Blog
Analjezik İlaçlar: Türleri, Kullanımı ve Riskleri
Analjezik ilaçlar, ağrıyı azaltmak için kullanılan geniş bir ilaç grubudur. Bu ilaçlar, bazen iltihabı baskılayarak bazen de sinir sistemi üzerinden ağrı algısını değiştirerek rahatlama sağlar. Ancak her ağrı aynı değildir; bu yüzden doğru analjezik seçimi, doğru doz ve doğru süre kadar önemlidir.
- Analjezik ilaçlar nedir ve ne işe yarar?
- Ağrı nasıl oluşur? Akut ve kronik ağrı ayrımı
- Analjezik ilaç türleri: temel sınıflandırma
- Analjezik ilaçlara hızlı bakış: türler ve riskler
- Non-opioid analjezik ilaçlar: parasetamol ve NSAID’ler
- Parasetamol: analjezik ilaçlar içinde temel seçenek
- NSAID’ler: antiinflamatuvar analjezik ilaçlar
- Opioid analjezik ilaçlar: güçlü etki, ciddi sorumluluk
- Adjuvan analjezikler ve bileşik yaklaşımlar
- Analjezik ilaçların formları ve uygulama yolları
- Analjezik ilaçlar hangi durumlarda kullanılır?
- Basamaklı ağrı yönetimi: analjezik ilaçlar nasıl seçilir?
- Güvenli kullanım için 10 net kural
- Yan etkiler: hangi belirtiler ciddiye alınmalı?
- İlaç etkileşimleri: analjezik ilaçlar nelerle sorun çıkarabilir?
- Özel gruplarda analjezik ilaçlar: kimler daha dikkatli olmalı?
- Aşırı kullanım riski: ağrı kesici baş ağrısı nasıl olur?
- Kronik ağrıda ilaç dışı destek: sadece analjezik ilaçlar yetmez
- Sık sorulan sorular
- Kaynaklar
Bu yazıda analjezik ilaçlar konusunu “hangi türler var, nasıl çalışırlar, hangi durumlarda tercih edilirler ve riskleri nelerdir?” sorularına net yanıt verecek şekilde ele alıyoruz. Bilgiler güvenilir tıbbi kaynaklara dayanır ve metin bilgilendirme amaçlıdır; tanı ve tedavi yerine geçmez.
Ağrı kesiciler günlük hayatta sık kullanıldığı için, yanlış kullanım da sık görülür. Örneğin aynı etken maddeyi içeren iki farklı ürünü fark etmeden birlikte almak, ya da yüksek dozları uzun süre kullanmak ciddi yan etkilere yol açabilir. Bu nedenle doktorunuzun veya eczacınızın önerilerine uymanız gerekir.
Analjezik ilaçlar nedir ve ne işe yarar?
Analjezik, kelime anlamıyla “ağrıyı azaltan” demektir. Tıbbi kullanımda analjezikler, bilinci tamamen kapatmadan ağrı hissini azaltan ilaçları ifade eder. Bu noktada analjezi (ağrının azalması) ile anesteziyi (duyunun tamamen bloklanması veya bilinç değişikliği) karıştırmamak gerekir.
Ağrının tanımı sadece fiziksel bir uyarana indirgenmez. Uluslararası Ağrı Araştırmaları Derneği (IASP), ağrıyı gerçek ya da olası doku hasarıyla ilişkili veya ona benzeyen, hoş olmayan duyusal ve duygusal bir deneyim olarak tanımlar. [1]
Analjeziklerin amacı her zaman “ağrıyı sıfırlamak” değildir. Pek çok durumda hedef; kişinin hareket edebilmesi, uyuyabilmesi, nefes alıp verebilmesi veya günlük işlerini sürdürebilmesi için ağrıyı yönetilebilir düzeye indirmektir. Bu yaklaşım, özellikle kronik ağrıda gerçekçi ve güvenli bir hedeftir.
Ağrı nasıl oluşur? Akut ve kronik ağrı ayrımı
Ağrı çoğu zaman vücudun “koruyucu alarm” mekanizmasıdır. Doku hasarı, iltihap veya sinir uyarımı, ağrı sinyallerinin omurilik üzerinden beyne taşınmasına yol açar. Beyin ise bu sinyali kişinin deneyimleri, kaygı düzeyi, uyku kalitesi ve ortam gibi birçok faktörle birlikte yorumlar.
