Blog
Ağız Yarası: Nedenleri, Belirtileri ve Tedavisi
Ağız yarası, ağız içinde yanakların iç yüzü, dudakların iç kısmı, dil, damak ve diş eti gibi yumuşak dokularda görülen; çoğu zaman yuvarlak veya oval şekilli, hassasiyet ve yanma ile kendini belli eden küçük lezyonların genel adıdır. Günlük yaşamda “aft”, “ağız içi yara” ya da “uçuk” gibi kelimeler birbirinin yerine kullanılsa da hepsi aynı şeyi anlatmaz.
- Ağız yarası ile ağız içi yara aynı şey mi?
- Ağız yarası çeşitleri
- Ağız yarası tipini ayırt etmeye yardımcı tablo
- Ağız yarası neden olur?
- Ağız yaralarının belirtileri nelerdir?
- Ağız yarası ne kadar sürede geçer?
- Evde bakım: Ağız yarası olduğunda ilk 48 saatte ne yapılır?
- Ağız yarası tedavisi nasıl yapılır?
- Ne zaman doktora veya diş hekimine gidilmeli?
- Sık tekrarlayan ağız yarasında hangi testler istenebilir?
- Beslenme ve ağız yarası ilişkisi
- Ağız yarasını tetikleyebilen günlük alışkanlıklar
- Çocuklarda ağız yarası: Evde bakım ve dikkat edilecekler
- Yaşlılarda ve bağışıklığı zayıf kişilerde ağız yarası
- Sık sorulan sorular
- Tekrarlayan Ağız Yarası: Nedenleri ve İzlem
- Kaynaklar
Bu rehberde ağız yarası denildiğinde, ağız mukozasında ortaya çıkan ülserleri ve bu ülserlerle karışabilen diğer lezyonları birlikte ele alacağız. Ağız yarası neden olur, hangi bulgular önemlidir, evde bakımda ne yapılabilir ve hangi durumlarda mutlaka diş hekimi veya doktora başvurmak gerekir sorularına net cevaplar vereceğiz.
Ağız yarası ile ağız içi yara aynı şey mi?
“Ağız içi yara” daha geniş bir ifadedir; travma, enfeksiyon, iltihaplı hastalıklar veya beslenme eksiklikleri gibi çok farklı sebeplerle ağız içinde oluşan tüm yaraları kapsar. “Ağız yarası” ise halk arasında çoğunlukla aft benzeri ülserleri anlatmak için kullanılır. Klinik açıdan doğru yaklaşım, önce lezyonun tipini ayırt etmektir.
Çünkü benzer görünen iki lezyonun tedavisi tamamen farklı olabilir. Örneğin aftlar bulaşıcı değildir; buna karşılık uçuk, herpes virüsüne bağlıdır ve bulaşıcıdır. Bu ayrım, evde uygulanacak yöntemlerden temas önlemlerine kadar pek çok kararı etkiler.
Ağız yarası çeşitleri
Ağız içinde görülen yaralar tek bir başlık altında toplanamaz. En sık karşılaşılan tipler aşağıdakilerdir.
1) Aft (rekürren aftöz stomatit)
Aftlar, ağız içinde en sık görülen ve “ağız yarası” denince akla ilk gelen lezyonlardır. Genellikle beyaz-sarı bir tabaka ve etrafında kızarık bir halka ile görünür; yemek yerken, konuşurken ve diş fırçalarken sızlama yapabilir.
Aftlar kendi içinde üç ana gruba ayrılır: minor, major ve herpetiform. Minor aftlar genellikle 10-14 gün içinde iz bırakmadan iyileşir. [3] Major aftlar daha büyük ve daha derindir; haftalarca sürebilir ve bazen iz bırakabilir. [3] Herpetiform aftlar ise çok sayıda, iğne ucu gibi küçük lezyonların kümeler halinde görülmesiyle dikkat çeker ve genellikle 7-10 gün civarında iyileşir. [3]
2) Travmaya bağlı ağız yarası
Yanağın içini ısırmak, sert bir yiyeceğin çizmesi, sıcak içeceklerle oluşan yanıklar, keskin kenarlı bir diş, uyumsuz protez veya ağız içini tahriş eden ortodontik aparat benzeri mekanik nedenler, tek bir bölgede “travmatik ülser” oluşturabilir. [1]
Travmatik yaralar, tahriş eden faktör ortadan kalktığında genellikle hızla toparlar. Ancak aynı bölge tekrar tekrar tahriş ediliyorsa iyileşme uzar ve lezyon kronikleşebilir.
