Blog
Ağız Yarası Nasıl Geçer? Etkili ve Güvenli Rehber
Ağız yarası; dilin üzerinde veya altında, yanakların iç yüzünde, dudak içlerinde, damakta ya da diş etlerinde görülebilen, küçük bir alanı etkilediği halde günlük hayatı ciddi biçimde zorlaştıran bir problemdir. Yemek yerken sızlama, konuşurken yanma, sıcak-soğukta batma ve kimi zaman uyku bölünmesi gibi etkilerle “küçük bir yara” olmaktan çıkar.
- Ağız yarası normalde kaç günde geçer?
- Ağız yarası türleri: Doğru ayırt etmek tedaviyi hızlandırır
- Aftın alt türleri: Minor, major ve herpetiform
- Ağız yarası neden olur? En sık nedenler ve tetikleyiciler
- Ağız yarası nasıl geçer? İlk günden uygulayacağınız net plan
- Gün gün iyileşme beklentisi
- Evde gargara seçenekleri: Hangisi kime uygun?
- Hekim/diş hekimi hangi tedavileri uygular?
- Doğal destekler: Hangilerinin kanıtı var?
- Beslenme: İyileşmeyi gerçekten ne hızlandırır?
- Ağız yarası sık tekrarlıyorsa: Neyi araştırmak gerekir?
- Pamukçuk: Aft değilse ne yapmalı?
- Uçuk ağız yarasına dönüşür mü?
- Kanser tedavisine bağlı ağız yarası: Oral mukozit
- Ağız yarası ile daha ciddi lezyonları ayırt etmek
- Ağız yarasını önlemek için uygulanabilir 10 alışkanlık
- Ne zaman doktora başvurmalısınız?
- Pratik sorular ve net cevaplar SSS
- Kaynaklar
Vakaların büyük kısmında ağız yarası 1-2 hafta içinde kapanır. Ancak bazı yaralar tekrar eder, bazıları enfeksiyonla ilişkilidir ve bazıları da altta yatan bir sağlık sorununun ipucunu verebilir. Bu yüzden en doğru yaklaşım; yaranın tipini ayırt etmek, ilk günlerden itibaren doğru bakım rutinini kurmak ve “ne zaman doktora gidilmeli?” sınırlarını net bilmektir. [1] [5]
Ağız yarası normalde kaç günde geçer?
Travmaya bağlı tek bir yara (örneğin yanağı ısırma veya sıcak içecek yakması) çoğu zaman hızla küçülür ve genellikle 1-2 hafta içinde kapanır. Tekrarlayan aftlarda tipik süre 10-14 gündür; yara kapanınca iz bırakmaz ancak aynı bölgede veya farklı bir noktada yeniden çıkabilir. [1] [5]
Ağız içindeki herhangi bir yara 3 haftayı geçtiğinde, yalnızca evde yöntemlerle oyalanmak doğru değildir. Üç haftayı aşan, büyüyen, çevresi sertleşen veya kanayan lezyonlarda diş hekimi ya da hekim değerlendirmesi gerekir. [1] [12]
Ağız yarası türleri: Doğru ayırt etmek tedaviyi hızlandırır
Ağız içindeki her lezyon aynı değildir. Aft, uçuk, pamukçuk, travmatik yaralar ve bazı kronik ağız içi hastalıklar birbirine benzeyebilir. Evde atılacak ilk adım, yarayı hangi gruba daha yakın gördüğünüzü anlamaktır.
