İçme Suyunda TDS konusu, su arıtma cihazı sektöründe en çok soru gelen başlıklardan biridir. Bir tarafta “TDS ne kadar düşükse o kadar iyi” diyenler, diğer tarafta “TDS yüksekse su kesin zararlı” diye düşünenler var. Gerçekte TDS tek başına “sağlıklı” ya da “sağlıksız” hükmü veren bir sayı değildir; suyun içinde çözünmüş iyonların toplamına dair hızlı bir ipucu verir. [1]

Bu rehberde İçme Suyunda TDS değerinin neyi ölçtüğünü, neyi ölçmediğini, Dünya Sağlık Örgütü (WHO) yaklaşımını ve arıtma tarafında TDS’nin nasıl doğru konumlandırılacağını adım adım ele alacağım. Amacım hem akademik doğruluğu korumak hem de sahada müşteriye anlatırken kullanılabilecek net, kısa ve anlaşılır bir çerçeve sunmak. [1]

Önemli not: TDS, suyun lezzetini ve tesisat/cihazlarda kireçlenme-korozyon dengesini etkileyebilir; ama mikrobiyolojik güvenlik, ağır metal riski veya pestisit gibi organik kirleticiler için tek başına yeterli bir gösterge değildir. Bu yüzden TDS’yi “erken uyarı göstergesi” gibi düşünmek en doğru yaklaşımdır. [5] [6]

İçme Suyunda TDS Nedir? Ölçülen Şey Tam Olarak Ne?

TDS, “Total Dissolved Solids” ifadesinin kısaltmasıdır ve Türkçede genellikle “toplam çözünmüş katı madde” diye anılır. Pratikte TDS; suda çözünmüş inorganik tuzlar (sodyum, kalsiyum, magnezyum, potasyum gibi katyonlar ile klorür, sülfat, bikarbonat gibi anyonlar) ve daha az oranda çözünmüş organik maddelerin toplamını temsil eder. Bu toplam, çoğu zaman mg/L birimiyle raporlanır ve içme suyunda tat, mineral yükü ve bazı teknik sorunlarla ilişkilendirilir. [1]

Buradaki kritik kelime “toplam”dır. TDS, hangi iyonun ne kadar olduğunu söylemez; sadece hepsinin bir araya gelmiş miktarını anlatır. Örneğin 400 mg/L TDS’li bir su, ağırlıklı olarak kalsiyum-bikarbonat içerebilir (sertlik ve kireçlenme eğilimi öne çıkar). Başka bir 400 mg/L TDS’li su ise daha çok sodyum-klorür içerebilir (tuzlu tat ve farklı kullanım etkileri öne çıkabilir). Sayı aynı olsa bile deneyim ve risk profili farklı olabilir. [1]

Bu nedenle sektörde şu cümleyi “ana prensip” olarak benimsemek faydalıdır: TDS bir kalite etiketi değildir; bileşim analizi yapılmadan tek başına karar verdirmez. [1]

TDS, Tuzluluk, Sertlik ve İletkenlik: Karıştırılan Kavramlar

Sahada TDS konuşulurken en çok karışan kavramlar tuzluluk (salinity), sertlik (hardness) ve elektriksel iletkenliktir (EC veya spesifik iletkenlik). Bu kavramlar birbiriyle bağlantılıdır ama aynı şey değildir. [1] [5]

Tuzluluk, suyun “tuz” karakterini (özellikle sodyum-klorür ağırlığını) daha doğrudan çağrıştırır. TDS ise tuzluluğu da kapsar, ama tuzla sınırlı değildir; çok farklı mineral kombinasyonları TDS’ye katkı verir. [1]

Sertlik, TDS’nin bir alt kümesi gibi düşünülebilir. Sertlik esas olarak kalsiyum ve magnezyum iyonlarının sabunla reaksiyon verme ve kireç taşı birikimi oluşturma potansiyeliyle ilişkilidir. Bu yüzden sert su çoğu zaman daha yüksek TDS ile birlikte görülür; ancak her yüksek TDS mutlaka “yüksek sertlik” anlamına gelmez. [1]

Elektriksel iletkenlik (spesifik iletkenlik), suda çözünmüş iyonların elektrik akımını iletme kapasitesidir. İyon yoğunluğu arttıkça iletkenlik genellikle artar; bu yüzden iletkenlik, TDS’yi “tahmin etmek” için sık kullanılır. Ancak iletkenlik, iyonların türüne ve sıcaklığa duyarlıdır; bu da TDS hesaplarının neden bazen farklı çıktığını açıklar. [4] [5]

Birimler: mg/L, ppm, µS/cm ve “Ekrandaki Sayı” Ne Demek?

