Blog
Aft Nasıl Geçer? Nedenleri ve Etkili Çözümler
Ağız içinde ansızın başlayan yanma ve batma hissi, birkaç saat içinde beyaz-sarı merkezli küçük bir yaraya dönüşür; yemeyi, içmeyi ve konuşmayı zorlaştırır. Bu noktada herkesin aklına aynı soru gelir: aft nasıl geçer ve acısı nasıl azaltılır? Bu yazıda pratik adımları, hangi durumlarda doktora gidilmesi gerektiğini ve tekrarların nasıl azaltılabileceğini net biçimde ele alacağız. [2] [4]
- Aft nasıl geçer sorusuna hızlı yanıt
- Aft nedir ve bulaşıcı mıdır?
- Aft türleri: minör, majör ve herpetiform
- Aft neden olur? En sık tetikleyiciler
- Aft belirtileri: ne hissedersiniz, ne görürsünüz?
- Aft en çok nerelerde çıkar?
- Aft nasıl geçer: evde uygulanabilecek net adımlar
- Aftı uzatan yaygın hatalar
- Tedavilerde kanıt düzeyi: hangi yaklaşımlar öne çıkıyor?
- Ne zaman doktora gidilmeli?
- Hekim muayenesinde aft için neler yapılabilir?
- Sık tekrarlayan aftlarda neden araştırılır?
- Çocuklarda ve bebeklerde aft
- Aft oluşumunu önlemek için günlük alışkanlıklar
- Aft ile karışan durumlar: hızlı ayırt etme
- Aft hakkında net yanıtlar
- Günlük hayata uygun bir ‘aft planı’
- Kaynaklar
Aftlar (aftöz ülserler) çoğu kişide bulaşıcı olmadan seyreder ve çoğu zaman 1-2 hafta içinde kendiliğinden iyileşir. Yine de büyük, çok ağrılı veya sık tekrarlayan lezyonlarda altta yatan bir eksiklik ya da sistemik hastalık olasılığını gözden kaçırmamak gerekir. Bu nedenle yalnızca ‘geçsin’ diye değil, doğru yaklaşımı seçmek için de aft nasıl geçer sorusunu iyi yanıtlamak önemlidir. [4] [2] [9]
Aft nasıl geçer sorusuna hızlı yanıt
Çoğu minör aft, doğru bakım ile 7-14 gün içinde iz bırakmadan kapanır; amaç bu süreçte ağrıyı azaltmak, yarayı tahrişten korumak ve ikincil enfeksiyon riskini düşürmektir. [9] [4]
Evde ilk yapılacaklar: tahriş edici gıdaları birkaç gün azaltın, günde birkaç kez tuzlu su veya karbonatlı su ile gargara yapın, ağrılı bölgeyi soğuk uygulama ile kısa süreli uyuşturun ve yumuşak fırça ile nazik ağız hijyenini sürdürün. [4] [7]
Aft 3 haftadan uzun sürüyorsa, 1 cm’den büyükse, aynı anda çok sayıda çıkıyorsa, yılda 3’ten fazla atak oluyorsa ya da ateş, halsizlik, göz-genital bulgu gibi ek şikayetler eşlik ediyorsa değerlendirme için hekime başvurun. [4] [2] [6]
Aft nedir ve bulaşıcı mıdır?