Akut ağrı genellikle bir yaralanma, enfeksiyon veya cerrahi sonrası ortaya çıkar ve neden ortadan kalktıkça azalır. Kronik ağrı ise daha uzun sürer ve bazen ilk neden geçse bile devam edebilir. MedlinePlus, kronik ağrının 3 ay veya daha uzun sürdüğünü veya vücut iyileştikten sonra da devam edebildiğini belirtir. [2]
Bu ayrım analjezik seçimini etkiler. Akut ağrıda kısa süreli, hedefe yönelik tedavi ön plandayken; kronik ağrıda ilaç dışı yaklaşımları ve risk yönetimini daha çok düşünmek gerekir. Özellikle güçlü ağrı kesicilerde bağımlılık ve tolerans riski, kronik kullanımda daha belirgin hale gelir.
Analjezik ilaç türleri: temel sınıflandırma
Analjezik ilaçlar pratikte üç ana başlıkta toplanır: non-opioid analjezikler, opioid analjezikler ve adjuvan (yardımcı) analjezikler. Bazı kaynaklar bileşik (kombinasyon) ürünleri ayrıca ele alır; ancak mantık yine bu üç temel gruba dayanır.
Dünya Sağlık Örgütü’nün kanser ağrısı için geliştirdiği basamaklı yaklaşımda ilk basamakta non-opioidler, sonraki basamaklarda opioidler ve her basamakta adjuvanlar yer alır. Bu çerçeve, ağrının şiddetine göre daha güçlü ilaçlara geçişi sistematik hale getirmiştir. [3]
Basamaklı yaklaşım, ağrı yönetiminde “en düşük etkili seçenekten başlayıp gerektiğinde güçlendirme” fikrini pekiştirir. Yine de bu modelin kanser ağrısı için tasarlandığını, kronik kanser dışı ağrıda daha dikkatli yorumlanması gerektiğini hatırlamak önemlidir. [16]
Analjezik ilaçlara hızlı bakış: türler ve riskler
Aşağıdaki tablo, analjezik ilaç gruplarını hızlıca karşılaştırmanıza yardımcı olur.
| Grup | Ne zaman tercih edilir? | Temel etki | Öne çıkan riskler |
| Non-opioid analjezikler | Hafif-orta ağrı, ateş, iltihaplı ağrılar | Prostaglandin yolakları ve/veya merkezi ağrı modülasyonu | Mide-bağırsak, böbrek, karaciğer ve kalp-damar yan etkileri |
| Opioid analjezikler | Orta-şiddetli ağrı, bazı cerrahi ve kanser ağrıları | Opioid reseptörleri üzerinden ağrı iletimini azaltma | Uyku hali, kabızlık, solunum depresyonu, bağımlılık |
| Adjuvan analjezikler | Sinir ağrısı ve belirli kronik ağrılarda ek destek | Sinir iletimi ve ağrı işleme yollarını modüle etme | İlaç etkileşimleri, sersemlik, tansiyon/ritim etkileri |
| Topikal/lokal yaklaşımlar | Sınırlı bölgede ağrı, yüzeyel kas-eklem sorunları | Bölgesel etki (deri/eklem çevresi) | Cilt irritasyonu, uygunsuz kullanımda sistemik etkiler |
Non-opioid analjezik ilaçlar: parasetamol ve NSAID’ler
Non-opioid analjezikler, birçok kişinin ilk başvurduğu ağrı kesicilerdir. En bilinen iki alt grup; parasetamol ve non-steroid antiinflamatuar ilaçlar (NSAID’ler) olarak öne çıkar. Bu iki grup, ağrı kontrolünde benzer görünse de risk profilleri ve uygun oldukları durumlar farklıdır.
Non-opioid analjeziklerin önemli bir özelliği “tavan etki” kavramıdır. Yani belirli bir dozun üstüne çıkmak, ağrı kontrolünü anlamlı artırmayabilir; buna karşın yan etki olasılığını artırabilir. Bu nedenle “daha çok alayım daha çok geçsin” yaklaşımı özellikle risklidir.
Parasetamol: analjezik ilaçlar içinde temel seçenek
Parasetamol, ağrı ve ateş için sık kullanılan bir non-opioid analjeziktir. İltihap üzerinde etkisi NSAID’ler kadar güçlü değildir; bu yüzden iltihabın belirgin olduğu bazı kas-eklem ağrılarında tek başına yeterli gelmeyebilir. Buna rağmen uygun dozda pek çok kişi için iyi tolere edilir.