TDS çoğunlukla mg/L olarak raporlanır. Su gibi yoğunluğu yaklaşık 1 g/mL olan çözeltilerde, düşük-orta konsantrasyonlarda mg/L ile ppm (parts per million) pratikte birbirine yakın kabul edilir. Bu yüzden TDS metre ekranında “ppm” görmeniz, çoğu zaman mg/L ölçeğine benzer bir okuma aldığınız anlamına gelir. [1]

İletkenlik ise genellikle µS/cm (mikrosiemens/santimetre) birimiyle verilir ve çoğu cihaz “25°C’ye düzeltilmiş” iletkenlik sunar. Sıcaklık arttıkça iletkenlik de artma eğilimindedir; bu nedenle karşılaştırma yapılacaksa aynı sıcaklık referansı önemlidir. [5]

Bazı cihazlar doğrudan TDS göstermek için iletkenlikten bir çeviri yapar. İşte bu noktada “aynı suyu iki farklı cihazla ölçtüm, sonuçlar tutmadı” şikâyetlerinin ana nedeni ortaya çıkar: cihazların kullandığı çeviri katsayısı ve ölçümün sıcaklık düzeltmesi. [4] [5]

İçme Suyunda TDS Nasıl Ölçülür? Laboratuvar ve Saha Yaklaşımı

TDS’nin “referans” ölçüm yöntemi, laboratuvarlarda kullanılan gravimetrik yaklaşımdır: belirli bir hacimdeki su örneği filtrelenir, buharlaştırılır ve geriye kalan kalıntı belirli bir sıcaklıkta kurutularak tartılır. Bu yöntem, toplam çözünmüş kalıntıyı doğrudan kütle olarak verir ve özellikle doğrulama amaçlı güçlüdür. [1]

Saha tarafında ise en yaygın yaklaşım iletkenlik ölçüp buradan TDS tahmini yapmaktır. Spesifik iletkenlik, suda çözünmüş iyonların toplamına orantılı olduğundan, pratik ve hızlı bir gösterge sağlar. USGS, spesifik iletkenliğin çözeltideki iyonların toplu konsantrasyonu ile orantılı olduğunu ve sıcaklıktan etkilendiğini özellikle vurgular. [5]

Sektörde kullanılan “TDS metre”lerin çoğu, aslında iletkenlik ölçen ve bunu bir katsayı ile TDS’ye çeviren cihazlardır. Bu nedenle cihaz ekranında “TDS” yazsa bile, teknik olarak ölçülen temel büyüklük çoğu zaman iletkenliktir. [4] [5]

İletkenlikten TDS’ye Çeviri: Neden Tek Bir Katsayı Yok?

İletkenlikten TDS’ye geçerken kullanılan çeviri katsayısı, suyun iyon kompozisyonuna göre değişir. USGS’nin çalışmalarında, doğal sularda çözünmüş katılar ile spesifik iletkenlik arasındaki ilişkinin çoğu zaman doğrusal yaklaşımla ifade edilebildiği ve “r” katsayısının pek çok durumda yaklaşık 0,55 ile 0,75 aralığında olduğu belirtilir. [4]

Basit form şu şekilde düşünülür: TDS (mg/L) = r x İletkenlik (µS/cm, 25°C). Aynı iletkenlik değerinde, iyonların hareketliliği ve yük yoğunluğu farklı olduğunda r değişebilir. Bu da iki farklı TDS metrede, özellikle “ppm” ölçeğinde, 10-20% farklar görmenin neden çok şaşırtıcı olmadığını açıklar. [4] [5]

Saha için pratik öneri şudur: TDS metri bir “trend aracı” olarak kullanın. Aynı cihazla, aynı noktadan ve benzer sıcaklık koşullarında ölçüm yaparsanız, arıtma öncesi-sonrası farkı güvenle izlersiniz. Farklı cihazları karşılaştırıyorsanız, mutlak sayıdan çok yüzde değişime odaklanın. [4]