| Tip | Görünüm | Yer | Bulaşıcı mı? | Tipik süre | İlk yaklaşım |
| Aft (aftöz ülser) | Ortası açık renk, çevresi kırmızı yuvarlak/oval yara | Ağız içi mukozası | Hayır | 10-14 gün | Tahrişi kes, ağrıyı azalt, gerekirse hekim |
| Uçuk (HSV) | Önce yanma/karıncalanma, sonra kabarcık ve kabuk | Dudak kenarı ve çevresi | Evet | Çoğu kez ~10 gün | Teması azalt, erken dönemde hekim |
| Travmatik yara | Keskin kenarlı veya çizgi şeklinde ülser; etrafı tahriş | Isırılan/sürtünen bölge | Hayır | Günler-2 hafta | Kaynağı kaldır, yumuşak beslen |
| Pamukçuk | Silinince altta kızarıklık bırakabilen beyaz plak | Dil, yanak içi, damak | Kısmen | Tedaviyle 7-14 gün | Riskleri değerlendir, antifungal için hekim |
| Lökoplaki/eritroplaki | Kalın beyaz veya kırmızı alan; kolay silinmez | Yanak içi, dil, ağız tabanı | Hayır | Kalıcı olabilir | Değerlendirme, gerekirse biyopsi |
| Şüpheli ülser | Düzensiz, sert, kanamalı veya büyüyen yara | Her yerde | Hayır | 3+ hafta | Gecikmeden değerlendirme |
Not: Aftların çoğu 10-14 gün sürer. Uçuk genellikle yaklaşık 10 gün içinde geriler. Ağız içi lezyonların 3 haftadan uzun sürmesi değerlendirme gerektirir. [5] [2] [1]
Aftın alt türleri: Minor, major ve herpetiform
Aft deyince tek bir yaradan söz ediyor gibi görünsek de, klinikte üç ana tip tanımlanır. Minor aftlar en sık görülen gruptur: Çapı genellikle küçük, çevresi kızarık ve ağrılıdır; 10-14 gün içinde iz bırakmadan kapanır. Major aftlar daha büyük olabilir, daha derin seyreder ve iyileşmesi haftaları bulabilir. Herpetiform aftlar ise adından dolayı uçukla karıştırılır; aslında herpes değildir, ağız içinde çok sayıda küçük ülser şeklinde görülebilir. [6]
Bu ayrım önemlidir çünkü major aftlarda beslenme ve sıvı alımı daha çok etkilenir, ağrı kontrolü daha kritik hale gelir ve hekim tedavisi daha sık gerekir. Herpetiform aftlarda ise çok sayıda küçük yarayı yönetmek için tetikleyicileri azaltmak ve düzenli bakım rutini kurmak daha belirleyici olur. [6]
Ağız yarası neden olur? En sık nedenler ve tetikleyiciler
Tek seferlik ağız yarasının en sık nedeni mekanik travmadır: yanağı ısırmak, sert ve keskin yiyecekler, dişte kırık kenar, uyumsuz protez, tel batması veya çok sert fırçalama. Bu durumlarda yara, tahriş ortadan kalktığında daha hızlı kapanır. [1]
Tekrarlayan yaralarda ise tablo genişler. Stres ve uykusuzluk, hormonal değişimler, bazı ilaçlar, sigarayı yeni bırakma, ağız kuruluğu, bağışıklık sistemini etkileyen durumlar ve besin öğesi eksiklikleri (özellikle demir, folat, B12) tetikleyici olabilir. [1] [6]
Bazı ilaçların nadiren ağızda ülserlere yol açabildiği bilinir. Örneğin nicorandil gibi bazı kalp ilaçları ağız dahil farklı bölgelerde ülserlerle ilişkilendirildiği için, yaralar bir ilaca başladıktan sonra ortaya çıktıysa hekimle görüşmek gerekir. [11]
Ağız yaraları bazen sistemik hastalıkların parçası olabilir. Çölyak hastalığı veya iltihaplı bağırsak hastalıkları gibi bazı tablolar ağızda tekrarlayan ülserlere eşlik edebilir. Ayrıca Behçet hastalığında ağız yaraları çok tipiktir ve genital yaralar, göz iltihabı, eklem ağrısı gibi bulgular eşlik edebilir. [10] [6]
Ağız yarası nasıl geçer? İlk günden uygulayacağınız net plan
Ağız yarasını hızlı yönetmenin ana fikri şudur: Yarayı sürekli büyüten etkeni kes, ağrıyı kontrol et, ağız içini tahriş etmeden temiz tut. Bu üç adım aynı anda uygulanırsa iyileşme süreci daha konforlu geçer ve çoğu kişide yara daha hızlı küçülür.