Yetişkinlerde yaygın öneri, 500 mg ile 1.000 mg aralığında dozların 4 ila 6 saat arayla alınmasıdır. NHS, 24 saat içinde maksimum 8 adet 500 mg tabletin (toplam 4.000 mg) aşılmaması gerektiğini vurgular. [4]
Parasetamolde en kritik güvenlik konusu karaciğer toksisitesidir. MedlinePlus, fazla doz alımının ciddi karaciğer hasarına, hatta karaciğer nakli gereksinimine veya ölüme yol açabileceğini belirtir. [5]
Bu risk çoğu zaman “kazara” oluşur: Soğuk algınlığı, grip benzeri şikayetler için alınan bazı ürünlerde de parasetamol bulunduğundan, aynı gün içinde birden fazla kaynakla toplam doz fark edilmeden yükselir. FDA, günlük sınırın aşılmaması ve birden fazla ürün içeriğinin mutlaka kontrol edilmesi gerektiğini açıkça hatırlatır. [6]
NSAID’ler: antiinflamatuvar analjezik ilaçlar
NSAID’ler, hem ağrı kesici hem de iltihap azaltıcı etkileri nedeniyle özellikle kas-eklem kaynaklı ağrılarda sık tercih edilir. Bu ilaçlar prostaglandin üretimini azaltarak ağrı, ateş ve iltihapla ilişkili bazı süreçleri baskılar.
NHS, ibuprofen gibi yaygın bir NSAID için 200 mg tabletlerde yetişkinlerin genellikle 1-2 tablet alıp günde 3 kez kullanabildiğini, dozlar arasında en az 4 saat bırakılması gerektiğini ve 24 saatte 6 tabletten fazlasının alınmaması gerektiğini belirtir. [7]
NSAID’lerin en bilinen riski mide-bağırsak sistemidir. MedlinePlus, NSAID kullanımının yemek borusu, mide veya bağırsaklarda ülser, kanama ya da delik oluşumuna yol açabileceğini ve bunun bazen uyarı vermeden gelişebileceğini vurgular. [8]
Bu risk sadece uzun süreli kullanımda ortaya çıkmaz. British Journal of General Practice’te yayımlanan bir derleme, NSAID’lerin kullanımın ilk gününden itibaren mide-bağırsak kanaması, kalp krizi ve inme riskini artırdığını; riskin ilaca ve kişiye göre değişebildiğini bildirir. [9]
Ayrıca NSAID’ler böbrek kan akımını etkileyerek sıvı tutulumuna yol açabilir ve bazı kişilerde kalp yetmezliğini kötüleştirebilir. Kardiyovasküler risk ve sıvı-retansiyonu ilişkisi literatürde ayrıntılı biçimde tartışılmaktadır. [10]
Opioid analjezik ilaçlar: güçlü etki, ciddi sorumluluk
Opioid analjezikler, sinir sistemindeki opioid reseptörlerine bağlanarak ağrı iletimini azaltır ve ağrı algısını değiştirir. Genellikle orta-şiddetli ağrılarda, özellikle bazı cerrahi durumlarda veya kanser ağrısında hekim kontrolünde gündeme gelir.
Bu grup ilaçlar etkili olabilir; ancak riskleri de belirgindir. CDC’nin klinik uygulama kılavuzu, opioidlerin daha yüksek dozlarda solunum depresyonu, opioid kullanım bozukluğu ve ölüm dahil ciddi zarar risklerini artırabileceğini; ayrıca alkol ve bazı sakinleştiricilerle birlikte kullanımın tehlikeyi büyüttüğünü vurgular. [11]
Bağımlılık ve kullanım bozukluğu kavramını net ayırmak gerekir. MedlinePlus, opioid kullanım bozukluğunu, kişinin opioid kullanımının günlük yaşamını bozacak şekilde sorunlu bir örüntüye dönüşmesi olarak tanımlar. [12]
Opioidlerde kabızlık, uyku hali, baş dönmesi gibi yan etkiler görülebilir. En tehlikeli tablo ise nefesin yavaşlaması veya durma noktasına gelmesidir; bu risk özellikle doz artış dönemlerinde ve eş zamanlı başka baskılayıcı maddelerle birlikte kullanımda yükselir. [11]
Adjuvan analjezikler ve bileşik yaklaşımlar
Adjuvan analjezikler, temel olarak başka bir amaçla kullanılan ama ağrı üzerinde de fayda sağlayabilen ilaç gruplarıdır. Özellikle sinir ağrısında (nöropatik ağrı) bazı antidepresanlar veya epilepsi tedavisinde kullanılan bazı ilaçlar, ağrı sinyallerinin işlenmesini etkileyerek yarar sağlayabilir.