Sık Kullanılan TDS-İletkenlik Yaklaşımları (Pratik Tablo)

Yaklaşımr Katsayısı (yaklaşık)Not
Doğal içme suları için yaygın aralık0,55 – 0,75İyon bileşimine göre değişir; doğal sularda sık görülür.
Saha cihazlarının tipik varsayımı0,50 – 0,70Cihaza göre değişebilir; aynı su farklı cihazda farklı çıkabilir.
Yüksek tuzluluk/iyonik güç artışıDeğişkenİyonik güç arttıkça doğrusal yaklaşım zayıflayabilir; laboratuvar doğrulaması gerekebilir.

Tablodaki katsayı aralıkları, USGS tarafından raporlanan doğal sular için tipik ilişki aralığına dayanır. [4]

WHO’ya Göre TDS: Sağlık Değil, Daha Çok Kabul Edilebilirlik

WHO’nun TDS arka plan dokümanında en net mesaj şudur: TDS için bir “sağlığa dayalı kılavuz değer” önerilmemektedir. Bunun nedeni, TDS’nin tek başına belirli bir sağlık etkisine bağlanmasının zor olması ve TDS’nin esasen bileşimi bilinmeyen bir “toplam” parametre olmasıdır. [1]

WHO aynı zamanda, TDS’nin yüksek olduğunda tüketici açısından tat sorunları ve su kullanan sistemlerde kireçlenme gibi pratik problemler oluşturabileceğini; çok düşük olduğunda ise suyun “düz/insipid” bir tat verebileceğini ve çoğu zaman tesisat açısından korozif davranabildiğini vurgular. [1]

Bu noktada su arıtma sektörünün doğru konumlandırması şu olmalı: TDS, öncelikle lezzet ve teknik kullanım (kireçlenme-korozyon) dengesi için önemlidir. Sağlık riski değerlendirmesi ise TDS’nin içindeki spesifik bileşenlere dayanır. [1]

İçme Suyunda TDS ve Tat: WHO’nun Sınıflandırması

TDS (mg/L) aralığıTüketici algısı (genel)
< 300Mükemmel
300 – 600İyi
600 – 900Orta (kabul edilebilir)
900 – 1200Zayıf
> 1200Genellikle kabul edilemez

Bu sınıflama, suyun “lezzet” yönünden genel kabul edilebilirliğine dair bir çerçevedir; bölgesel alışkanlıklar ve suyun iyon bileşimi sonucu etkileyebilir. [1]

Regülasyon Dilinde TDS: “İkincil Standart” Mantığı

Bazı ülkelerde TDS için sağlık temelli değil, estetik/operasyonel temelli “ikincil” sınırlar bulunur. ABD Çevre Koruma Ajansı (EPA), Ulusal İkincil İçme Suyu Düzenlemelerinde TDS için 500 mg/L değerini bir rehber olarak verir. Bu tür ikincil sınırlar genellikle tat, koku, renk, korozyon veya tortu gibi kullanıcı deneyimi ve işletme problemlerini yönetmeye yöneliktir. [2] [3]

Bu yaklaşım, TDS’yi “tek başına sağlık riski” olarak sunmak yerine, kullanıcı deneyimi ve altyapı yönetimi parametresi olarak ele almanın daha doğru bir iletişim dili olduğunu destekler. [2]

İçme Suyunda TDS Ne Söylemez? TDS’nin Kör Noktaları

Bilgi kirliliğinin büyük kısmı, TDS’nin söylemediği şeylerin “söylüyormuş gibi” anlatılmasından doğuyor. İletkenlik ve TDS, temel olarak iyonik (elektrolit) maddelerin varlığıyla ilişkilidir. Bu ölçümler, organik maddelerin çoğu için ve mikrobiyolojik riskler için doğrudan bir ölçüm değildir. [5] [6]

Missouri Doğal Kaynaklar Dairesi, iletkenliğin inorganik çözünmüş katıların varlığına dair dolaylı bir ölçüm olduğunu; yağ, alkol veya şeker gibi birçok organik maddenin elektriği iyi iletmediğini belirtir. Bu ifade, “TDS düşükse su kesin temizdir” düşüncesinin neden hatalı olduğunu iyi özetler. [6]