3) Uçuk ve uçukla karışabilen yaralar
Uçuk çoğunlukla dudak kenarında başlar. Tipik olarak önce karıncalanma, kaşıntı veya yanma hissi olur; ardından 48 saat içinde su dolu küçük kabarcıklar gelişir. [16] Uçuk bulaşıcıdır ve yakın temasla başkalarına geçebilir.
Önemli bir ayrıntı şudur: Aftlar bulaşıcı değildir ve uçukla karıştırılmamalıdır. [1] Dudak çevresindeki lezyonlar uçuk lehine ipucu verirken, yanak içi ve dudak içi gibi bölgelerdeki ülserler daha çok aft veya travma kaynaklı olabilir.
4) Pamukçuk (oral kandidiyaz)
Pamukçuk, ağız içinde mantarların (çoğunlukla Candida türleri) aşırı çoğalmasına bağlı gelişir. Dil üzerinde, yanak içlerinde veya damakta kremsi beyaz plaklar görülebilir. Bu plaklar kazınınca altta kızarıklık ve hassasiyet ortaya çıkabilir.
Pamukçuk her yaşta görülebilse de bağışıklık sisteminin zayıfladığı dönemlerde, bazı ilaçların kullanımında veya ağız kuruluğu gibi durumlarda daha kolay gelişebilir. MedlinePlus, pamukçuğun dil ve ağız iç yüzeyinin maya enfeksiyonu olduğunu ve gerektiğinde antifungal tedaviyle ele alındığını belirtir. [9]

5) El-ayak-ağız hastalığına bağlı ağız yaraları
Özellikle çocuklarda görülen el-ayak-ağız hastalığı viral bir enfeksiyondur. Ateş ve boğaz ağrısını takiben ağız içinde ağrılı yaralar ve eller-ayaklar bölgesinde döküntü olabilir. CDC, hastalığın belirtilerinin çoğu çocukta 7-10 gün içinde düzeldiğini ve ağız yaralarının sıvı alımını zorlaştırabileceğini vurgular. [10]
6) Lökoplaki ve benzeri beyaz plaklar
Ağız içinde silinmeyen beyaz plaklar, her zaman “yaraya” benzemez; bazen sadece beyaz bir alan şeklinde fark edilir. Lökoplaki, ağız içinde beyaz yama veya yamalarla giden bir durumdur ve geçmeyen beyaz plakların diş hekimi veya doktor tarafından değerlendirilmesi önerilir. [11]
Lökoplakinin her vakası kanser demek değildir; ancak bazı türlerinde ağız kanserine ilerleme riski vardır. Büyük bir kohort çalışması, oral lökoplaki tanısı olan kişilerde ağız kanseri riskinin genel popülasyona göre belirgin biçimde yükseldiğini bildirmiştir. [12]

Ağız yarası tipini ayırt etmeye yardımcı tablo
Aşağıdaki tablo, sık görülen lezyonları ayırt etmek için pratik bir çerçeve sunar. Kesin tanı için muayene gerekir.
| Yara tipi | Tipik görünüm ve yerleşim | Bulaşıcı mı? | Tipik süre | Dikkat edilmesi gerekenler |
| Minor aft | Yanak içi, dudak içi, dil; beyaz-sarı merkez, kırmızı halka | Hayır | 10-14 gün | Sık tekrarlıyorsa tetikleyiciler araştırılır. |
| Major aft | Daha büyük, daha derin; bazen boğaza yakın bölgeler | Hayır | 6 hafta veya daha uzun | İyileşmesi uzarsa değerlendirme gerekir. |
| Herpetiform aft | Çok sayıda küçük ülser kümeleri | Hayır | 7-10 gün | Uçukla karıştırılmamalı. |
| Uçuk (HSV) | Dudak kenarı ve çevresi; önce karıncalanma, sonra kabarcık | Evet | Günler-haftalar | Temasla bulaşabilir; göz yakınında risk artar. |
| Pamukçuk | Kremsi beyaz plaklar; kazınınca kızarıklık | Kişiye göre | Değişken | Bağışıklık, ilaçlar ve ağız kuruluğu değerlendirilir. |
| El-ayak-ağız | Ateşle birlikte ağız içi yaralar ve el-ayak döküntüsü | Evet | 7-10 gün | Sıvı alımı ve bulaş önlemleri önemlidir. |
Minor, major ve herpetiform aftların süre bilgileri, klasik bir klinik derleme çalışmasında ayrıntılandırılmıştır. [3] Uçuk belirtileri ve başlangıç evresi NHS tarafından tanımlanır. [16] El-ayak-ağız hastalığının tipik seyri CDC kaynaklarında belirtilir. [10]
Ağız yarası neden olur?