Bileşik yaklaşımlar ise birden fazla mekanizmayı aynı anda hedefler. Örneğin non-opioid bir analjeziyi, gerekli durumlarda farklı bir sınıftan destekleyici bir ilaçla birleştirmek “çoklu (multimodal) ağrı kontrolü” mantığına dayanır. Bu yaklaşımın, bazı cerrahi ağrılarda opioid gereksinimini azaltabildiğine dair literatür bulunmaktadır. [15]
Ancak burada kritik nokta, her kombinasyonun “daha iyi” olmadığıdır. Aynı anda birden fazla ilaç almak; mide kanaması, sersemlik, düşme, tansiyon dalgalanması veya etkileşim riskini artırabilir. Bu nedenle özellikle düzenli kullanımda seçim, hekim tarafından bireysel risklere göre yapılmalıdır.
Analjezik ilaçların formları ve uygulama yolları
Analjezik ilaçlar sadece tablet veya kapsül değildir. Klinik pratikte şurup, efervesan form, fitil (rektal), enjeksiyon (damar içi veya kas içi) ve topikal formlar (krem, jel, sprey, yama) da kullanılabilir. Hangi formun seçileceği; ağrının şiddeti, kişinin yutma/uyum durumu, mide hassasiyeti ve tedavinin aciliyeti gibi faktörlere göre değişir.
Ağızdan alınan (oral) formlar, evde kullanım için en pratik seçenektir. Buna karşılık kusma, yutma güçlüğü veya hızlı etki ihtiyacı gibi durumlarda farklı yollar gündeme gelebilir. Damar içi uygulamalar daha hızlı etki sağlayabilir; ancak bu yaklaşım genellikle sağlık profesyoneli eşliğinde değerlendirilir.
Topikal ve lokal uygulamalar, özellikle sınırlı bir bölgede hissedilen kas-eklem ağrılarında avantaj sağlayabilir. Bu yaklaşımda hedef, etkiyi ağrılı bölgeye yoğunlaştırıp sistemik yan etkileri azaltmaktır. Yine de topikal ürünlerin de yanlış ve aşırı kullanımda sistemik etkilere katkı sunabileceği unutulmamalıdır.

Analjezik ilaçlar hangi durumlarda kullanılır?
Analjezik ilaçların kullanım alanı geniştir. Yine de “ağrının nedeni” ve “eşlik eden hastalıklar” seçimde belirleyicidir.
- Baş ağrısı ve migren atakları (atak tedavisi veya destek)
- Diş ağrısı ve ağız-diş kaynaklı iltihaplı ağrılar
- Kas-eklem ağrıları, spor yaralanmaları ve burkulmalar
- Adet sancısı gibi dönemsel ağrılar
- Ameliyat sonrası akut ağrı
- Safra kesesi veya böbrek taşı gibi kolik ağrılar (hekim değerlendirmesi ile)
- Artrit ve kireçlenme gibi kronik eklem problemleri (planlı tedavi içinde)
- Kanser ağrısı ve palyatif bakımda ağrı yönetimi
Basamaklı ağrı yönetimi: analjezik ilaçlar nasıl seçilir?
Ağrı yönetiminde sık kullanılan yaklaşım, basamaklı ilerlemektir. WHO’nun kanser ağrısı için yayımladığı rehber, hafif ağrıda non-opioid analjeziklerle başlanmasını, ağrı şiddetlendikçe opioidlerin basamaklı biçimde eklenmesini tarif eder. [3]
Bu model klinikte pratik bir çerçeve sunar; fakat her ağrı hastası “aynı merdivenden” çıkmaz. Özellikle kronik kanser dışı ağrıda, opioidlerin yarar-zarar dengesi daha tartışmalıdır ve yanlış uygulamalar toplum düzeyinde zararlara yol açabilir. [16]
Kılavuzların ortaklaştığı temel prensip şudur: İlaç seçimi, ağrının tipi (iltihaplı mı, sinir kökenli mi), şiddeti, süresi ve kişinin risk faktörleri dikkate alınarak yapılır. Aynı şiddette görünen iki ağrı, farklı bir mekanizmaya sahip olabilir; bu yüzden “tek bir en iyi ağrı kesici” yoktur.