USGS de spesifik iletkenliğin çözeltideki iyonların toplu konsantrasyonu ile orantılı olduğunu ve tek tek hangi maddelerin bulunduğunu belirlemediğini vurgular. Yani iletkenlik/TDS, bileşimi ayırt etmeden ‘toplam iyon yükü’ne bakar. [5]

Sahada Net Kullanılabilecek 8 Cümle (Yanlış–Doğru)

  • Yanlış: “TDS metre bakteriyi ölçer.” Doğrusu: TDS/iletkenlik iyonları ölçer, mikropları doğrudan ölçmez. [5] [6]
  • Yanlış: “TDS 0 ise su steril demektir.” Doğrusu: TDS 0, yalnızca iyonların çok düşük olduğunu ima eder; sterilite ayrı testlerle değerlendirilir. [5]
  • Yanlış: “TDS yüksekse su kesin zararlı.” Doğrusu: TDS yüksekliği daha çok tat ve kireçlenme gibi sorunlarla ilişkilidir; sağlık açısından bileşim önemlidir. [1]
  • Yanlış: “TDS düşükse tüm kimyasallar yok.” Doğrusu: Bazı maddeler düşük TDS’de de sorun çıkarabilir; hedef parametre için analiz gerekir. [1]
  • Yanlış: “TDS aynıysa iki su aynıdır.” Doğrusu: Aynı TDS, çok farklı iyon bileşimi anlamına gelebilir. [1]
  • Yanlış: “Karbon filtre TDS’yi düşürür.” Doğrusu: Aktif karbon genelde koku/tat ve bazı organikleri hedefler; TDS’yi düşürmesi beklenmez. [11]
  • Yanlış: “Arıtma sonrası TDS ne kadar düşükse o kadar iyi.” Doğrusu: Çok düşük TDS tat açısından zayıf olabilir ve bazı sistemlerde korozif davranış riski artabilir. [1]
  • Yanlış: “TDS standardı yoksa önemsizdir.” Doğrusu: TDS, kabul edilebilirlik ve altyapı yönetimi için önemlidir; bazı ülkelerde ikincil rehber değerler vardır. [2] [3]

İçme Suyunda TDS İçin “İdeal” Değer Var mı?

Tek bir “ideal TDS” sayısı yoktur; çünkü ideal, iki farklı hedefin dengesidir: 1) tüketicinin tat beklentisi, 2) suyun kullanıldığı sistemde kireçlenme ve korozyon dengesi. [1]

WHO’nun tat sınıflamasında 300 mg/L altı genellikle “mükemmel”, 300–600 mg/L “iyi” kabul edilir. 600 mg/L üzeri ise tüketici kabulünün giderek zorlaştığı bir bölgeye girer. [1]

Avustralya İçme Suyu Kılavuzları da TDS için sağlık temelli bir sınır vermediğini, ancak iyi bir içim kalitesi için TDS’nin 600 mg/L’yi aşmamasının tercih edildiğini belirtir. Bu ifade, pratik hedef belirlerken işe yarayan net bir çıpadır. [7]

Arıtma Sektörü İçin Kullanışlı Hedef Mantığı

Sahada müşteriye “şu sayıya indiriyoruz” demek kolaydır; fakat doğru olan, hedefin suyun kaynağına ve ihtiyaca göre belirlendiğini söylemektir. Aşağıdaki çerçeve, hem doğru hem de anlaşılır bir anlatım sağlar:

  • Hedef 1: Tat ve içim kolaylığı. TDS çoğu kullanıcı için 300–600 mg/L aralığında genellikle iyi algılanır. [1]
  • Hedef 2: Kireçlenme yönetimi. Kalsiyum/magnezyum ağırlıklı yüksek TDS, rezistanslı cihazlarda ve borularda tortu riskini artırabilir. [1]
  • Hedef 3: Korozyon riskini yönetmek. Çok düşük TDS su, bazı sistemlerde “agresif” davranıp korozyon eğilimini artırabilir. [1]
  • Hedef 4: Sağlık riskini bileşen üzerinden yönetmek. Nitrat, florür gibi bileşenler için ayrı kılavuz değerler ve analiz gerekir. [1] [8] [9]

TDS Yüksek Çıkarsa Ne Anlamalıyız?