Ağız yarası tek bir nedene bağlı değildir. Aynı kişide bile farklı dönemlerde farklı tetikleyiciler devreye girebilir. Nedenleri iki ana gruba ayırmak faydalıdır: yerel (ağız içi) nedenler ve sistemik (tüm vücudu ilgilendiren) nedenler.
Yerel nedenler
Yerel nedenler, doğrudan ağız mukozasını tahriş eden veya zedeleyen faktörlerdir. NHS, tek seferlik ağız yaralarının çoğunun yanağı ısırma, uyumsuz diş protezi veya teller, keskin diş kenarları, sıcak içecek yanıkları ve sert yiyecek travmaları gibi sebeplerle oluşabileceğini belirtir. [1]
Bazı kişilerde diş macunu veya ağız bakım ürünlerindeki belirli bileşenler ağız mukozasını daha hassas hale getirebilir. Sodyum lauril sülfat (SLS) içeren diş macunlarıyla ilgili bir sistematik derleme, SLS içermeyen ürünlerin rekürren aftı olan kişilerde ülser sayısı veya ağrı gibi sonuçlarda fayda sağlayabileceğini değerlendirmiştir. [6]
Sistemik nedenler
Sistemik nedenlerde ağız yarası, daha geniş bir tablonun parçası olabilir. Beslenme yetersizlikleri (özellikle demir, folat ve B12), bağışıklık sistemiyle ilişkili durumlar, bazı ilaçlar veya kronik bağırsak hastalıkları bunlar arasındadır.
Rekürren aftöz stomatit ile hematinik eksiklikler (demir, folat, B12) arasındaki ilişki, klinik çalışmalarda sıkça incelenmiştir. Örneğin bir çalışmada B12 düzeylerinin rekürren aftı olan kişilerde daha düşük olabildiği bildirilmiştir. [18] Bu nedenle sık tekrarlayan, çok sayıda veya zor iyileşen yaralarda kan testleriyle eksikliklerin araştırılması klinikte yaygın bir yaklaşımdır.
Ağız yarası; Behçet hastalığı gibi bazı inflamatuvar hastalıklarda da temel belirtilerden biri olabilir. NHS, Behçet hastalığının temel bulguları arasında ağız ülserlerini de sayar. [19]
Ağız yaralarının belirtileri nelerdir?
Belirti, yaranın tipine göre değişse de çoğu kişi şu yakınmalardan bir veya birkaçını yaşar:
- Yemek yerken, konuşurken veya diş fırçalarken sızlama ve ağrı.
- Ekşi, tuzlu ve baharatlı yiyeceklerle yanma hissinin artması.
- Ağız içinde kızarık alan üzerinde sarı-beyaz merkezli ülser görünümü.
- Birden fazla lezyon varsa yutkunmada zorlanma ve iştah azalması.
Aftlar çoğu zaman ağrılıdır; pamukçukta yanma, tat değişikliği veya ağız kuruluğu eşlik edebilir. El-ayak-ağız hastalığında ateş ve döküntü gibi ek belirtiler tabloya dahil olur. [10]
Ağız yarası ne kadar sürede geçer?
Kısa cevap: Yaraya bağlı. Basit travmatik yaralar tahriş kaynağı ortadan kalkınca birkaç günde belirgin düzelebilir. Aftların büyük kısmı 1-2 hafta içinde kapanır. NHS, ağız ülserlerinin genellikle bir ya da iki hafta içinde kendiliğinden geçtiğini belirtir. [1]
Minor aftlar için 10-14 gün tipik bir süredir. [3] Major aftlarda iyileşme 6 haftayı aşabilir. [3] Eğer bir ağız yarası 3 haftadan uzun sürüyorsa veya alışıldık yaralardan belirgin biçimde farklıysa diş hekimi veya doktora başvurmak gerekir. [1]
Evde bakım: Ağız yarası olduğunda ilk 48 saatte ne yapılır?