Güvenli kullanım için 10 net kural
- Aynı etken maddeyi içeren iki farklı ürünü aynı gün içinde üst üste kullanmayın.
- Kullandığınız ilacın “maksimum günlük doz” sınırını net öğrenin ve aşmayın.
- NSAID alacaksanız mümkünse tok karnına ve kısa süreli kullanın.
- Alkol ile birlikte ağrı kesici kullanmayın; özellikle opioidlerde risk belirgin artar.
- Mide ülseri, böbrek hastalığı, karaciğer hastalığı veya kalp yetmezliği öykünüz varsa seçimi mutlaka hekime bırakın.
- İlaçları “ağrı çok arttıktan sonra” değil, hekimin önerdiği düzende ve aralıkla kullanın.
- Şikayetleriniz günler içinde gerilemiyor, giderek artıyor veya tekrarlıyorsa kendi kendinize tedaviyi uzatmayın.
- Baş ağrısı için ayda 15 günden sık ağrı kesici kullanıyorsanız, aşırı kullanım baş ağrısı açısından değerlendirilin.
- Hamilelikte ve emzirme döneminde ağrı kesici seçimini mutlaka sağlık profesyoneliyle yapın.
- Şiddetli alerji, nefes darlığı, siyah dışkı, kanlı kusma, sarılık gibi alarm belirtilerinde acil yardım alın.
Parasetamol için maksimum 4.000 mg/24 saat sınırı, doz aralığı ve etiket talimatlarına uyma vurgusu kaynaklarda net biçimde yer alır. [4]
NSAID’lerin ülser ve kanama riskini artırabileceği, uyarı vermeden ciddi tablolar oluşturabileceği belirtilmektedir. [8]
Opioidlerde solunum depresyonu ve kullanım bozukluğu riski, özellikle yüksek doz ve eş zamanlı baskılayıcı madde kullanımıyla artar. [11]
Yan etkiler: hangi belirtiler ciddiye alınmalı?
Her analjezikte yan etki ihtimali vardır; ancak bazı belirtiler “dur ve yardım al” kategorisindedir. Özellikle NSAID kullanan bir kişide siyah-katran renkli dışkı, kanlı kusma, ani şiddetli karın ağrısı gibi bulgular mide-bağırsak kanamasını düşündürebilir. [8]
Parasetamolde sararma (cilt veya göz aklarında sarılık), şiddetli bulantı-kusma ve sağ üst karın ağrısı gibi bulgular karaciğer etkilenmesini akla getirebilir. Fazla dozun ciddi karaciğer hasarı yapabileceği net bir uyarıdır. [5]
Opioid kullanan bir kişide olağandışı uyku hali, uyanmada güçlük, nefesin yavaşlaması, dudaklarda morarma gibi bulgular acil durumdur. Bu tür belirtiler solunum depresyonu ile ilişkili olabilir. [11]
Alerjik reaksiyonlar her grupta görülebilir. Yaygın kurdeşen, yüzde-dudakta şişme veya nefes darlığı gibi bulgular ortaya çıkarsa ilaç kesilmeli ve acil yardım alınmalıdır.
İlaç etkileşimleri: analjezik ilaçlar nelerle sorun çıkarabilir?
Ağrı kesiciler en sık etkileşime giren ilaç gruplarındandır. Özellikle NSAID’ler; kan sulandırıcılar, bazı tansiyon ilaçları ve mideyi etkileyen ilaçlarla birlikte kullanıldığında risk artabilir. Cleveland Clinic, NSAID’lerden kaçınması gereken gruplar arasında mide ülseri/kanaması ve böbrek hastalığı olan kişileri özellikle vurgular. [17]
Opioidlerle bazı sakinleştiricilerin veya alkolün birlikte kullanımı, uyku halini ve solunum depresyonu riskini artırabilir. CDC, merkezi sinir sistemini baskılayan maddelerle eş zamanlı kullanımda güvenlik risklerinin yükseldiğine dikkat çeker. [11]
Aynı gün içinde birden fazla “soğuk algınlığı ilacı” kullanımı, parasetamol toplam dozunu fark ettirmeden artırabilir. FDA, etiket okuma ve toplam günlük sınırı aşmama konusunda özellikle uyarır. [6]
Özel gruplarda analjezik ilaçlar: kimler daha dikkatli olmalı?