Müşteri tarafında yüksek TDS görüldüğünde genellikle iki uç reaksiyon oluşur: panik veya tamamen umursamazlık. İkisi de yanlış. Yüksek TDS, çoğu durumda önce şu üç başlıkta anlam taşır: tat, kireçlenme ve suyun kaynağı hakkında ipucu. [1]

WHO, yüksek TDS’nin tüketiciler açısından tatsal olarak rahatsız edici olabileceğini ve suyun kullanıldığı sistemlerde aşırı tortu/kireçlenme oluşturabileceğini belirtir. Bu durum özellikle ısıtıcılar, kazanlar ve boru hatlarında görülen ölçeklenme problemleriyle pratikte önem kazanır. [1]

Ancak yüksek TDS “mutlaka tehlikeli kimyasal var” demek değildir. Doğal jeoloji (kayaç yapısı), deniz suyu girişimi, tarımsal faaliyetler veya şehir şebekesinde kullanılan kaynak karışımları TDS’yi yükseltebilir. Doğru adım, TDS’yi bir ‘alarm’ değil, bileşen analizi için bir ‘tetikleyici’ olarak kullanmaktır. [1]

TDS Çok Düşükse Ne Olur? “Daha Saf” Her Zaman Daha İyi Değildir

Bazı satış anlatılarında “TDS ne kadar düşükse su o kadar iyi” gibi iddialar duyulur. WHO dokümanı bu iddiayı dengeleyen önemli bir noktaya işaret eder: TDS’si çok düşük sular, tüketiciler için tatsal olarak “düz” kalabilir ve ayrıca su tedarik sistemleri açısından çoğu zaman korozif davranabilir. [1]

Buradaki mantık şudur: Suda tamponlayıcı alkalinite ve mineral içerik çok azalırsa, su bazı metallere karşı daha “agresif” olabilir. Bu, özellikle tesisat malzemesi ve su kimyası birlikte değerlendirilmeden “çok düşük TDS” hedeflemenin doğru olmadığını gösterir. [1]

Su arıtma cihazı sektöründe güvenli iletişim şu şekilde kurulabilir: Arıtmanın amacı, ihtiyaca uygun kalitede su üretmektir. Bazı senaryolarda yüksek TDS’yi düşürmek şarttır; bazı senaryolarda ise TDS’yi makul bir aralıkta tutmak tat ve altyapı uyumu açısından daha rasyoneldir. [1]

TDS’yi Düşüren ve Düşürmeyen Arıtma Yaklaşımları

TDS, suda çözünmüş iyonların toplamıyla ilgili olduğundan, her arıtma yöntemi TDS’yi aynı şekilde etkilemez. Aşağıdaki bölüm, sektörde sıkça karıştırılan noktaları netleştirir.

TDS’yi Etkileyen Yöntemler

  • Ters osmoz ve benzeri membran süreçleri: Temel hedefi iyonik bileşenleri azaltmaktır; özellikle tuzlu/brakik sularda çözünmüş tuzların uzaklaştırılmasında yaygındır. [13]
  • Damıtma (distilasyon): Buharlaştırma–yoğunlaştırma ile çözünmüş katıların büyük bölümünü uzaklaştırabilir; bazı uçucu organikler için ek önlemler gerekebilir. [12]
  • Deiyonizasyon (iyon değişimi/karma reçine süreçleri): Belirli iyonların değiştirilmesi veya tutulması üzerinden çözünmüş iyon yükünü düşürebilir; amaç ve kapasiteye göre tasarlanır. [10]

TDS’yi Genellikle Düşürmeyen Yöntemler

  • Aktif karbon: Daha çok klor, koku-tat ve bazı organik bileşiklerle ilişkilidir; TDS’yi düşürmesi beklenmez. [11]
  • Partikül filtreleri: Çözünmüş iyonları değil, askıda katıları hedefler; TDS üzerinde anlamlı etkisi olmaz. [1]

Bu ayrım, satış sonrası beklenti yönetiminde kritiktir. Müşteri karbon filtre takıldıktan sonra TDS’nin düşmediğini görünce “cihaz çalışmıyor” zannedebilir. Oysa hedef parametre TDS değilse, cihaz doğru çalışıyor olabilir; sadece ölçülen büyüklük, yapılan işlemin hedefi değildir. [11]