Aft, ağız içi mukozada görülen, genellikle yuvarlak-oval şekilli, ortası beyazımsı/sarımsı ve çevresi kırmızı halkalı ağrılı ülserdir. En sık yanak içi, dudak içi, dil kenarı ve yumuşak damakta ortaya çıkar. [2]
Aft, ‘uçuk’ ile karıştırılsa da çoğu aft vakası bulaşıcı değildir; aynı bardak, çatal-kaşık kullanımıyla kişiden kişiye geçmesi beklenmez. Uçuk ise genellikle dudak kenarında su dolu kabarcıklarla başlar ve farklı bir virüs mekanizmasına sahiptir. [4] [2]
Toplumda ağız içi ülserler oldukça yaygındır ve farklı çalışmalarda yaşam boyu görülme oranı geniş bir aralıkta bildirilir. Günlük pratikte önemli olan, sık tekrarlayan veya uzun süren lezyonlarda ‘basit aft’ dışındaki nedenleri düşünmektir. [2]
Aft türleri: minör, majör ve herpetiform
Aftlar klinikte çoğunlukla üç başlık altında değerlendirilir. Türü bilmek, ‘ne kadar sürer’ sorusuna daha doğru yanıt vermeyi sağlar. [2]
| Aft türü | Tipik boyut ve sayı | İyileşme süresi | İz bırakma eğilimi |
| Minör aft | Genellikle 3-10 mm, tek ya da birkaç adet | Yaklaşık 7-14 gün | Genellikle iz bırakmaz |
| Majör aft | Daha büyük ve derin; bazen 1 cm’den büyük | Haftalar sürebilir | İz bırakabilir |
| Herpetiform aft | Çok sayıda, küçük ve kümeli ülserler | Günler-haftalar | Değişken |
Minör aftlar en sık görülen tiptir ve çoğunlukla 1-2 hafta içinde kapanır. Majör aftlar daha uzun sürer ve bazı kişilerde haftalarca devam edebilen inatçı seyir gösterebilir. [2] [9]
Herpetiform aft adı, ‘uçuk’ (herpes) gibi görünmesinden gelir; ancak herpes virüsü ile aynı şey değildir. Çok sayıda küçük ülser bir araya gelip daha büyük bir ağrılı alan oluşturabilir. [2]
Aft neden olur? En sık tetikleyiciler
Aftın tek bir ‘kesin’ nedeni yoktur; çoğu kişide birkaç faktör birlikte etkili olur. Aşağıdaki başlıklar, pratikte en sık karşılaşılan tetikleyici gruplarıdır. [2]
Ağız içi travma ve tahriş
Yanak ya da dili ısırmak, sert kabuklu yiyeceklerin sürtünmesi, diş teli/ortodontik aparatların vurması, sert fırçalama veya ağız içi yanıklar mukozada mikrotravma oluşturur. Bu mikrotravma, afta yatkın kişilerde ülserleşmeyi kolaylaştırabilir. [2]
Diş macunlarında köpürtücü olarak kullanılan sodyum lauril sülfatın (SLS) bazı bireylerde aft sıklığını artırabileceğini gösteren çalışmalar vardır. Sık aft yaşayanlarda SLS içermeyen diş macunu denemek makul bir seçenektir; etki kişiden kişiye değişir. [1] [10]
Ağız içinde sivri kenarlı dolgu, kırık diş veya protez vurması gibi sürekli travma yaratan bir neden varsa, yalnızca gargara yapmak yeterli olmaz. Bu durumda ağız içini tahriş eden ‘mekanik’ kaynağı düzeltmek tekrarları azaltmada kilit adımdır. [2]
Stres ve uyku düzensizliği
Yoğun stres dönemlerinde aftların daha sık ortaya çıktığını birçok kişi deneyimleyebilir. Stres, uyku kalitesini ve ağız içi bariyer fonksiyonunu dolaylı olarak etkileyebilir. [2]
Aftlarınız özellikle yoğun dönemlerde artıyorsa, ‘tetikleyici günlüğüne’ uyku süresini ve stresli günleri not edin. Bazı kişilerde bu iki değişken atakların zamanlamasını anlamayı kolaylaştırır. [2]
Vitamin ve mineral eksiklikleri
Tekrarlayan aftlarda demir, folat ve özellikle B12 vitamini eksikliği daha sık görülebilir. Bu nedenle yılda birkaç kez tekrarlayan aftı olan kişilerde kan sayımı, ferritin, B12 ve folat gibi tetkikler hekimin uygun görmesi halinde değerlendirilebilir. [2] [3]
B12 ile ilgili klinik çalışmalar, dil altı 1000 mikrogram/gün B12 kullanımının bazı hastalarda atak sayısını ve ağrıyı azaltabildiğini bildirmiştir. Bu doz, çalışmalarda 6 ay süreyle kullanılmıştır; kişisel durumunuza göre hekim önerisi olmadan rutin başlamak doğru değildir. [3]