Evde uygulanabilecek adımlar, çoğu basit ağız yarasında rahatsızlığı azaltmaya yardımcı olur. Amaç yarayı tahrişten korumak, ağrıyı kontrol etmek ve ikincil enfeksiyon riskini azaltmaktır.
- Günde 3-4 kez ılık tuzlu suyla nazikçe gargara yapın.
- Asitli, çok sıcak, çok baharatlı ve sert yiyecekleri 3-5 gün sınırlayın.
- Yaranın olduğu bölgeyi ısırmamak için yavaş ve küçük lokmalarla yiyin.
- Yumuşak kıllı fırça kullanın ve diş fırçalamayı aksatmayın.
- Alkol içeren gargaralardan kaçının; mukozayı daha çok tahriş edebilir.
- Yeterli su için; ağız kuruluğu tahrişi artırabilir.
MedlinePlus, tuzlu suyla çalkalamanın ve alkol içeren ağız gargaralarından kaçınmanın faydalı olabileceğini belirtir. [7] NIDCR ayrıca baharatlı veya aşındırıcı yiyeceklerden uzak durmanın ve ağrı için reçetesiz uyuşturucu etkili jellerin kullanılmasının rahatlama sağlayabileceğini ifade eder. [2]
Ağız yarası tedavisi nasıl yapılır?
Ağız yarası tedavisi “tek reçete” değildir; neden bulunur ve ona göre yaklaşılır. Basit ve kısa süreli yaralarda evde bakım yeterli olabilir. Daha şiddetli, uzun süren veya sık tekrarlayan yaralarda ise değerlendirme ve hedefe yönelik tedavi gerekir.
Aftlarda tedavi yaklaşımı
Aftların tedavisinde hedef, ağrıyı azaltmak ve iyileşmeyi desteklemektir. Şiddetli aftlarda diş hekimi veya doktor; topikal (bölgesel) ilaçlar, antiseptik gargaralar veya ağrı kontrolüne yönelik uygulamalar önerebilir. [1]
Topikal kortikosteroidlerle ilgili bir sistematik derleme, bu tedavilerin plaseboya kıyasla ortalama iyileşme süresini kısaltabildiğini ve ağrı açısından aktif tedavi lehine sonuçlar olduğunu bildirmiştir. [5] Bununla birlikte, tekrarlama sıklığını azaltma konusunda kanıtlar her çalışmada net değildir. [5]
Cochrane incelemeleri, rekürren aftöz stomatit için pek çok farklı tedavinin denendiğini; ancak etkililik kanıtının tedaviye göre değiştiğini ve bazı alanlarda belirsizliklerin sürdüğünü vurgular. [4]
Pamukçukta tedavi yaklaşımı
Pamukçuk, mantarların aşırı çoğalmasına bağlı olduğu için tedavide antifungal ilaçlar gündeme gelebilir. MedlinePlus, pamukçuk tedavisinde gerektiğinde antifungal ilaçların kullanılabileceğini belirtir. [9]
Pamukçuğa zemin hazırlayan faktörler (ağız kuruluğu, protez uyumsuzluğu, bağışıklık baskılanması, uzun süreli antibiyotik kullanımı gibi) düzeltilmezse tablo tekrarlayabilir. Bu nedenle “sadece yarayı söndürmek” yerine nedenleri de ele almak gerekir.
Uçukta tedavi yaklaşımı
Uçukta temel yaklaşım, lezyonların yayılmasını azaltmak, şikayetleri kontrol etmek ve bulaş riskini düşürmektir. NHS, uçukların genellikle karıncalanma veya yanma ile başlayıp kısa sürede kabarcıklara döndüğünü bildirir. [16]
NIDCR, uçukların bazı durumlarda reçeteli antiviral ilaçlarla tedavi edilebildiğini ve lezyonlar birkaç haftadan uzun sürerse veya yüksek ateş gibi ek bulgular olursa doktora başvurulması gerektiğini belirtir. [2]
Travmatik yaralarda tedavi yaklaşımı
Travmatik yaralarda en kritik adım, tahriş eden kaynağı bulup ortadan kaldırmaktır. Keskin diş kenarı, kırık dolgu, uyumsuz protez veya sürekli sürtünen bir tel gibi bir durum varsa düzeltilmeden yara kalıcı hale gelebilir. [1]
Ağrı kontrolü, yumuşak diyet ve bölgeyi koruyan jel benzeri bariyer uygulamalar çoğu kişide rahatlama sağlayabilir. Yara ısrarla aynı bölgede tekrar ediyorsa, “sadece travma” diye geçiştirmemek ve muayeneyi geciktirmemek önemlidir.