TDS, Sağlık ve Risk İletişimi: Doğru Çerçeve

TDS için WHO’nun sağlık temelli bir kılavuz değer önermemesi, “TDS’nin sağlıkla hiç ilgisi yok” anlamına gelmez. Doğru cümle şudur: Sağlık riski, TDS’nin içindeki spesifik bileşenlerle ilgilidir; TDS sayısı tek başına o bileşenleri göstermez. [1]

Bu nedenle içme suyu güvenliğinde temel yaklaşım “parametre bazlı”dır. Örneğin nitrat, florür, arsenik, kurşun gibi maddeler için ayrı ayrı kılavuz değerler ve analiz yöntemleri vardır. TDS, bu maddelerden hangisinin yüksek olduğunu söylemez; sadece bazı durumlarda ‘bu su mineralce yoğun, analiz mantıklı olabilir’ sinyali verir. [1]

TDS’nin İçinde Gizlenebilen Örnek Parametreler (Kısa Liste)

Aşağıdaki örnekler, TDS’nin hangi tür bileşenlerden oluşabileceğini göstermek içindir. Her bölgenin yeraltı suyu ve şebeke karışımı farklıdır; bu nedenle kesin hüküm yerine analiz yaklaşımı önemlidir.

  • Nitrat ve nitrit: Tarımsal gübreleme, hayvancılık ve atık su etkisiyle artabilir; WHO nitrat için 50 mg/L (NO3− olarak) kılavuz değer kullanır. [8]
  • Florür: Jeolojik kaynaklar veya bazı uygulamalarla artabilir; WHO florür için 1,5 mg/L kılavuz değeri verir. [9]
  • Sülfat ve klorür: Tat ve sindirim toleransı üzerinde etkileri olabilir; çoğu durumda estetik/operasyonel parametre olarak yönetilir. [2]
  • Sodyum: Tuzlu tatla ilişkilidir; bazı gruplarda diyetle ilgili kısıtlar gündeme gelebilir, bu yüzden bileşen bilgisi önemlidir. [1]
  • Bikarbonat ve sertlik mineralleri: Kireçlenme eğilimini belirler; TDS yüksekliği bu minerallerle ilişkili olabilir ama aynı şey değildir. [1]

Sektörde Kullanılacak Net Cümle

Müşteri sorusuna net yanıt: “TDS, suyun içindeki minerallerin toplamı gibi düşünülür. Sağlık açısından doğru değerlendirme için o toplamın hangi maddelerden oluştuğunu bilmek gerekir; gerekirse laboratuvar analizi yaptırmak en güvenlisidir.” [1]

Su Arıtma Cihazı Kurulumunda TDS Nasıl Doğru Kullanılır?

TDS, arıtma cihazı kurulumunda iki amaçla faydalıdır: 1) kaynak suyun mineral yükünü hızlıca görmek, 2) arıtma sonrası değişimi izleyerek performans trendini anlamak. [4] [5]

Ancak TDS’yi ‘tek kriter’ yapmak yanıltır. Doğru yöntem, TDS’yi; sertlik, alkalinite ve hedeflenen spesifik kirletici analizleriyle birlikte değerlendirmektir. Özellikle kuyudan beslenen sistemlerde sezonluk değişimler görülebileceği için tek ölçüm yerine periyodik izleme daha anlamlıdır. [1]

Performansı Yüzde ile Anlatmak: Daha Sağlıklı Bir Dil

Müşteri tarafında en anlaşılır metrik, “azalma yüzdesi”dir. Aynı cihazla ölçtüğünüz ham su TDS’si ve arıtılmış su TDS’si üzerinden şu hesap yapılır:

Azalma (%) = (Ham TDS − Arıtılmış TDS) / Ham TDS x 100.

Bu hesap, farklı cihazların farklı katsayı kullanması sorununu azaltır; çünkü aynı cihaz içindeki çeviri yaklaşımı hem ham hem arıtılmış ölçüme aynı şekilde uygulanır. [4]

Ters Osmoz Membranlarında Tipik TDS Azaltımı Ne Kadardır?