Eksiklik saptanırsa ‘takviye’ tek başına mucize değildir; ama eksikliği gidermek mukozanın yenilenmesini destekleyebilir. Özellikle demir eksikliği anemisi gibi durumlar varsa asıl hedef nedenini bulup kalıcı düzeltmektir. [2]
Hormonal değişimler
Bazı kişilerde adet dönemi öncesi ya da hormonal dalgalanma dönemlerinde aftın arttığı gözlenir. Hormonal değişim tek başına ‘neden’ değildir; fakat ağız mukozasının hassasiyetini ve inflamatuvar yanıtı etkileyebilir. [2]
Gıda hassasiyetleri ve tetikleyen yiyecekler
Domates, turunçgiller, acı-baharatlı gıdalar, çok sıcak içecekler ve sert/çıtır yiyecekler aftın kendisini değil; var olan lezyonun ağrısını artırabilir ve iyileşmeyi uzatabilir. Bu nedenle aktif aft döneminde birkaç gün ‘tahriş azaltma’ diyeti uygulamak pratik bir yaklaşımdır. [4]
Bazı bireylerde belirli gıdalar her atak öncesi tetikleyici olabilir. Bunun ayırıcı tanısı kişiseldir: 4-6 hafta boyunca bir ‘tetikleyici günlüğü’ tutup, tekrar eden bir desen olup olmadığına bakmak işe yarayabilir. [2]
Aft döneminde ‘ekşi’ yerine ‘nötr’ tatları seçmek basit ama etkilidir: muz, ılık çorba, yoğurt kıvamında yiyecekler ve yumuşak pişmiş sebzeler genellikle daha iyi tolere edilir. [7]
Sistemik hastalıklar ve özel durumlar
Sık tekrarlayan, çok büyük ya da ağız dışı bulgularla birlikte olan ülserlerde Behçet hastalığı, inflamatuvar bağırsak hastalıkları ve bazı bağışıklık temelli durumlar ayırıcı tanıda yer alır. Bu hastalıklarda ağız yarası tek belirti olmayabilir; eşlik eden şikayetler tanıda önemlidir. [6] [2]
Çölyak hastalığı ile aft benzeri ülserler arasında ilişki bildiren çalışmalar vardır; ancak herkese rutin tarama önerisi doğru değildir. Uzun süren ishal, kilo kaybı, kansızlık gibi ek belirtiler varsa hekim çölyak açısından değerlendirmeyi gündeme alabilir. [11] [2]
Bağışıklığı baskılayan tedaviler alan kişilerde ya da sık enfeksiyon geçirenlerde ağız içi yaraların nedeni değişebilir. Böyle bir durum varsa, aftı ‘alışılmış’ kabul etmek yerine neden odaklı muayene önemlidir. [2]

Aft belirtileri: ne hissedersiniz, ne görürsünüz?
Aft genellikle ‘iğne batması’ veya yanma gibi bir ön hisle başlar. 12-24 saat içinde o bölgede beyaz-sarı merkezli bir ülser belirginleşir ve çevresindeki kızarıklık ağrıyı artırır. [2]
Yemek yerken, özellikle tuzlu, ekşi veya baharatlı gıdalarla temas ettiğinde ağrı belirginleşir. Bazı kişilerde çene altı lenf düğümlerinde hassasiyet ve genel yorgunluk eşlik edebilir; bu daha çok geniş ve çoklu lezyonlarda görülür. [2]
Minör aftlarda şikayet çoğunlukla ağızdaki ağrı ve yanma ile sınırlıdır. Majör aftlarda ise lezyonun derinliği nedeniyle konuşma ve yutma daha belirgin etkilenebilir. [2]
Aft en çok nerelerde çıkar?
Aft, ağız içinin ‘yumuşak’ dokularını sever. Yani yanak içi, dudak içi, dil kenarı ve yumuşak damak gibi sürtünmeye açık alanlar daha risklidir. [4]
Diş eti ve sert damakta da ülser görülebilir; ancak bu bölgelerdeki lezyonlarda travma, protez vurması veya farklı hastalıklar daha olası olabildiği için hekim değerlendirmesi gerekebilir. [2]
Boğaz arkasına yakın bölgelerde görülen aft benzeri yaralar, yutkunma ağrısı ile karışabilir. Bu bölgede 2 haftadan uzun süren yaralarda muayene gerekir. [4]
Aft nasıl geçer: evde uygulanabilecek net adımlar
Evde bakımın mantığı basittir: tahrişi azalt, ağrıyı kontrol et, ağız hijyenini sürdür ve iyileşmeye zaman tanı. Aşağıdaki adımlar günlük hayatta uygulanabilir. [4] [7]
1) İlk 24 saatte yapılacaklar
- Aftın olduğu bölgeyi kısa süreli soğuk uygulama ile rahatlatın.
- O gün çok sıcak içeceklerden, narenciye ve acı-baharatlı yiyeceklerden kaçının.