1) Tahrişi kes
Yaraya her temas, iyileşmeyi geri sarar. Yara aynı noktada her lokmada sürtünüyorsa dişte kırık, dolgunun keskinleşmesi, protez vurması veya tel batması olabilir. Bu durumlarda geçici çözümler işe yarasa da kalıcı çözüm için diş hekimi müdahalesi gerekir. [1]
2) Ağrıyı kontrol et
Ağrı kontrolünde en pratik araçlar soğuk uygulama ve koruyucu bariyer oluşturan jellerdir. Soğuk su yudumlamak veya kısa süreli buz emmek geçici rahatlama sağlayabilir. Yemek öncesi lokal etkili jel/spreyler de ağrıyı azaltıp beslenmeyi kolaylaştırabilir. [16] [2]
Ağrı çok şiddetliyse, hekim veya eczacı önerisiyle uygun bir ağrı kesici kullanılabilir. Kronik hastalığı olanlar, düzenli ilaç kullananlar veya hamileler ağrı kesici seçiminde mutlaka sağlık profesyoneline danışmalıdır.
3) Nazik temizlik ve durulama rutini kur
Amaç “yakmak” veya “sertçe kazımak” değildir. Yarayı tahriş etmeden yiyecek artıklarını uzaklaştırmak, bakteriyel yükü azaltmak ve ikincil enfeksiyon riskini düşürmek yeterlidir. Yemeklerden sonra basit suyla veya ılık tuzlu suyla nazik çalkalama faydalı olabilir. [16]
Gün gün iyileşme beklentisi
Birçok kişi “Ne zaman rahatlarım?” sorusunun net cevabını ister. Bunu belirleyen en önemli faktör, tahrişin devam edip etmemesidir. Tahriş kesildiyse ve ağız bakım rutini oturduysa, çoğu minor aftta ilk 48 saat en rahatsız edici dönemdir. Üçüncü günden itibaren ağrı azalır, yeme-içme kolaylaşır ve yara kenarları daha sakin görünmeye başlar.
Yedinci günden sonra lezyon belirgin biçimde küçülmüyorsa, yeni yaralar ekleniyorsa veya ağrı giderek artıyorsa; altında pamukçuk, herpes veya sistemik bir tetikleyici olabilir. Bu noktada, “biraz daha bekleyeyim” yerine değerlendirme almak daha hızlı çözüme götürür. [6] [3]
Evde gargara seçenekleri: Hangisi kime uygun?
Gargaralar tek başına mucize değildir; doğru kişide doğru süreyle kullanıldığında yardımcı olur. Aşağıdaki seçenekler en sık kullanılanlardır.
Tuzlu suyla durulama
Tuzlu su, evde uygulanabilecek en basit desteklerden biridir. MedlinePlus, ağız yaralarında tuzlu suyla çalkalama gibi nazik bakım adımlarını önerir. Çalkalama sırasında sızlama olursa tuz oranını azaltın; amaç yakmak değil, nazik temizliktir. [16]
Klorheksidin içeren antiseptik gargaralar
Klorheksidin, ağız içi mikrop yükünü azaltan güçlü bir antiseptiktir. Bazı aft olgularında ağrı ve iltihabı azaltmaya yardımcı olabilir. Ancak yan etkiler göz ardı edilmemelidir: tat değişikliği, ağız içinde tahriş ve özellikle daha uzun kullanımlarda diş ve dilde lekelenme görülebilir. Bu nedenle kısa süreli ve hekim/diş hekimi önerisiyle kullanmak daha güvenlidir. [7]
Seyreltilmiş hidrojen peroksit (oksijenli su)
Hidrojen peroksit bazı durumlarda ağız içi mikroorganizma yükünü azaltmak için kullanılır. İnsan güvenlik verilerinde 1,5% hidrojen peroksit gargarasının 7 gün boyunca günde 3-4 kez kullanıldığı rejimler raporlanmıştır. Buna karşın daha yüksek konsantrasyonlar veya uzun süreli kullanım ağız mukozasını tahriş edebilir. [8] [9]
Evde pratik bir kural: Yaygın bulunan 3% çözeltiyi suyla eşit oranda karıştırmak yaklaşık 1,5% konsantrasyon sağlar. Çalkalama sonrası yutmayın ve 1 haftadan uzun sürdürmeyin. Ağız içinde yaygın tahriş, açık kanama alanı veya ciddi kuruluk varsa kullanmak yerine hekime danışmak daha uygundur. [8] [9]
Karbonatlı durulama
Karbonatlı su, ağız içi pH’ını yükseltmeye yardım ederek asidik tahrişi azaltabilir. Özellikle ekşi yiyecekler sonrası yanma yaşayanlarda destekleyici olabilir. Yine de karbonatı “aftı kesin geçirir” diye görmek doğru değildir; daha çok destekleyici bakım adımıdır. [6]
Hekim/diş hekimi hangi tedavileri uygular?