Ters osmoz (RO) teknolojisi, çözünmüş tuzları ve birçok inorganik bileşeni azaltmada etkili bir yöntemdir. EPA, RO’nun birçok inorganik ve çözünmüş katıyı (dissolved solids) giderebildiğini ve tuzlu/brakik suların arıtımında da kullanıldığını belirtir. [13]

Saha literatüründe, doğru tasarlanmış ve iyi işletilen RO sistemlerinde TDS azaltımının çoğu durumda yüksek olabildiği; uygulamaya göre uygulamaya göre yaklaşık %90 düzeyinde reddetme (rejection) değerlerinin raporlandığı görülür. Örneğin bazı kamu kurumları ve üniversite kaynakları, RO’nun çözünmüş minerallerin büyük bölümünü uzaklaştırabildiğini ifade eder. [14] [15]

Burada kritik not: Yüzde değer, besleme suyunun kimyası, basınç, sıcaklık, ön arıtma, işletme ve bakım koşullarına bağlıdır. Bu yüzden tek bir “garanti sayı” yerine, ölçümle doğrulanan performans trendi üzerinden konuşmak en doğru yaklaşımdır. [13]

Saha Senaryoları: Aynı TDS, Farklı Anlam

TDS yorumunu doğru yapmak için suyun kaynağını bilmek şarttır. Şebeke suyu, kuyu suyu ve kıyı bölgelerinde deniz etkisi gören sular aynı TDS aralığında bile farklı karakter gösterebilir. [1]

Senaryo 1: Şebeke Suyu (Orta TDS)

Birçok şehir şebekesinde TDS, bölgeye göre geniş bir aralıkta olabilir. Şebekede TDS’yi yükselten başlıca etkenler; kaynağın jeolojisi, baraj/yeraltı suyu karışımı ve mevsimsel değişimlerdir. Bu tür sularda TDS çoğu zaman ‘tat’ ve ‘sertlik’ ile birlikte ele alınır. [1]

Müşteri tarafında şebeke suyu için en doğru mesaj: “TDS, suyun mineral yükünü anlatır; bu yük yüksekse kireçlenme ve tat farkı görülebilir. Ancak güvenlik değerlendirmesi için şebekenin resmi analiz raporları ve kritik parametreler esas alınmalıdır.” [1]

Senaryo 2: Kuyu/Yeraltı Suyu (Bileşim Belirsizliği Daha Yüksek)

Kuyularda TDS, çoğu zaman şebekeye göre daha değişkendir. Aynı bölgede iki kuyunun TDS’si ve iyon bileşimi farklı olabilir; çünkü suyun yeraltında temas ettiği kayaç, akifer yapısı ve insan faaliyetleri (tarım, atık su sızıntısı gibi) değişkenlik yaratır. [1]

Kuyu suyu için sektör standardı iletişim: TDS ölçümü ilk taramadır. Ardından en azından sertlik, alkalinite, nitrat, florür ve bölgeye göre ağır metal/pestisit riskleri için analiz planlanmalıdır. [1] [8] [9]

Senaryo 3: Kıyı Bölgeleri ve Tuzluluk Etkisi (Yüksek TDS)

Kıyı bölgelerinde deniz suyu girişimi veya tuzluluk etkisi görülen kaynaklarda TDS belirgin şekilde yükselebilir. Bu durumda kullanıcıların en hızlı fark ettiği şey genellikle “tuzlu tat” olur. Tuzluluğun baskın olduğu sularda, TDS azaltımı çoğu zaman bir “konfor” meselesi olmaktan çıkar, temel bir kullanım gereksinimine dönüşür. [1]

EPA, ters osmozun tuzlu/brakik suların arıtımında kullanılabildiğini vurgular. Böyle bir kaynakta hedef, sadece TDS’yi düşürmek değil; aynı zamanda sistemin atık su yönetimi, ön arıtma ve işletme koşullarını doğru kurgulamaktır. [13]

İçme Suyunda TDS Ölçerken Hata Yapmamak İçin 10 Adımlık Protokol

TDS ölçümü basit görünür ama küçük hatalar büyük yanlış yorumlara yol açar. Aşağıdaki protokol, sahada daha tutarlı sonuç almayı kolaylaştırır. [5]