Yaşlılarda, böbrek ve karaciğer fonksiyonları yaşla birlikte değişebileceği için yan etki riski daha yüksektir. Aynı zamanda çoklu ilaç kullanımı yaygın olduğundan etkileşim olasılığı artar. Bu nedenle düzenli ağrı kesici kullanımı gerekiyorsa hekim değerlendirmesi daha kritik hale gelir.
Kalp-damar hastalığı, kontrolsüz hipertansiyon veya kalp yetmezliği olan kişilerde NSAID seçimi daha hassas yapılır. NSAID’lerin sıvı tutulumunu artırıp kalp yetmezliğini kötüleştirebileceği ve kardiyovasküler riskle ilişkili olabileceği bildirilmektedir. [10]
Gebelikte analjezik seçimi ayrı bir başlıktır. FDA, gebeliğin 20. haftasından sonra NSAID kullanımının, fetüste nadir fakat ciddi böbrek sorunlarına ve amniyotik sıvı azalmasına yol açabileceği için kaçınılması gerektiğini duyurmuştur. [13]
İngiltere İlaç ve Sağlık Ürünleri Düzenleme Kurumu (MHRA) da NSAID’lerin gebeliğin üçüncü trimesterinde kontrendike olduğunu ve 28. haftadan itibaren kullanılmaması gerektiğini belirtir. [14]
Aşırı kullanım riski: ağrı kesici baş ağrısı nasıl olur?
Baş ağrısı için sık sık analjezik almak bazen ters etki yapabilir. İlaç aşırı kullanım baş ağrısı (rebound baş ağrısı) denen bu tabloda, kişi ağrı kesici aldıkça kısa süreli rahatlar; etki geçince baş ağrısı geri gelir ve döngü derinleşir.
Uluslararası Baş Ağrısı Sınıflandırması (ICHD-3), non-opioid analjeziklerin ayda 15 gün veya daha fazla, 3 aydan uzun süre düzenli kullanılmasının aşırı kullanım baş ağrısı ile ilişkili olabileceğini belirtir. [18]
Bu durumun çözümü genellikle “daha güçlü ağrı kesiciye geçmek” değildir. Temel yaklaşım; aşırı kullanılan ilacı kesmek, altta yatan baş ağrısı tipini doğru tanımlamak ve gerekiyorsa koruyucu (atak önleyici) planlamayı hekimle yapmaktır.
Kronik ağrıda ilaç dışı destek: sadece analjezik ilaçlar yetmez
Kronik ağrı yönetiminde tek başına ilaç çoğu zaman yeterli olmaz. Uyku düzeni, fiziksel aktivite, stres yönetimi ve kişinin ağrıya verdiği tepkiler, ağrı deneyimini belirgin biçimde etkiler. Bu nedenle plan çoğunlukla çok bileşenlidir.
NICE ile ilişkili rehber özetlerinde, kronik primer ağrıda fiziksel olarak aktif kalmanın ve yapılandırılmış egzersiz programlarının teşvik edilmesi; gerektiğinde psikolojik yaklaşımların değerlendirilmesi önerileri yer alır. [19]
Bu yaklaşım “ağrı kesiciyi tamamen bırakmak” demek değildir. Amaç; analjezik ilaçlar gerektiren dönemleri azaltmak, daha düşük dozlarla kontrol sağlamak ve kişiye uzun vadede daha sürdürülebilir bir yaşam kalitesi sunmaktır.
Sık sorulan sorular
Analjezik ile antiinflamatuvar aynı şey mi?
Hayır. Her antiinflamatuvar analjezik etki gösterebilir; ancak her analjezik iltihabı azaltmaz. Parasetamol ağrı ve ateş üzerinde etkiliyken, iltihap üzerinde NSAID’ler kadar güçlü değildir.
En güvenli ağrı kesici hangisidir?