Evde bakım çoğu küçük yarada yeterli olsa da, tekrarlayan veya şiddetli olgularda profesyonel tedaviler gerekebilir. Rehber ve derlemeler, tekrarlayan aftlarda ilk basamak yaklaşımın çoğunlukla topikal (lokal) antiinflamatuar tedaviler olduğunu vurgular. [15]
Topikal kortikosteroidler
Topikal kortikosteroidlerin amacı, lokal iltihabı azaltarak ağrıyı düşürmek ve lezyonun daha çabuk kapanmasına yardım etmektir. Genellikle kısa süreli ve hekim kontrolünde kullanılır. Yanlış kullanım veya gereğinden uzun kullanım, ağız içinde mantar çoğalması riskini artırabilir. [15] [6]
Ağrı kontrolü için topikal ajanlar
Topikal anestezik jeller, bariyer oluşturan preparatlar veya antiinflamatuar ağız spreyleri; özellikle yemek öncesi ağrıyı azaltarak beslenmeyi kolaylaştırabilir. Hedef, yeterli sıvı ve kalori alımını sürdürebilmektir. [16]
Doğal destekler: Hangilerinin kanıtı var?
Doğal yöntemler konusunda en büyük hata, “doğal = risksiz” düşüncesidir. Yine de bazı seçenekler hakkında klinik çalışma verisi vardır. Aşağıdaki uygulamalar, minor aftlarda destek olarak düşünülebilir.
Bal
Bazı randomize çalışmalarda balın minor aftlarda ağrı şiddetini ve lezyon boyutunu azaltabildiği bildirilmiştir. Uygulama, çok ince tabaka halinde ve temiz bir pamuklu çubukla yapılabilir. Bir yaşın altındaki çocuklarda bal verilmemesi gerektiği unutulmamalıdır. [13]
Aloe vera
Aloe vera jelinin minor aftlarda ağrı ve iyileşme süresini olumlu etkileyebileceğini bildiren çalışmalar vardır. Uygulama öncesi el yıkamak ve yarayı kazımamak, tahrişi büyütmemek için kritiktir. [15]
Meyan kökü
Meyan köküyle ilgili yayınlar aft ağrısında azalma bildirmiştir. Ancak meyan kökü bazı kişilerde tansiyonu yükseltebilir ve ilaçlarla etkileşebilir. Hipertansiyonu veya kalp hastalığı olanların hekim görüşü almadan düzenli kullanması önerilmez. [6]
Beslenme: İyileşmeyi gerçekten ne hızlandırır?
Ağız yarası varken iyileşmeyi hızlandıran tek bir “sihirli besin” yoktur. Asıl hedef; yarayı tahriş etmeyecek şekilde yeterli sıvı, protein ve kalori alımını sürdürmektir. Sıcak, baharatlı ve çok ekşi yiyecekleri birkaç gün azaltmak yarayı her lokmada yeniden açmayı engeller. [1] [16]
Pratik bir yöntem: Ilık çorbalar, yoğurt kıvamında yumuşak gıdalar, iyi pişmiş sebzeler ve oda sıcaklığında içecekler çoğu kişide daha az yanma yapar. Asitli içecekler ve turunçgiller bazı kişilerde belirgin batma yapabileceği için atak döneminde sınırlamak mantıklıdır. [1]
Ağız yarası sık tekrarlıyorsa: Neyi araştırmak gerekir?