Ne zaman doktora veya diş hekimine gidilmeli?
Aşağıdaki durumlardan biri varsa gecikmeden değerlendirme almak gerekir:
- Ağız yarasının 3 haftadan uzun sürmesi.
- Yaranın alışıldık yaralardan daha büyük, daha derin veya farklı görünmesi.
- Yaradan kanama olması ya da çevresinin giderek kızarıp daha ağrılı hale gelmesi.
- Yüksek ateş, yaygın halsizlik, boyunda şişlik gibi sistemik belirtilerin eşlik etmesi.
- Ağız içinde silinmeyen beyaz plakların ortaya çıkması veya artması.
NHS, ağız ülseri 3 haftadan uzun sürerse veya farklı özellikler gösterirse diş hekimi ya da doktora başvurulmasını önerir. [1] Aynı şekilde NHS, ağız içindeki geçmeyen beyaz plakların (lökoplaki gibi) mutlaka kontrol edilmesi gerektiğini vurgular. [11]
Sık tekrarlayan ağız yarasında hangi testler istenebilir?
Sık tekrarlayan aftlarda “neden hiçbir şey yokken çıkıyor?” sorusu çok yaygındır. Muayenede belirgin bir travma kaynağı bulunamazsa ve yaralar düzenli aralıklarla tekrar ediyorsa, hekim altta yatan nedenleri araştırabilir.
Bu araştırmada en sık başvurulan yaklaşım, kan sayımı ve demir-folat-B12 gibi hematinik düzeylerin değerlendirilmesidir. Rekürren aft ile B12 eksikliği arasındaki ilişki, klinik çalışmalarda rapor edilmiştir. [18] B12, demir ve folat ihtiyacına ilişkin temel referans değerler NIH ODS kaynaklarında yer alır. [13] [14] [15]
Bazen çölyak hastalığı, inflamatuvar bağırsak hastalıkları veya Behçet hastalığı gibi tabloların ağız bulguları ilk ipucu olabilir. Behçet hastalığında ağız ülserleri temel belirtiler arasında sayılır. [19]
Beslenme ve ağız yarası ilişkisi
Beslenme, ağız mukozasının yenilenmesi ve bağışıklık yanıtı açısından doğrudan önem taşır. Özellikle demir, folat, B12 ve çinko gibi mikro besinlerin eksikliği; ağız dokularında yanma, dilde hassasiyet ve tekrarlayan ülserlerle birlikte görülebilir.
Aşağıdaki tablo, sağlıklı yetişkinler için temel günlük önerilen alım miktarlarını özetler. Bu değerler tanı koymak için değil, genel çerçeve vermek içindir; kişisel ihtiyaçlar yaşa, cinsiyete ve gebelik gibi durumlara göre değişir. [13] [14] [15]
| Besin öğesi | Yetişkinler için önerilen günlük alım (RDA) | Kaynak notu |
| Vitamin B12 | 2,4 mcg/gün | Yetişkinler için temel değer. |
| Demir | Erkek: 8 mg/gün, Kadın (19-50): 18 mg/gün | Gebelikte ihtiyaç artar. |
| Folat | 400 mcg DFE/gün | Gebelikte 600 mcg DFE/gün. |
Bu sayısal değerler NIH Office of Dietary Supplements (ODS) fakt sayfalarında yer alan önerilen alım miktarlarına dayanmaktadır. [13] [14] [15]

Ağız yarasını tetikleyebilen günlük alışkanlıklar
Bazı tetikleyiciler herkeste aynı etkiyi göstermese de aşağıdaki alışkanlıklar ağız mukozasını hassaslaştırabilir.
- Çok sık ve sert fırçalama veya sert kıllı fırça kullanımı.
- Asitli içecekleri sık tüketmek ve çok sıcak içecekleri hızlı içmek.
- Sürekli aynı bölgeyi tahriş eden protez veya tel benzeri mekanik temas.
- Stres, uykusuzluk ve düzensiz beslenme dönemleri.
- Alkol içeren ağız gargaralarını sık kullanmak.