Tek bir “en güvenli” seçenek yoktur. Ağrının nedeni, kişinin yaşı, mide-böbrek-karaciğer durumu ve kullandığı diğer ilaçlar seçimi belirler. Örneğin NSAID’ler bazı kişilerde mide kanaması riskini artırabilir. [8]
Parasetamol kaç saatte bir alınır ve günlük sınırı nedir?
Yetişkinlerde yaygın öneri 4-6 saatte bir 500-1.000 mg aralığıdır; 24 saatte toplam 4.000 mg sınırı aşılmamalıdır. [4]
NSAID’ler neden tok karnına önerilir?
NSAID’ler mide koruyucu mekanizmaları zayıflatabileceği için, yemekle birlikte almak mide rahatsızlığı riskini azaltabilir. Yine de tok karnına almak riski sıfırlamaz; ülser ve kanama uyarıları önemlidir. [8]
Opioid ağrı kesiciler ne zaman düşünülür?
Genellikle orta-şiddetli ağrılarda, kısa süreli ve hekim planıyla düşünülür. Kronik kanser dışı ağrıda yarar-zarar dengesi daha hassas değerlendirilir. [11]
Opioidlerde bağımlılık riski gerçekten var mı?
Evet. Opioid kullanım bozukluğu, kişinin opioid kullanımının sorunlu ve kontrolsüz bir örüntüye dönüşmesiyle tanımlanır ve ciddi sonuçlara yol açabilir. [12]
NSAID’ler kalp hastalarında neden dikkat gerektirir?
Bazı NSAID’ler sıvı tutulumunu artırabilir ve kardiyovasküler riskle ilişkili olabilir. Kalp yetmezliği veya yüksek riskli hastalarda seçim hekim tarafından yapılmalıdır. [10]
Hamilelikte NSAID kullanımı neden sakıncalı olabilir?
FDA, 20. haftadan sonra NSAID kullanımının amniyotik sıvıyı azaltabilecek fetal böbrek sorunlarıyla ilişkili olabileceğini belirtir. MHRA da üçüncü trimesterde kullanılmaması gerektiğini vurgular. [13][14]
Ağrı kesiciler baş ağrısını artırabilir mi?
Evet. Ayda 15 gün veya daha sık analjezik kullanımı 3 aydan uzun sürerse, ilaç aşırı kullanım baş ağrısı gelişebilir. [18]
Kas-eklem ağrısında parasetamol yeterli olmazsa ne olur?
İltihabın baskın olduğu ağrılarda NSAID’ler daha etkili olabilir; ancak mide, böbrek ve kalp-damar riskleri nedeniyle hekim/eczacı önerisi ile ve kısa süreli kullanılmalıdır. [9]
Kaynaklar
- [1] Raja SN, Carr DB, Cohen M, et al. The revised International Association for the Study of Pain definition of pain: concepts, challenges, and compromises (2020). PubMed: https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/32694387/
- [2] MedlinePlus. Chronic Pain (kronik ağrı tanımı ve süre bilgisi). https://medlineplus.gov/chronicpain.html
- [3] World Health Organization. Cancer Pain Relief (WHO analgesic ladder, 1986). https://iris.who.int/bitstream/handle/10665/43944/9241561009_eng.pdf
- [4] NHS. How and when to take paracetamol for adults (doz aralığı ve maksimum günlük doz). https://www.nhs.uk/medicines/paracetamol-for-adults/how-and-when-to-take-paracetamol-for-adults/
- [5] MedlinePlus. Acetaminophen: Drug Information (karaciğer hasarı uyarısı). https://medlineplus.gov/druginfo/meds/a681004.html
- [6] U.S. FDA. Don’t Overuse Acetaminophen (günlük sınır ve birden fazla ürün uyarısı). https://www.fda.gov/consumers/consumer-updates/dont-overuse-acetaminophen
- [7] NHS. Ibuprofen for adults (doz aralığı ve günlük sınır). https://www.nhs.uk/medicines/ibuprofen-for-adults/
- [8] MedlinePlus. Ibuprofen: Drug Information (ülser/kanama riski uyarısı). https://medlineplus.gov/druginfo/meds/a682159.html
- [9] Davis A, Robson J. The dangers of NSAIDs: look both ways (GI kanama, MI, inme riski). https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC4809680/
- [10] Varga Z, Sabzwari SRA, Vargova V. Cardiovascular Risk of Nonsteroidal Anti-Inflammatory Drugs (kalp-damar ve sıvı tutulum riskleri). https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC5422108/