Yılda birkaç kez küçük aft çıkması birçok kişide görülür. Ancak her ay tekrarlayan, çok sayıda çıkan veya beslenmeyi zorlaştıracak kadar şiddetli olan yaralarda altta yatan nedenleri araştırmak gerekir. [6]
Kan testleri ve eksiklikler
Tekrarlayan aftlarda demir, folat ve B12 gibi kan yapımında rol alan öğelerin eksikliği daha sık görülebilir. Hekim, klinik duruma göre tam kan sayımı ve ilgili vitamin-mineral testleri isteyebilir. Eksiklik saptanırsa hedefe yönelik tedavi, bazı hastalarda atak sıklığını azaltabilir. [6] [15]
Diş macunu ve SLS konusu
Diş macunlarında köpürmeyi sağlayan sodyum lauril sülfat (SLS) bazı kişilerde ağız mukozasını tahriş edebilir. Sistematik derlemeler, SLS içermeyen diş macunlarının tekrarlayan aft şikayetlerini azaltabileceğini bildirmiştir. Bu nedenle sık aft çıkarıyorsanız 4-8 hafta SLS içermeyen bir seçenek denemek mantıklıdır. [14]
Sistemik hastalık belirtileri
Ağız yaralarına ek olarak tekrarlayan genital yaralar, gözde kızarıklık/ağrı, eklem yakınmaları veya cilt döküntüleri varsa Behçet hastalığı gibi sistemik tablolar araştırılmalıdır. Ayrıca uzun süren ishal, karın ağrısı, kilo kaybı gibi bağırsak belirtileri eşlik ediyorsa çölyak hastalığı veya iltihaplı bağırsak hastalıkları açısından değerlendirme gerekebilir. [10] [6]
Pamukçuk: Aft değilse ne yapmalı?
Pamukçuk; ağız içinde mantarın aşırı çoğalmasıyla oluşur ve genellikle aft gibi “tek bir oyuk yara” şeklinde değil, beyaz plaklar şeklinde görülür. Plaklar bazen silindiğinde altta kızarıklık ve hassasiyet bırakır. Antibiyotik kullanımı, diyabet, protez kullanımı, ağız kuruluğu ve bağışıklık sistemi baskılanması riski artırır. [3] [6]
Pamukçuk şüphesi varsa, yalnızca evde gargara ile oyalanmak yerine hekim değerlendirmesi almak daha doğrudur. Tedavi çoğunlukla antifungal ilaçlarla yapılır ve erişkinlerde topikal tedavi çoğu kez 7-14 gün sürer. Protez kullananlar için protezin düzenli temizliği ve gece çıkarılması da önemlidir. [3]
Uçuk ağız yarasına dönüşür mü?
Uçuklar, genellikle dudak kenarında başlayan ve kabarcık-kabuk döngüsüyle ilerleyen lezyonlardır. Erken dönemde (karıncalanma-yanma fazı) başlanan antiviral tedaviler atak süresini kısaltabilir. Uçuklar bulaşıcıdır; yakın temas ve ortak eşya kullanımıyla yayılabilir. [2] [4]
Çocuklarda herpes gingivostomatit gibi tablolar, ağız içinde yaygın ağrılı ülserlere ve sıvı alımının düşmesine yol açabilir. Bu durumda en kritik hedef, çocuğun sıvı alımını sürdürmektir; susuzluk riski varsa acil değerlendirme gerekir. [16]
Kanser tedavisine bağlı ağız yarası: Oral mukozit
Ağız yarası her zaman basit bir aft veya travma değildir. Kanser tedavisi alan kişilerde radyoterapi ve kemoterapi, ağız mukozasında yaygın kızarıklık, hassasiyet ve ülserleşmeye yol açabilen “oral mukozit” tablosunu tetikleyebilir. Mukozit, yalnızca ağrı yapmaz; beslenmeyi, sıvı alımını ve enfeksiyon riskini de etkileyebilir. [17] [19]
Mukozitte evde yaklaşımın çekirdeği, tahriş etmeyen beslenme ve düzenli ağız bakımıdır. Ulusal Kanser Enstitüsü, ağız ve boğaz ağrısı olan hastalarda yumuşak, ıslak ve kolay yutulan gıdaları tercih etmeyi; gevrek, tuzlu, baharatlı, çok şekerli yiyecek ve içeceklerden, alkolden ve tütünden kaçınmayı önerir. Ağrı kontrolü için uygun ilaçlar konusunda da tedavi ekibiyle konuşmak gerekir. [17]