NHS, stres ve yorgunluk dönemlerinin ağız ülserlerini tetikleyebileceğini ve ağız içini tahriş eden faktörlerden kaçınmanın faydalı olabileceğini belirtir. [1]
Çocuklarda ağız yarası: Evde bakım ve dikkat edilecekler
Çocuklarda ağız yarası çoğu zaman viral enfeksiyonlar veya basit travmalarla ilişkilidir. El-ayak-ağız hastalığı gibi durumlarda ağız yarası, sıvı alımını azaltabildiği için kısa sürede susuzluk riski oluşturabilir. [10]
Çocuklarda evde bakımda temel hedefler şunlardır: yeterli sıvı alımı, yumuşak ve tahriş etmeyen gıdalar, ağız hijyeninin nazikçe sürdürülmesi ve yüksek ateş veya sıvı alamama gibi durumlarda tıbbi değerlendirme alınması.
Yaşlılarda ve bağışıklığı zayıf kişilerde ağız yarası
Yaş ilerledikçe ağız kuruluğu, protez kullanımı ve eşlik eden hastalıklar daha sık görülebilir. Bu da pamukçuk gibi enfeksiyonların veya travmatik yaraların daha kolay ortaya çıkmasına zemin hazırlayabilir. [9]
Bağışıklık sistemi baskılanmış kişilerde ağız içi lezyonlar daha ağır seyredebilir ve daha uzun sürebilir. Bu grupta “kendiliğinden geçer” yaklaşımı yerine daha erken muayene daha doğru bir stratejidir.

Sık sorulan sorular
Ağız yarasına en hızlı ne iyi gelir?
Tek bir “en hızlı” yöntem yoktur. Ancak çoğu basit ağız yarasında ılık tuzlu suyla düzenli gargara, tahriş edici yiyecekleri geçici olarak kısıtlama ve alkol içeren gargaralardan kaçınma, ilk 1-2 gün içinde ağrıyı azaltabilir. [7]
Karbonatlı su gargara yapılır mı?
Bazı kişiler karbonatlı su gargarasını rahatlatıcı bulur. MedlinePlus, ağız yaralarında karbonat ve suyla hazırlanan karışımların uygulanabildiğini belirtir. [8] Yine de yoğun tahriş veya yanma yapıyorsa bırakmak ve hekim görüşü almak daha güvenlidir.
Dudak içi yara neden olur?
Dudak içindeki yaralar en sık aft veya travmaya bağlı olur. Sert bir yiyecek, dudak ısırma alışkanlığı veya dişin keskin bir kenarı aynı bölgede tekrar tekrar yaralanmaya yol açabilir. [1] Dudak kenarındaki kabarcıklı lezyonlar ise uçukla daha uyumludur. [16]
Ağız yarası sürekli tekrarlıyorsa ne yapılmalı?
Sürekli tekrarlayan yaralarda önce travma kaynakları (keskin diş kenarı, uyumsuz protez, tel teması) araştırılmalı; ardından demir, folat ve B12 gibi eksiklikler ve eşlik eden sistemik hastalıklar açısından değerlendirme yapılmalıdır. [18] Uzun süren veya çok ağrılı yaralarda hekim, topikal tedaviler veya başka yaklaşımlar önerebilir. [5]
Ağız içindeki beyaz plaklar ne zaman ciddiye alınmalı?
Silinmeyen ve geçmeyen beyaz plaklar, özellikle de birkaç hafta içinde kaybolmuyorsa mutlaka değerlendirilmelidir. NHS, geçmeyen beyaz plakların lökoplaki olabileceğini ve diş hekimi veya doktor kontrolü gerektiğini belirtir. [11]
Kısa özet: Doğru yaklaşımın 5 kuralı
Ağız yaralarında en iyi sonuç, doğru sınıflandırma ve doğru zamanda başvuruyla alınır.
- Yaranın tipini ayırt etmeye çalışın: aft mı, uçuk mu, pamukçuk mu?
- İlk 1-2 hafta evde bakım çoğu basit durumda yeterli olabilir.
- 3 haftayı geçen yarayı “normal” kabul etmeyin.
- Sık tekrarlıyorsa eksiklikler ve altta yatan hastalıklar açısından değerlendirme alın.
- Geçmeyen beyaz plakları ertelemeyin.
Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır; tanı ve tedavi için sağlık profesyoneli değerlendirmesi gerekir.