- [11] CDC. CDC Clinical Practice Guideline for Prescribing Opioids for Pain (2022). https://www.cdc.gov/mmwr/volumes/71/rr/rr7103a1.htm
- [12] MedlinePlus. Opioids and Opioid Use Disorder (OUD) (tanım ve riskler). https://medlineplus.gov/opioidsandopioidusedisorderoud.html
- [13] U.S. FDA. Avoid use of NSAIDs in pregnancy at 20 weeks or later (amniyotik sıvı uyarısı). https://www.fda.gov/drugs/drug-safety-and-availability/fda-recommends-avoiding-use-nsaids-pregnancy-20-weeks-or-later-because-they-can-result-low-amniotic
- [14] UK MHRA (gov.uk). NSAIDs: potential risks following prolonged use after 20 weeks of pregnancy (3. trimester kontrendikasyon). https://www.gov.uk/drug-safety-update/non-steroidal-anti-inflammatory-drugs-nsaids-potential-risks-following-prolonged-use-after-20-weeks-of-pregnancy
- [15] Cramer JD, et al. Primer on Nonsteroidal Anti-inflammatory Drugs (NSAIDs) (multimodal analjezi ve kombinasyonlar). https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/32806991/
- [16] Crush J, et al. Misappropriation of the 1986 WHO analgesic ladder (kanser dışı ağrıda yorumlama). https://www.bjanaesthesia.org.uk/article/S0007-0912%2822%2900126-X/pdf
- [17] Cleveland Clinic. NSAIDs: Uses and who should avoid (risk grupları). https://my.clevelandclinic.org/health/treatments/11086-non-steroidal-anti-inflammatory-medicines-nsaids
- [18] International Headache Society. ICHD-3: Medication-overuse headache (tanı ölçütleri ve kullanım sıklığı). https://ichd-3.org/8-headache-attributed-to-a-substance-or-its-withdrawal/8-2-medication-overuse-headache-moh/
- [19] Summary of NICE guidance related to pain relief and opioids (chronic primary pain önerileri). https://www.derbyshiremedicinesmanagement.nhs.uk/assets/Clinical_Guidelines/opioid/Appendix_6_Summary_of_NICE_Guidance_related_to_Pain_Relief_and_Opioids.pdf
...
Yasal Uyarı ve Sorumluluk Reddi: Bu blogda yer alan tüm içerikler yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır ve yayınlandığı tarihteki mevcut bilimsel verilere dayanarak hazırlanmıştır. Söz konusu bilgiler, profesyonel tıbbi tavsiye, teşhis veya tedavi yerine geçmez. Sağlığınızla ilgili herhangi bir soru, endişe veya ihtiyaç durumunda, lütfen bir doktora ya da yetkin bir sağlık kuruluşuna başvurunuz. Bu blogda sunulan bilgilerin kullanımı tamamen okuyucunun sorumluluğundadır. Blog sahibi, yazarlar veya bağlı kuruluşlar, bu içeriklerin doğruluğu, güncelliği veya eksiksizliği konusunda herhangi bir garanti vermez ve bu bilgilerin kullanımından kaynaklanabilecek doğrudan veya dolaylı herhangi bir zarar veya kayıptan sorumlu tutulamaz. Sağlık durumunuza ilişkin kararlar almadan önce, mutlaka bir sağlık uzmanına danışmanız gerektiğini unutmayınız. Bu blog, tıbbi bir hizmet sunmamakta olup yalnızca bilgilendirme amacı taşımaktadır.
Housing Filtre Setleri
Arıtma Cihazı Filtre Setleri
Duş Filtreleri
Housing Filtreler
Membran Filtreler
UV Filtreler
Yıkanabilir Filtreler
Analiz Cihazları
Basınç Ayarlayıcılar
Çekvalfler
Clipsler
Fittingsler
Hortum
Housing Anahtarları
Housingler
Musluk
Pompa
Su Analiz Kitleri ve Cihazları
Switchler & Solenoid Valfler
Tank
Valfler
Aktif Karbon Filtreleri
Arsenik Arıtma Sistemleri
Biyolojik Arıtım Sistemleri
Elektrodeiyonizasyon Sistemleri
Endüstriyel Ekipmanlar
Gri Su Arıtma Sistemleri
MBR Arıtım Sistemleri
Ultrafiltrasyon Sistemleri
Yumuşatma Sistemleri