Mukozit lezyonlarının iyileşme süresi, tedavinin türüne bağlıdır. Klinik kaynaklar, stomatotoksik kemoterapi veya radyoterapi sonlandıktan sonra lezyonların çoğu kez yaklaşık 2-4 hafta içinde iyileştiğini bildirir. Bu nedenle kanser tedavisi alan kişilerde ağız yarası yönetimi, mutlaka tedavi ekibiyle birlikte planlanmalıdır. [19]
MedlinePlus, mukozit için ağız bakımının önemini vurgular ve sağlık ekibinin verdiği kişiselleştirilmiş talimatların izlenmesini önerir. Kendi başına güçlü antiseptikler veya yüksek konsantrasyonlu solüsyonlar denemek, bu grupta tahrişi artırabileceği için risklidir. [18]
Ağız yarası ile daha ciddi lezyonları ayırt etmek
İnsanların en çok endişelendiği konu, ağız yarasının “kötü bir şey” olup olmadığıdır. Tek başına korkutucu görünüm yeterli değildir; süre ve davranış belirleyicidir. Basit yaralar zamanla küçülür. Buna karşılık 3 haftayı aşan, büyüyen, sertleşen veya kolay kanayan lezyonlar değerlendirme gerektirir. [1] [12]
Diş hekimi veya hekim muayenesi, lökoplaki, eritroplaki, liken planus gibi kronik lezyonların ve şüpheli ülserlerin ayırıcı tanısında kritik rol oynar. Gerekli görüldüğünde biyopsi ile tanı netleştirilir. Buradaki amaç, tedavisi farklı olan durumları erken yakalamaktır. [12]
Ağız yarasını önlemek için uygulanabilir 10 alışkanlık
Ağız yarasının tamamen önlenmesi her zaman mümkün değildir. Ancak tetikleyicileri azaltmak ve ağız içini tahriş etmeyecek bir rutin kurmak atak sayısını ve şiddetini düşürür.
- Yumuşak kıllı fırça ile nazik fırçalama; sert bastırmaktan kaçınma
- Diş ipini travma yaratmadan, dikkatli kullanma
- Çok sıcak içecekleri bekletip içme; sıcak çorbaları ılıtma
- Sert ve keskin yiyecekleri atak döneminde kısıtlama
- Ağız kuruluğu yapabilecek alışkanlıkları azaltma; gün içine su yayma
- Kırık diş, keskin dolgu, uyumsuz protez veya tel batması varsa gecikmeden düzeltme
- Tütün ve alkolün ağız mukozasını tahriş edebileceğini bilerek kullanımını azaltma
- Sık aft varsa 4-8 hafta SLS içermeyen diş macunu deneme
- Tekrarlayan yaralarda demir, folat ve B12 gibi eksiklikleri kontrol ettirme
- Stres ve uyku düzensizliğini azaltacak basit rutinler (düzenli uyku saati, kafeini sınırlama)
Ne zaman doktora başvurmalısınız?
Aşağıdaki belirtiler, evde bakım sınırını aştığınızı gösterir ve değerlendirme gerektirir. [1] [12]
- Ağız yarasının 3 haftadan uzun sürmesi
- Yaranın hızlı büyümesi, çevresinin sertleşmesi veya kolay kanaması
- Çok sayıda yarayla birlikte yüksek ateş, yaygın döküntü veya belirgin halsizlik
- Yutma güçlüğü veya sıvı alamayacak kadar ağrı
- Boyunda şişlik, açıklanamayan kilo kaybı veya ses kısıklığı
- Bağışıklık sistemini zayıflatan hastalık/tedavi varlığı
- Ağız yaralarına genital yaralar veya göz iltihabı gibi bulguların eşlik etmesi
| Durum | Ne yapmalı |
| Küçük, tek yara; 1 haftadır var; travma öyküsü var | Evde bakım planını uygula, tahrişi kes, 1-2 hafta izle |
| Tekrarlayan aft; ayda 1 ve üzeri | Kan testleri ve tetikleyici analizi için hekim/diş hekimi görüşü al |
| Beyaz plaklar, yanma; antibiyotik kullanımı veya diyabet öyküsü | Pamukçuk açısından değerlendirme; antifungal tedavi gerekebilir |
| 3 haftadan uzun süren ülser veya sertleşme/kanama | Gecikmeden muayene; gerekirse biyopsi |
| Kanser tedavisi alan kişi; ağızda yaygın yaralar ve beslenme güçlüğü | Tedavi ekibiyle aynı gün iletişim; mukozit yönetimi planlanmalı |
Üç hafta kuralı, ağız içi lezyonları izlerken en pratik güvenlik sınırlarından biridir. [1] [12]
Pratik sorular ve net cevaplar SSS
Ağız yarası bulaşıcı mı?