- Diş fırçalamayı bırakmayın; yumuşak kıllı fırça ile nazikçe devam edin.
- Gün içinde su tüketimini artırın; ağız kuruluğu ağrıyı artırabilir.
Bu adımlar, lezyonu ‘anında yok etmez’ ama ilk gün şiddetli ağrının yönetilmesine yardımcı olur. [4]
2) Tuzlu su gargarası: ölçü ve sıklık
Tuzlu su, ağız içindeki mikroorganizma yükünü azaltmaya ve mukozayı yatıştırmaya yardımcı olan basit bir yöntemdir. Evde doğru oranla uygulamak önemlidir. [4] [7]
- 200 ml ılık su hazırlayın (yaklaşık 1 su bardağı).
- İçine yarım çay kaşığı tuz ekleyip tamamen çözün.
- 30-45 saniye ağız içinde çalkalayıp tükürün.
- Bunu günde 3-4 kez tekrarlayın.
Tuzlu su gargarası birkaç gün düzenli yapıldığında ağrıda kademeli azalma sağlayabilir. [4] [7]
3) Karbonatlı su: ne zaman tercih edilir?
Karbonat (sodyum bikarbonat) ağız içi pH’ını dengelemeye yardımcı olabilir. Özellikle ekşi gıdalarla ağrısı artan kişilerde karbonatlı su ile çalkalama rahatlatıcı olabilir. [7]
- 200 ml ılık suya yarım çay kaşığı karbonat ekleyin.
- Günde 2-3 kez 30-45 saniye çalkalayıp tükürün.
Tuzlu su ve karbonatlı suyu aynı gün içinde birden çok kez uygularken, ağız içinde aşırı kuruluk yapmayacak şekilde sıklığı kişisel toleransınıza göre ayarlayın. [7]
4) Ağrıyı azaltmak için koruyucu yaklaşım
Aft ağrısı çoğu zaman ‘yaradan’ çok, yaranın açık sinir uçlarının tahriş olmasından kaynaklanır. Bu yüzden yarayı ince bir tabaka ile kaplayabilen topikal bariyer ürünler ve lokal anestezik içeren jeller hekim önerisiyle kullanılabilir. [2]
Eğer aft çok ağrılıysa ve beslenmeyi ciddi kısıtlıyorsa, hekimin uygun görmesi halinde topikal kortikosteroidler inflamasyonu azaltarak iyileşmeyi destekleyebilir. Bu gruptaki ürünler kontrolsüz kullanılmamalıdır. [2] [8]
Klorheksidin içeren antiseptik gargaralar bazı kişilerde ağız tadında değişiklik ve dişlerde lekelenme gibi yan etkiler yapabilir; bu nedenle hekim önerisiyle planlanması uygundur. [12]
5) Beslenme: ne yenmeli, ne ertelenmeli?
Aktif aft döneminde hedef, ağrı yüzünden ‘hiçbir şey yememek’ değildir; yumuşak ve ılık gıdalarla yeterli enerji ve sıvıyı almak gerekir. Püre, yoğurt, çorba, yumuşak peynir, yumurta gibi seçenekler genellikle daha tolere edilebilir. [7]
Birkaç günlüğüne ertelemek iyi fikir olanlar: turunçgiller, domates bazlı soslar, acı biber, sirke, çok tuzlu atıştırmalıklar, sert kabuklu kuruyemişler ve çok sıcak içecekler. [4]
Aftın olduğu günlerde pipet kullanmak, sıvının yaraya temasını azaltarak içmeyi kolaylaştırabilir. Özellikle boğaza yakın lezyonlarda ılık ve nötr içecekleri küçük yudumlarla almak daha konforlu olur. [7]
Şekerli gıdaların sık tüketimi ağız içi mikrobiyal dengeyi olumsuz etkileyebilir. Aft döneminde özellikle yatmadan önce şekerli atıştırmalık sonrası diş fırçalamak daha da önem kazanır. [4]
6) Ağız hijyeni: iyileşirken fırçalanır mı?