Tekrarlayan Ağız Yarası: Nedenleri ve İzlem
Bazı kişilerde ağız yarası tek seferlik ortaya çıkar ve bir daha görülmez. Bazı kişilerde ise haftalar veya aylar boyunca belirli aralıklarla yeniden çıkar; bu tablo tekrarlayan aftöz stomatit olarak da anılır ve ataklar halinde seyredebilir. [3]
Tekrarlama çoğu zaman tek bir nedene bağlı değildir. Ağız içinin ısırılması gibi küçük travmalar, yoğun stres dönemleri, uykusuzluk, hassasiyeti artıran bazı gıdalar veya ağız bakım ürünlerinin tahriş edici olması aynı döneme denk geldiğinde ağız yarası daha kolay tetiklenebilir. [1]
Bununla birlikte sık tekrarlayan ağız yarası, demir, folat veya B12 gibi hematinik eksikliklerle ya da bazı sistemik hastalıklarla ilişkili olabilir. Tekrarlama belirginse, hekiminizin uygun görmesi halinde kan sayımı ve eksiklik taramaları gibi testler gündeme gelebilir. [18]
Tekrarlayan ağız yarasında 6 net adım
- Ağzınızda yara çıktığında tarihini, yerini, yaklaşık boyutunu ve olası tetikleyicileri (yeni bir diş işlemi, stres, uykusuzluk, sert yiyecek gibi) not edin.
- Her atakta iyileşme süresini ölçün; 1-2 haftayı aşan yaraları özellikle kayda alın. [1]
- Aynı noktada sürekli tekrar eden veya giderek büyüyen lezyonları kendi kendinize aft diye etiketlemeyin, değerlendirme için başvurun. [11]
- Diş fırçalama tekniğinizi gözden geçirin; diş eti hattına bastırmadan, yumuşak kıllı fırça ile nazik temizlik hedefleyin.
- Diş macununuz ağzınızı yakıyor veya yarayı belirgin şekilde artırıyorsa, sodyum lauril sülfat (SLS) içermeyen seçenekleri denemek bazı kişilerde yaraların şiddetini azaltabilir. [6]
- Tekrarlama ile birlikte gözde kızarıklık-ağrı, genital bölgede yaralar, eklem şişliği gibi ek bulgular varsa sistemik nedenler açısından gecikmeden hekim değerlendirmesi gerekir. [19]
Evde bakımda sık yapılan hatalar
- Yarayı sert fırça veya sert lifli gıdalarla kaşımak, yüzeyi daha çok tahriş ederek ağrıyı uzatabilir.
- Alkollü ağız bakım ürünlerini “mikrop kırıcı” diye kullanmak, bazı kişilerde yanmayı artırıp iyileşmeyi zorlaştırabilir. [7]
- Yaranın üzerine sürekli limon, sirke gibi asitli ürünler sürmek kısa süreli his değişikliği yaratsa da dokuyu tahriş edebilir.
- Uçuk ile aftı karıştırıp gereksiz ilaç kullanmak, doğru tedaviyi geciktirebilir; uçuk genellikle dudak çevresinde karıncalanma-yanma ile başlar ve bulaşıcıdır. [16]
- Ağızda kazınabilen beyaz plaklar varken bunu “aft” sanıp beklemek, pamukçuk gibi mantar enfeksiyonlarında uzamaya neden olabilir. [9]
Ağız yarası günlüğü nasıl işe yarar?
