa önce sıvı gıdalarla başlayıp tolere edildikçe normal beslenmeye geçin.
- Sıvı alımını hekim önerisine göre artırın; tansiyon düşüklüğü ve baş ağrısı riskinde destekleyici olabilir.
- İdrar yapmada belirgin güçlük veya hiç idrar yapamama olursa ekibe haber verin.
- İğne yerinde artan kızarıklık, şişlik, akıntı veya ateş olursa enfeksiyon açısından değerlendirme isteyin.
- Şiddetli ve pozisyonla artan baş ağrısı 24 saatten uzun sürerse veya günlük yaşamı engelliyorsa anestezi ekibiyle görüşün.
- Bacaklarda kalıcı uyuşma, kuvvetsizlik, ilerleyen ağrı veya his kaybı olursa acil değerlendirme talep edin.
Taburculuk sonrası dönemde de benzer uyarı işaretleri geçerlidir. Hastanın yalnız kalmaması, ilk günlerde ağır kaldırmaması ve baş dönmesi gibi şikayetlerde ani hareketlerden kaçınması önerilir. [13]
Spinal anestezide riskler nasıl azaltılır?
Risk azaltma, sadece iğne uygulamasının doğru yapılmasıyla sınırlı değildir. Değerlendirme, hazırlık, intraoperatif izlem ve ameliyat sonrası takip bir bütün olarak ele alınır. [1] [2]
Uygulamada sık kullanılan güvenlik adımlarından bazıları şunlardır: [1] [4]
- İşlem öncesi ayrıntılı değerlendirme: kanama eğilimi, kullanılan ilaçlar, ek hastalıklar
- Tansiyon ve sıvı durumunun optimize edilmesi, riskli hastalarda daha sık ölçüm
- Steril teknik ve uygun cilt antisepsisi
- Baş ağrısı riskini azaltacak iğne tasarımının ve uygun tekniğin seçilmesi
- Ameliyat sırasında hipotansiyona karşı hazır tedavi planı ve gerekli ilaçların bulunması
- Ameliyat sonrası nörolojik bulguların ve idrar çıkışının düzenli izlenmesi
Özellikle kan sulandırıcı kullanan hastalarda, ilaçların kesilme ve yeniden başlama zamanlamasının kişiye özel planlanması en kritik güvenlik başlıklarındandır. [4]
Sezaryen sonrası emzirme ve spinal anestezi
Sezaryen planlanan annelerin sık sorduğu konulardan biri de emzirmenin ne zaman güvenle başlayabileceğidir. Genel yaklaşım, annenin uyanık, kendini iyi hisseden ve bebeğini güvenle tutabilecek durumda olduğunda emzirmeyi sürdürmesinin uygun olduğudur. [14]
Bölgesel anestezi yöntemleri, genel anesteziye kıyasla daha az sedasyon gerektirebildiği için bebeğe bakım vermeyi kolaylaştırabilir. Yine de kullanılan tüm ilaçlar ve ağrı kesici planı kişiye özel değerlendirilmelidir. [14] [15]
Eğer anne aşırı uyku hali, baş dönmesi veya şiddetli bulantı yaşıyorsa emzirme sırasında düşme veya bebeği güvenle tutamama riski doğabileceğinden, destek alınması en güvenli yaklaşımdır. [14]
Spinal anestezi hakkında sık sorulan sorular
Spinal anestezi acıtır mı?
İşlem sırasında çoğu kişide kısa süreli bir batma veya basınç hissi olur. Cilt önce uyuşturulduğu için belirgin bir ağrı beklenmez; yine de duyulan her olağandışı his anestezi uzmanına söylenmelidir. [2]
Spinal anestezide bilinç kapanır mı?
Spinal anestezide amaç, belden aşağıyı uyuştururken bilinci açık tutmaktır. Bazı durumlarda düşük doz sedasyonla rahatlama sağlanabilir; sedasyon kararı ekip tarafından verilir. [2]
Spinal anestezi felç yapar mı?