Evet. Aft varken fırçalamayı bırakmak, plak birikimini artırarak ağız içi tahrişi ve ikincil enfeksiyon riskini yükseltebilir. Yumuşak kıllı fırça ile nazikçe fırçalamak ve tahriş eden noktaları zorlamamak gerekir. [4]
Alkol içeren ağız gargaraları bazı kişilerde yanma ve kuruluk hissini artırabilir. Aft döneminde, hekim önerisi yoksa çok yakıcı ürünlerden kaçınmak daha konforlu olabilir. [2]
Aftı uzatan yaygın hatalar
Yarayı koparmak, ‘temizlemek’ için sertçe kazımak veya çok sert fırçalamak ülseri derinleştirebilir. Aftın iyileşmesi için gereken şey çoğu zaman ‘daha fazla müdahale’ değil, doğru korumadır. [2]
Asitli ve çok baharatlı yiyecekleri ‘az az da olsa’ sık sık tüketmek, her seferinde yarayı yeniden tahriş eder. Bu yüzden birkaç gün net bir ara vermek, arada kaçamak yapmaktan daha iyi sonuç verebilir. [4]
Sigara bazı çalışmalarda aftın daha az görülmesiyle ilişkilendirilmiş olsa da bu, sigaraya başlamak için bir gerekçe değildir. Sigaranın ağız ve genel sağlık üzerindeki zararı çok daha büyüktür ve bırakma kararı sağlık açısından önceliklidir. [2]
Tedavilerde kanıt düzeyi: hangi yaklaşımlar öne çıkıyor?
Aft tedavisinde çok sayıda topikal ürün ve yöntem denenmiştir. Sistematik derlemeler, bazı topikal tedavilerin ağrıyı ve iyileşme süresini azaltabileceğini; fakat ‘herkeste kesin işe yarayan’ tek bir yaklaşım olmadığını vurgular. [8] [5]
Genel olarak klinikte en sık kullanılan ve kılavuzlarda yer bulan yaklaşımlar topikal kortikosteroidler ve antiseptik gargaralardır. Bunlar daha çok ağrı şiddetini ve lezyonun süresini azaltmaya yöneliktir; tekrarları tamamen bitirmeyebilir. [8]
Şiddetli ve yaygın vakalarda sistemik tedaviler gündeme gelebilir; ancak Cochrane değerlendirmeleri, birçok sistemik müdahalenin etkinlik kanıtının sınırlı veya sonuçların belirsiz olabildiğini belirtir. Bu nedenle sistemik tedaviler hekim kararıyla seçilir. [5]
Ne zaman doktora gidilmeli?
Aftların büyük bölümü iyi huylu ve geçicidir; ancak bazı işaretler ‘basit aft’ tanımının dışına çıkar. Aşağıdaki durumlarda değerlendirme geciktirilmemelidir. [4] [2]
| Alarm işareti | Neden önemli olabilir? |
| 3 haftadan uzun süren ağız yarası | Farklı bir ağız içi hastalığı ya da nadiren kötü huylu lezyon olasılığı için değerlendirme gerekir. |
| 1 cm’den büyük, derin ve çok ağrılı ülser | Majör aft veya başka bir durum olabilir; ağrı kontrolü ve altta yatan nedenler araştırılabilir. |
| Yılda 3’ten fazla tekrar, aynı anda çok sayıda lezyon | Eksiklikler, sistemik hastalıklar veya tetikleyiciler açısından inceleme gerekebilir. |
| Ateş, halsizlik, kilo kaybı, göz/genital bulgu | Behçet ve diğer sistemik hastalıklar açısından ayırıcı tanı önemlidir. |
| Bebek/çocukta sıvı reddi ve belirgin halsizlik | Dehidratasyon riski nedeniyle erken değerlendirme gerekir. |
Bu işaretler ‘kesin ciddi bir şey var’ anlamına gelmez; ama güvenli yaklaşım için hekim değerlendirmesini gerekli kılar. [4] [6]
3 hafta kuralı neden önemli?
Ağız içindeki yaraların çoğu kısa sürede iyileşir. 3 haftadan uzun süren lezyonlar için ise farklı nedenler (travma kaynaklı kronik yara, enfeksiyonlar veya daha nadiren kötü huylu lezyonlar) dışlanmalıdır. [4]
Bu nedenle ‘büyük değil, ama geçmiyor’ diyorsanız bile süre kriteri önemlidir: 3 hafta üstü, mutlaka muayene gerekçesidir. [4]
Hekim muayenesinde aft için neler yapılabilir?