Basit bir not defteri bile tekrar eden ağız yarası için şaşırtıcı derecede faydalıdır. Çünkü bazı tetikleyiciler ancak geriye dönüp baktığınızda görünür hale gelir: örneğin her ataktan önce sert kuruyemiş tüketimi, aynı bölgede yanağı ısırma, yeni bir ortodontik telin batması veya yoğun stres dönemi gibi. [1]
Bu günlük, hekiminizin muayenede “süresi, sıklığı ve eşlik eden belirtiler” hakkında net bilgi almasını sağlar. Özellikle 3 haftadan uzun süren yaralar veya silinmeyen beyaz plaklar gibi durumlarda, değerlendirme ve gerekirse ileri inceleme kararını kolaylaştırır. [1] [11]
Kaynaklar
- [1] NHS. Mouth ulcers. https://www.nhs.uk/conditions/mouth-ulcers/
- [2] National Institute of Dental and Craniofacial Research (NIDCR). Fever Blisters & Canker Sores. https://www.nidcr.nih.gov/health-info/fever-blisters-canker-sores
- [3] Ship JA. Recurrent aphthous stomatitis. An update. Oral Surg Oral Med Oral Pathol Oral Radiol Endod. 1996. https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/8665304/
- [4] Cochrane Library. Topical interventions for recurrent aphthous stomatitis (mouth ulcers). 2013. https://www.cochranelibrary.com/cdsr/doi/10.1002/14651858.CD010881/information
- [5] NCBI Bookshelf. Topical corticosteroids in recurrent aphthous stomatitis. https://www.ncbi.nlm.nih.gov/books/NBK75792/
- [6] Alli BY, et al. Effect of sodium lauryl sulfate on recurrent aphthous stomatitis: systematic review. 2019. https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/30839136/
- [7] MedlinePlus. Canker sore (Aphthous ulcer). https://medlineplus.gov/ency/article/000998.htm
- [8] MedlinePlus. Mouth sores. https://medlineplus.gov/ency/article/003059.htm
- [9] MedlinePlus. Thrush – children and adults. https://medlineplus.gov/ency/article/000626.htm
- [10] CDC. About Hand, Foot, and Mouth Disease (HFMD). https://www.cdc.gov/hand-foot-mouth/about/index.html
- [11] NHS. Leukoplakia. https://www.nhs.uk/conditions/leukoplakia/
- [12] Chaturvedi AK, et al. Oral Leukoplakia and Risk of Progression to Oral Cancer. 2019. https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC7566351/
- [13] NIH Office of Dietary Supplements. Vitamin B12 – Health Professional Fact Sheet. https://ods.od.nih.gov/factsheets/VitaminB12-HealthProfessional/
- [14] NIH Office of Dietary Supplements. Iron – Health Professional Fact Sheet. https://ods.od.nih.gov/factsheets/Iron-HealthProfessional/
- [15] NIH Office of Dietary Supplements. Folate – Health Professional Fact Sheet. https://ods.od.nih.gov/factsheets/Folate-HealthProfessional/
- [16] NHS. Cold sores. https://www.nhs.uk/conditions/cold-sores/
- [17] CDC. HFMD Signs and Symptoms. https://www.cdc.gov/hand-foot-mouth/signs-symptoms/index.html
- [18] Piskin S, et al. Serum iron, ferritin, folic acid, and vitamin B12 levels in recurrent aphthous stomatitis. 2002. https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/11952294/
- [19] NHS. Behçet’s disease. https://www.nhs.uk/conditions/behcets-disease/
...
Yasal Uyarı ve Sorumluluk Reddi: Bu blogda yer alan tüm içerikler yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır ve yayınlandığı tarihteki mevcut bilimsel verilere dayanarak hazırlanmıştır. Söz konusu bilgiler, profesyonel tıbbi tavsiye, teşhis veya tedavi yerine geçmez. Sağlığınızla ilgili herhangi bir soru, endişe veya ihtiyaç durumunda, lütfen bir doktora ya da yetkin bir sağlık kuruluşuna başvurunuz. Bu blogda sunulan bilgilerin kullanımı tamamen okuyucunun sorumluluğundadır. Blog sahibi, yazarlar veya bağlı kuruluşlar, bu içeriklerin doğruluğu, güncelliği veya eksiksizliği konusunda herhangi bir garanti vermez ve bu bilgilerin kullanımından kaynaklanabilecek doğrudan veya dolaylı herhangi bir zarar veya kayıptan sorumlu tutulamaz. Sağlık durumunuza ilişkin kararlar almadan önce, mutlaka bir sağlık uzmanına danışmanız gerektiğini unutmayınız. Bu blog, tıbbi bir hizmet sunmamakta olup yalnızca bilgilendirme amacı taşımaktadır.
Housing Filtre Setleri
Arıtma Cihazı Filtre Setleri
Duş Filtreleri
Housing Filtreler
Membran Filtreler
UV Filtreler
Yıkanabilir Filtreler
Analiz Cihazları
Basınç Ayarlayıcılar
Çekvalfler
Clipsler
Fittingsler
Hortum
Housing Anahtarları
Housingler
Musluk
Pompa
Su Analiz Kitleri ve Cihazları
Switchler & Solenoid Valfler
Tank
Valfler
Aktif Karbon Filtreleri
Arsenik Arıtma Sistemleri
Biyolojik Arıtım Sistemleri
Elektrodeiyonizasyon Sistemleri
Endüstriyel Ekipmanlar
Gri Su Arıtma Sistemleri
MBR Arıtım Sistemleri
Ultrafiltrasyon Sistemleri
Yumuşatma Sistemleri