Kalıcı sinir hasarı spinal anestezide çok nadir bildirilen bir komplikasyondur. Risk; kanama, enfeksiyon ve bazı nörolojik durumlarda artabileceği için hasta seçimi ve kılavuzlara uygun uygulama kritik önem taşır. [4] [11]
Bel fıtığı olanlarda spinal anestezi yapılabilir mi?
Bel fıtığı veya bel ağrısı öyküsü tek başına her zaman kesin engel değildir; ancak omurga anatomisi, nörolojik bulgular ve daha önce geçirilmiş bel ameliyatları planı etkileyebilir. En doğru karar, anestezi uzmanının muayenesi ve değerlendirmesiyle verilir. [1] [3]
Spinal anestezi sonrası baş ağrısı nasıl ayırt edilir?
Post-dural ponksiyon baş ağrısı çoğu zaman oturmakla artar, yatmakla azalır. Bulantı ve boyun rahatsızlığı eşlik edebilir. Şiddetli veya uzayan baş ağrısında değerlendirme gerekir. [1] [10]
Spinal anestezi etkisi vücuttan kaç günde atılır?
Spinal anestezide kullanılan ilaçların etkisi genellikle saatler içinde azalır. Uyuşma ve güç kaybı çoğu hastada 2-4 saat içinde kademeli çözülür; kişiden kişiye değişebileceği için taburculuk ve mobilizasyon planı ekip tarafından belirlenir. [2]
Sezaryende spinal anestezi neden sık seçilir?
Sezaryende spinal anestezi, hızlı etki başlangıcı ve anne bilinci açıkken doğumu deneyimleyebilmesi nedeniyle sık tercih edilir. Bununla birlikte hipotansiyon gibi yan etkiler daha sık görülebildiğinden yakın izlem ve önleyici tedbirler önemlidir. [2] [5]
Spinal anestezi sonrası ne zaman doktora başvurulmalı?
Aşağıdaki durumlar gecikmeden tıbbi değerlendirme gerektirir: giderek artan ve dinlenmeyle geçmeyen baş ağrısı, ateş, iğne yerinden akıntı, ilerleyen bacak güçsüzlüğü veya his kaybı, idrar yapamama ya da kontrol kaybı. [11] [13]
Güvenli bir süreç için kısa özet
Spinal anestezi, belden aşağı cerrahilerde hızlı ve etkili ağrı kontrolü sağlayan, yaygın kullanılan bir yöntemdir. En sık yan etkiler tansiyon düşüklüğü ve post-dural baş ağrısı gibi geçici durumlardır; nadir komplikasyonlar ise doğru seçim, steril teknik ve kılavuzlara uygun izlemle azaltılabilir. [1] [2] [4] [11]
Siz veya yakınınız spinal anestezi planlıyorsa, düzenli kullanılan ilaçları, kanama öyküsünü ve önceki anestezi deneyimlerini mutlaka anestezi ekibiyle paylaşmak en doğru adımdır. [1] [4]
Kaynaklar
- [1] Olawin AM, et al. Spinal Anesthesia. StatPearls [Internet]. NCBI Bookshelf (NIH). https://www.ncbi.nlm.nih.gov/books/NBK537299/
- [2] NHS Fife. Spinal anaesthetic (hasta bilgilendirme). https://www.nhsfife.org/services/patients-carers-and-visitors/preparing-for-surgery/general-information-about-your-anaesthetic/spinal-anaesthetic/
- [3] NYSORA. Spinal anesthesia: teknik ve kontraendikasyonlar. https://www.nysora.com/techniques/spinal-anesthesia-2/
- [4] Horlocker TT, et al. Regional Anesthesia in the Patient Receiving Antithrombotic or Thrombolytic Therapy: ASRA Evidence-Based Guidelines (2018). https://www.swa10.com/uploads/6/1/4/3/61438899/antithrombotic_tx___regional.asra.2018.pdf
- [5] Shitemaw T, et al. Incidence and associated factors for hypotension after spinal anesthesia for cesarean section. PLOS ONE (2020). https://journals.plos.org/plosone/article?id=10.1371/journal.pone.0236755
- [6] Munyanziza T, et al. Incidence of spinal anesthesia induced severe hypotension during cesarean section. (2022) (PMC). https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC12240426/