Hekim muayenesinde ilk adım, lezyonun gerçekten aft olup olmadığını ayırt etmektir. Sonra hedef, ağrı kontrolü ve iyileşme süresinin kısaltılmasıdır. [2]
Topikal tedaviler (ağız içi jeller, ağız gargaraları, kortikosteroid içerikli preparatlar) pek çok olguda ilk basamaktır. Antiseptik gargaralar, uygun hastada ikincil enfeksiyon riskini azaltmaya yardımcı olabilir. [8] [2]
Çok ağır ve yaygın olgularda, özellikle majör aftlarda veya sistemik bir tablo düşündüren durumlarda hekim sistemik tedavileri değerlendirebilir. Bu karar hastanın yaşı, ek hastalıkları ve eşlik eden bulgulara göre kişiselleştirilir. [2] [5]
Sık tekrarlayan aftlarda neden araştırılır?
Aft sık tekrarlıyorsa ‘geçti gitti’ demek yerine, tekrarları azaltmak için kök nedenleri hedeflemek gerekir. Burada amaç gereksiz tetkik yapmak değil; doğru kişide doğru incelemeyi seçmektir. [2]
Hekimin isteyebileceği temel tetkikler
Özellikle yılda birkaç kez tekrarlayan, çoklu veya büyük lezyonları olan kişilerde aşağıdaki tetkikler klinik duruma göre gündeme gelebilir: [2]
- Tam kan sayımı (anemi bulguları için)
- Ferritin ve demir parametreleri (demir depoları için)
- Vitamin B12 ve folat düzeyi
- Gerektiğinde çölyak serolojisi ve diğer incelemeler (eşlik eden belirtilere göre)
Bu tetkiklerde eksiklik saptanırsa, eksikliği gidermek bazı kişilerde aft sıklığını azaltabilir; ancak herkeste aynı etki beklenmez. [2] [3]
Tetikleyici yönetimi: kişisel plan yapma
Aftı ‘tamamen önlemek’ her zaman mümkün değildir; ama çoğu kişi için tetikleyicileri azaltmak atak sayısını düşürür. Bunun için günlük alışkanlıkları tek tek gözden geçirmek iyi çalışır. [2]
Planın temeli: yumuşak fırça, nazik fırçalama, ağız içi travmayı azaltma, SLS’siz diş macununu deneme, stres yönetimi ve düzenli uykuya özen gösterme. [1] [10] [2]
Diyet tarafında en faydalı yaklaşım ‘yasak listesi’ yapmak değil; her atak öncesi ortak bir deseniniz var mı bunu yakalamaktır. Tekrar eden bir desen bulursanız, ilgili gıdayı bir süre kesip tekrar denemek daha net sonuç verir. [2]
Eksiklik ihtimalini ciddiye alın ama kendinizi etiketlemeyin. Örneğin B12 düşükse, yerine koyma tedavisi planlandıktan sonra birkaç ay içinde ağız yaralarının seyrinde değişiklik olup olmadığı daha net görülebilir. [3]
Çocuklarda ve bebeklerde aft
Çocuklarda ağız içi yaralar her zaman ‘aft’ olmayabilir. El-ayak-ağız hastalığı, herpes enfeksiyonları veya pamukçuk gibi durumlar ağız içinde lezyon yapabilir ve yaklaşım farklıdır. [2]
Bebek ve küçük çocuklarda en kritik konu yeterli sıvı alımıdır. Ağız içi ağrı nedeniyle emme ve yutma zorlaşabilir; bu yüzden sık ama küçük miktarlarda ılık sıvı denemek ve asitli içeceklerden kaçınmak önemlidir. [7]
Çocukta 24 saatten uzun süren belirgin sıvı reddi, idrar miktarında azalma, devam eden ateş veya hızlı kötüleşme varsa gecikmeden hekim değerlendirmesi gerekir. [7]
Çocuklarda aftı rahatlatan güvenli yaklaşımlar
- Ilık/soğuk gıdalarla (örneğin yoğurt kıvamında) beslenmeyi denemek.
- Yemekten sonra ağız içinde kalan gıdayı suyla çalkalatmak (çocuk yapabiliyorsa).
- Diş fırçalamayı nazikçe sürdürmek; sert fırçalamadan kaçınmak.
- Ağrı çok belirginse, yaşına uygun ağrı kesici seçenekler için hekimden net plan almak.