Aftlar bulaşıcı değildir. Uçuk (HSV) ise bulaşıcıdır ve kabarcık-kabuk dönemi boyunca temasla yayılabilir. Pamukçukta mantar normalde ağızda bulunabilir; risk faktörleri olduğunda aşırı çoğalır ve tedavi gerekir. [4] [3]
Ağız yarasına oksijenli su sürmek doğru mu?
Düşük konsantrasyon ve kısa süreyle kullanılırsa bazı kişilerde yardımcı olabilir; ancak yüksek konsantrasyonlar veya uzun kullanım tahrişi artırabilir. Bu nedenle 1,5% gibi düşük konsantrasyonları ve 1 haftayı aşmayan kullanımı tercih etmek önemlidir. [8] [9]
Vitamin almalı mıyım?
Rastgele takviye almak yerine, sık tekrarlayan yaralarda önce eksiklik araştırmak daha doğrudur. Demir, folat veya B12 eksikliği saptanırsa hekim tarafından hedefe yönelik tedavi planlanır. [6] [15]
Yara üstüne ne sürmek daha mantıklı?
Yaranın üstünü kazımadan koruyucu bir bariyer oluşturmak ve ağrıyı azaltmak en mantıklı yaklaşımdır. Topikal anestezik ve bariyer jeller beslenmeyi kolaylaştırabilir; tekrarlayan aftlarda hekim kontrolünde topikal kortikosteroidler daha etkili olabilir. [15]
Ağız yarası varken diş fırçalanır mı?
Evet. Fırçalamayı bırakmak plak birikimini artırabilir ve tahrişi uzatabilir. Yumuşak kıllı fırça ve nazik hareketlerle devam etmek, iyileşmeyi destekler. [1]
Ağız yarasında sık yapılan 7 hata
İyileşmeyi hızlandırmak isterken yapılan bazı hatalar, yarayı büyütebilir veya süreci uzatabilir. Aşağıdaki maddeler, özellikle tekrarlayan aftı olan kişilerde fark edilir bir iyileşme sağlar. [1] [17]
- Yarayı dil ile sürekli kurcalamak veya kabuğunu koparmak
- Çok sıcak yiyecek ve içeceklerle yarayı her seferinde yeniden yakmak
- Çok baharatlı, çok ekşi ve çok tuzlu gıdaları atak döneminde ısrarla tüketmek
- Alkol içeren sert gargaralarla ağız içini tahriş etmek
- Oksijenli suyu yüksek konsantrasyonda veya uzun süre kullanmak
- Ağrıdan dolayı diş fırçalamayı tamamen bırakıp plak birikimine izin vermek
- Kendi kendine antibiyotik başlamak (çoğu ağız yarası antibiyotik gerektirmez)
Özellikle kanser tedavisi alan kişilerde (oral mukozit) alkol ve tütün gibi tahriş edicilerden kaçınmak ve tedavi ekibinin ağız bakım önerilerine uymak çok daha kritiktir. [17] [19]
Kaynaklar
- [1] NHS. Mouth ulcers. https://www.nhs.uk/conditions/mouth-ulcers/
- [2] NHS. Cold sores. https://www.nhs.uk/conditions/cold-sores/
- [3] NHSinform. Oral thrush in adults. https://www.nhsinform.scot/illnesses-and-conditions/infections-and-poisoning/oral-thrush-in-adults/
- [4] NIDCR (NIH). Fever Blisters & Canker Sores. https://www.nidcr.nih.gov/health-info/fever-blisters-canker-sores
- [5] Manchester University NHS Foundation Trust. Recurrent Aphthous Stomatitis leaflet. https://mft.nhs.uk/app/uploads/sites/3/2018/09/UDH-182.pdf
- [6] StatPearls (NCBI). Recurrent Aphthous Stomatitis. https://www.ncbi.nlm.nih.gov/books/NBK431059/
- [7] NHS. Side effects of chlorhexidine. https://www.nhs.uk/medicines/chlorhexidine/side-effects-of-chlorhexidine/
- [8] European Commission. Human safety data for hydrogen peroxide mouth rinses. https://ec.europa.eu/health/scientific_committees/opinions_layman/en/tooth-whiteners/figtableboxes/table-10.htm