- [7] Zwane SF, et al. Hypotension during spinal anaesthesia for caesarean section: a review. Southern African Journal of Anaesthesia and Analgesia (2019). https://www.tandfonline.com/doi/full/10.1080/22201181.2018.1550872
- [8] Pal A, et al. Do pencil-point spinal needles decrease the incidence of post-dural puncture headache? (2011) (PMC). https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC4173408/
- [9] Yıldırım MK, et al. Obstetrik hastalarda farklı Quincke iğneleri ile PDPH sıklığı ve şiddeti (PDF). https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/541200
- [10] Boonmak P, Boonmak S. Epidural blood patching for preventing and treating post-dural puncture headache. Cochrane Review (2010). https://www.cochranelibrary.com/cdsr/doi/10.1002/14651858.CD001791.pub2/abstract
- [11] American Society of Anesthesiologists (ASA). Statement on Neurologic Complications of Neuraxial Analgesia/Anesthesia in Obstetrics (2023). https://www.asahq.org/standards-and-practice-parameters/statement-on-neurologic-complications-of-neuraxial-analgesia-anesthesia-in-obstetrics
- [12] Pozza DH, et al. Spinal Cord Injury and Complications Related to Neuraxial Anesthesia: Review. International Journal of Molecular Sciences (2023). https://www.mdpi.com/1422-0067/24/5/4665
- [13] York Teaching Hospital NHS Foundation Trust. Your Spinal Anaesthetic (hasta bilgilendirme PDF). https://www.yorkhospitals.nhs.uk/seecmsfile/?id=183
- [14] Mitchell J, et al. Guideline on anaesthesia and sedation in breastfeeding women. Anaesthesia (2020). https://associationofanaesthetists-publications.onlinelibrary.wiley.com/doi/10.1111/anae.15179
- [15] American Society of Anesthesiologists (ASA). Statement on Resuming Breastfeeding after Anesthesia (2024). https://www.asahq.org/standards-and-practice-parameters/statement-on-resuming-breastfeeding-after-anesthesia
...
Yasal Uyarı ve Sorumluluk Reddi: Bu blogda yer alan tüm içerikler yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır ve yayınlandığı tarihteki mevcut bilimsel verilere dayanarak hazırlanmıştır. Söz konusu bilgiler, profesyonel tıbbi tavsiye, teşhis veya tedavi yerine geçmez. Sağlığınızla ilgili herhangi bir soru, endişe veya ihtiyaç durumunda, lütfen bir doktora ya da yetkin bir sağlık kuruluşuna başvurunuz. Bu blogda sunulan bilgilerin kullanımı tamamen okuyucunun sorumluluğundadır. Blog sahibi, yazarlar veya bağlı kuruluşlar, bu içeriklerin doğruluğu, güncelliği veya eksiksizliği konusunda herhangi bir garanti vermez ve bu bilgilerin kullanımından kaynaklanabilecek doğrudan veya dolaylı herhangi bir zarar veya kayıptan sorumlu tutulamaz. Sağlık durumunuza ilişkin kararlar almadan önce, mutlaka bir sağlık uzmanına danışmanız gerektiğini unutmayınız. Bu blog, tıbbi bir hizmet sunmamakta olup yalnızca bilgilendirme amacı taşımaktadır.
Housing Filtre Setleri
Arıtma Cihazı Filtre Setleri
Duş Filtreleri
Housing Filtreler
Membran Filtreler
UV Filtreler
Yıkanabilir Filtreler
Analiz Cihazları
Basınç Ayarlayıcılar
Çekvalfler
Clipsler
Fittingsler
Hortum
Housing Anahtarları
Housingler
Musluk
Pompa
Su Analiz Kitleri ve Cihazları
Switchler & Solenoid Valfler
Tank
Valfler
Aktif Karbon Filtreleri
Arsenik Arıtma Sistemleri
Biyolojik Arıtım Sistemleri
Elektrodeiyonizasyon Sistemleri
Endüstriyel Ekipmanlar
Gri Su Arıtma Sistemleri
MBR Arıtım Sistemleri
Ultrafiltrasyon Sistemleri
Yumuşatma Sistemleri