Çocuklarda ağız içi jeller ve antiseptikler gelişigüzel kullanılmamalıdır; yaşa göre uygunluk değişir. [7]
Aft oluşumunu önlemek için günlük alışkanlıklar
Aftı önlemenin tek bir sihirli yolu yok; ama küçük alışkanlıklar birleşince fark yaratabilir. Aşağıdaki liste, tekrarlayan aftı olanların en çok fayda gördüğü alanları özetler. [2]
- Yumuşak kıllı fırça kullanın ve fırçalama sırasında yanak-dil travmasını azaltın.
- SLS içermeyen diş macununu deneyin; bazı kişilerde atak sıklığı azalabilir.
- Ağız kuruluğunu azaltın: gün içine yayılmış su tüketimi, burundan nefes alma alışkanlığı.
- Aft çıktığında tahrişi artıran gıdaları birkaç gün erteleyin.
- Yılda 3’ten fazla atak varsa B12, demir ve folat eksikliği açısından hekimle görüşün.
Bu alışkanlıklar, özellikle travma ve mukozal tahriş odaklı aftlarda daha belirgin fayda sağlayabilir. [1] [10] [2]
Aft ile karışan durumlar: hızlı ayırt etme
Ağız içi yaraların hepsi aft değildir. Yanlış tanı, yanlış tedaviye ve gereksiz kaygıya yol açar. Bu nedenle bazı ipuçlarını bilmek faydalıdır. [4]
Uçuk (herpes) çoğunlukla dudak kenarında kabarcıklarla başlar; aft ise ağız içinde, kabarcıksız ülser şeklindedir. Pamukçukta ise beyaz plaklar silinince altta kızarık yüzey kalabilir. [4] [2]
Tek taraflı, çok ağrılı ve su dolu kabarcıklar eşlik eden lezyonlar veya bağışıklığı baskılanmış kişilerde yaygın yaralar farklı değerlendirilmelidir. [2]
Ağız içinde sert bir kenara temas eden tek bir yara sürekli aynı noktada tekrar ediyorsa, afttan çok kronik travmatik ülser düşünülmelidir ve nedeni ortadan kaldırmak gerekir. [2]
Aft hakkında net yanıtlar
Aft kaç günde geçer?
Minör aftlar çoğunlukla 7-14 gün içinde iyileşir. Majör aftlar ise haftalar sürebilir ve bazen iz bırakabilir. [9] [2]
Aft bulaşıcı mı?
Hayır. Tipik aftöz ülserler bulaşıcı kabul edilmez ve kişiden kişiye geçmesi beklenmez. [4] [2]
Aftı patlatmak, koparmak doğru mu?
Hayır. Ülseri koparmak kanama ve daha derin doku hasarı riskini artırır; iyileşme süresini uzatabilir. [2]
Aft için antibiyotik gerekir mi?
Aftın kendisi bakteriyel enfeksiyon değildir. Antibiyotik genellikle gerekmez; hekim ancak ikincil enfeksiyon düşündüğünde değerlendirir. [2]
Sık aft çıkıyorsa hangi testlere bakılır?
Klinik duruma göre tam kan sayımı, ferritin/demir, B12 ve folat değerlendirilebilir; eşlik eden belirtiler varsa farklı taramalar gündeme gelebilir. [2] [3]
Aft için B12 almak herkeste işe yarar mı?
Hayır. Bazı çalışmalarda fayda görülmüş olsa da, herkes aynı yanıtı vermez. En doğru yaklaşım, eksiklik varsa yerine koymak ve hekimle kişisel plan yapmaktır. [3]
Aft için ‘doğal’ yöntemler tek başına yeterli olur mu?