- [9] Walsh LJ. Safety issues relating to the use of hydrogen peroxide in dentistry. Aust Dent J. 2000. https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/11225528/
- [10] NHS. Behçet’s disease. https://www.nhs.uk/conditions/behcets-disease/
- [11] GOV.UK. Nicorandil: risk of gastrointestinal ulceration. https://www.gov.uk/drug-safety-update/nicorandil-risk-of-gastrointestinal-ulceration
- [12] Macmillan Cancer Support. Mouth cancer symptoms. https://www.macmillan.org.uk/cancer-information-and-support/head-and-neck-cancer/mouth-cancer
- [13] El-Haddad SA et al. Honey versus topical corticosteroid in minor aphthous ulcers. 2014. https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/25019115/
- [14] Alli BY et al. Effect of sodium lauryl sulfate in toothpaste on recurrent aphthous stomatitis: systematic review. J Oral Pathol Med. 2019. https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/30839136/
- [15] Manfredini M et al. Recurrent Aphthous Stomatitis: Treatment and Management. 2021. https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC8480451/
- [16] MedlinePlus (NIH). Mouth sores. https://medlineplus.gov/ency/article/003059.htm
- [17] National Cancer Institute (NIH). Mouth and Throat Problems and Cancer Treatment. https://www.cancer.gov/about-cancer/treatment/side-effects/mouth-throat
- [18] MedlinePlus (NIH). Oral mucositis – self-care. https://medlineplus.gov/ency/patientinstructions/000047.htm
- [19] Lalla RV et al. Management of Oral Mucositis in Patients with Cancer. 2008. https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC2266835/
...
Yasal Uyarı ve Sorumluluk Reddi: Bu blogda yer alan tüm içerikler yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır ve yayınlandığı tarihteki mevcut bilimsel verilere dayanarak hazırlanmıştır. Söz konusu bilgiler, profesyonel tıbbi tavsiye, teşhis veya tedavi yerine geçmez. Sağlığınızla ilgili herhangi bir soru, endişe veya ihtiyaç durumunda, lütfen bir doktora ya da yetkin bir sağlık kuruluşuna başvurunuz. Bu blogda sunulan bilgilerin kullanımı tamamen okuyucunun sorumluluğundadır. Blog sahibi, yazarlar veya bağlı kuruluşlar, bu içeriklerin doğruluğu, güncelliği veya eksiksizliği konusunda herhangi bir garanti vermez ve bu bilgilerin kullanımından kaynaklanabilecek doğrudan veya dolaylı herhangi bir zarar veya kayıptan sorumlu tutulamaz. Sağlık durumunuza ilişkin kararlar almadan önce, mutlaka bir sağlık uzmanına danışmanız gerektiğini unutmayınız. Bu blog, tıbbi bir hizmet sunmamakta olup yalnızca bilgilendirme amacı taşımaktadır.
Housing Filtre Setleri
Arıtma Cihazı Filtre Setleri
Duş Filtreleri
Housing Filtreler
Membran Filtreler
UV Filtreler
Yıkanabilir Filtreler
Analiz Cihazları
Basınç Ayarlayıcılar
Çekvalfler
Clipsler
Fittingsler
Hortum
Housing Anahtarları
Housingler
Musluk
Pompa
Su Analiz Kitleri ve Cihazları
Switchler & Solenoid Valfler
Tank
Valfler
Aktif Karbon Filtreleri
Arsenik Arıtma Sistemleri
Biyolojik Arıtım Sistemleri
Elektrodeiyonizasyon Sistemleri
Endüstriyel Ekipmanlar
Gri Su Arıtma Sistemleri
MBR Arıtım Sistemleri
Ultrafiltrasyon Sistemleri
Yumuşatma Sistemleri