Tuzlu su veya karbonatlı su gargarası gibi yöntemler ağrıyı azaltmaya destek olabilir; ancak çok büyük, uzun süren veya sık tekrarlayan yaralarda nedenin araştırılması gerekir. [4] [2] [7]
Günlük hayata uygun bir ‘aft planı’
Aft çıktığında hedefiniz, ‘bir gecede yok etmek’ değil; 7-14 günlük doğal iyileşme sürecini daha konforlu geçirmek ve tekrarları azaltmaktır. Bu plan, çoğu kişi için uygulanabilir bir çerçeve sunar. [9] [4]
Planın ilk günlerinde tahriş azaltma diyeti, düzenli gargara ve nazik hijyen ile ağrı genellikle daha iyi kontrol edilir. Daha sonra lezyon küçülerek kapanma evresine girer. [4] [7]
Eğer 10-14 gün içinde belirgin düzelme yoksa veya her atakta yaralar daha büyük çıkıyorsa, ‘tekrarlayan aft’ yönetimi için hekimle değerlendirme yapmak en doğru adımdır. [2]
Kaynaklar
- [1] Herlofson BB, Barkvoll P. Sodium lauryl sulfate and recurrent aphthous ulcers. Acta Odontol Scand. 1994. https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/7825393/
- [2] Plewa MC, et al. Recurrent Aphthous Stomatitis. StatPearls (NCBI Bookshelf). https://www.ncbi.nlm.nih.gov/books/NBK431059/
- [3] Volkov I, et al. Effectiveness of vitamin B12 in treating recurrent aphthous stomatitis: randomized controlled trial. J Am Board Fam Med. 2009. https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/19124628/
- [4] NHS. Mouth ulcers. https://www.nhs.uk/conditions/mouth-ulcers/
- [5] Cochrane. Systemic interventions for recurrent aphthous stomatitis (mouth ulcers). https://www.cochrane.org/evidence/CD005411_systemic-interventions-recurrent-aphthous-stomatitis-mouth-ulcers
- [6] Rogers RS. Recurrent aphthous stomatitis in the diagnosis of Behçet’s disease and related syndromes. Oral Surg Oral Med Oral Pathol Oral Radiol Endod. 1997. https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/9509906/
- [7] HSE (Ireland). Mouth ulcers. https://www2.hse.ie/conditions/mouth-ulcers/
- [8] Topical medications for the treatment of recurrent aphthous stomatitis: systematic review. J Oral Pathol Med. 2023. https://onlinelibrary.wiley.com/doi/10.1111/jop.13480
- [9] NCBI Bookshelf. Oral Mucosal Lesions, Immunologic Diseases. https://www.ncbi.nlm.nih.gov/books/NBK597383/
- [10] Chahine L, et al. SLS-free dentifrice and recurrent aphthous ulcers. https://europepmc.org/article/med/9656847
- [11] Campisi G, et al. Coeliac disease and oral ulceration (review/association). https://www.sciencedirect.com/science/article/abs/pii/S1590865807005749
- [12] NHS. Side effects of chlorhexidine (oral/dental). https://www.nhs.uk/medicines/chlorhexidine/side-effects-of-chlorhexidine/
...
Yasal Uyarı ve Sorumluluk Reddi: Bu blogda yer alan tüm içerikler yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır ve yayınlandığı tarihteki mevcut bilimsel verilere dayanarak hazırlanmıştır. Söz konusu bilgiler, profesyonel tıbbi tavsiye, teşhis veya tedavi yerine geçmez. Sağlığınızla ilgili herhangi bir soru, endişe veya ihtiyaç durumunda, lütfen bir doktora ya da yetkin bir sağlık kuruluşuna başvurunuz. Bu blogda sunulan bilgilerin kullanımı tamamen okuyucunun sorumluluğundadır. Blog sahibi, yazarlar veya bağlı kuruluşlar, bu içeriklerin doğruluğu, güncelliği veya eksiksizliği konusunda herhangi bir garanti vermez ve bu bilgilerin kullanımından kaynaklanabilecek doğrudan veya dolaylı herhangi bir zarar veya kayıptan sorumlu tutulamaz. Sağlık durumunuza ilişkin kararlar almadan önce, mutlaka bir sağlık uzmanına danışmanız gerektiğini unutmayınız. Bu blog, tıbbi bir hizmet sunmamakta olup yalnızca bilgilendirme amacı taşımaktadır.
Housing Filtre Setleri
Arıtma Cihazı Filtre Setleri
Duş Filtreleri
Housing Filtreler
Membran Filtreler
UV Filtreler
Yıkanabilir Filtreler
Analiz Cihazları
Basınç Ayarlayıcılar
Çekvalfler
Clipsler
Fittingsler
Hortum
Housing Anahtarları
Housingler
Musluk
Pompa
Su Analiz Kitleri ve Cihazları
Switchler & Solenoid Valfler
Tank
Valfler
Aktif Karbon Filtreleri
Arsenik Arıtma Sistemleri
Biyolojik Arıtım Sistemleri
Elektrodeiyonizasyon Sistemleri
Endüstriyel Ekipmanlar
Gri Su Arıtma Sistemleri
MBR Arıtım Sistemleri
Ultrafiltrasyon Sistemleri
Yumuşatma Sistemleri