  1. Ölçüm cihazını üretici talimatına uygun şekilde periyodik olarak kalibre edin.
  2. Probu ölçümden önce temiz suyla durulayın ve yüzeydeki damlayı hafifçe silkeleyin.
  3. Aynı noktadan karşılaştırma yapıyorsanız ölçüm kabını her seferinde aynı şekilde kullanın.
  4. Numuneyi çok sıcak veya çok soğuk ölçmeyin; mümkünse oda sıcaklığına yakın ölçün.
  5. Cihazın sıcaklık telafisi (ATC) varsa etkin olduğundan emin olun; yoksa sıcaklık farkını not edin. [5]
  6. Numuneyi karıştırın ama köpürtüp hava kabarcığı oluşturmayın.
  7. Ekrandaki değer sabitlenene kadar bekleyin; hızlı okuma alıp geçmeyin.
  8. Ham su ve arıtılmış su ölçümünü aynı cihazla yapın ve yüzde değişimi hesaplayın. [4]
  9. TDS’yi yorumlarken sertlik ve alkalinite gibi parametreleri de dikkate alın; gerekirse analiz isteyin. [1]
  10. Şüphe varsa laboratuvar doğrulaması yaptırın; TDS bir ön tarama aracıdır. [1]

Arıtma Sonrası TDS Beklenmedik Şekilde Yüksek Çıkarsa

Sahada sık görülen bir durum: Arıtma sistemi kurulur, ilk ölçüm çok düşük çıkar; birkaç gün sonra TDS yükselmiş gibi görünür. Bu her zaman arıza demek değildir. Sık görülen nedenler şunlardır:

  • Depolama ve bekleme: Depoda bekleyen su, temas ettiği yüzeylerden çok az iyon çözebilir ve TDS bir miktar artabilir. [1]
  • Karışım/bypass: Bazı kurulumlarda tat veya debi için ham suyla karışım yapılabilir; bu doğrudan TDS’yi yükseltir. [1]
  • Ölçüm farkları: Farklı cihaz, farklı katsayı; sıcaklık farkı; probun kirli olması gibi etkenler sonucu etkiler. [4] [5]
  • Kaynak su değişimi: Şebeke kaynağı mevsimsel değiştiğinde ham TDS yükselir; arıtılmış TDS de buna paralel değişebilir. [1]

Bu yüzden performans değerlendirmesinde tek bir sayı yerine trend izleme ve yüzde hesap yaklaşımı daha güvenlidir. [4]

Tat Şikâyetlerini TDS Üzerinden Okumak: Pratik Rehber

Tüketici çoğu zaman “TDS” demeden suyun tadını anlatır: tuzlu, metalimsi, acımsı, düz, ağır… TDS bu şikâyetleri tek başına açıklamaz ama doğru soruları sormak için iyi bir başlangıçtır. [1]

Tat Şikâyeti – Olası Kimyasal İpucu – Kontrol Adımı

ŞikâyetOlası ipucuKontrol / doğrulama
Tuzlu tatSodyum-klorür ağırlığı; yüksek TDS ile birlikte olabilirKlorür ve sodyum analizi; kaynağın tuzluluk etkisi. [1]
Acı / buruk tatSülfat ve magnezyum gibi iyonlarSülfat ve sertlik analizi; kaynak değişimi. [2]
Düz / tatsızÇok düşük mineral içerik; düşük TDSTDS trendi; tat için karışım veya mineral dengeleme seçenekleri. [1]
Kireçlenme şikâyetiKalsiyum/magnezyum ve bikarbonat; sertlikToplam sertlik, alkalinite; ısıtıcı yüzeyler. [1]

Tablodaki örnekler, tat algısının çoğu zaman belirli iyon kombinasyonlarıyla ilişkili olabileceğini gösterir. Kesin karar için laboratuvar analizi gerekir; TDS sadece yönlendirir. [1]

İçme Suyunda TDS Hakkında Sık Sorulan Sorular

TDS ile “su kalitesi” aynı şey mi?

Hayır. TDS, suyun içinde çözünmüş iyonların toplamına dair hızlı bir göstergedir; kalite değerlendirmesi için mikrobiyoloji ve spesifik kimyasal parametreler de gerekir. [1] [5]

TDS metre ile “ağır metal” anlaşılır mı?

TDS, hangi maddenin ne kadar olduğunu söylemez. Kurşun, arsenik gibi maddeler düşük TDS’de de sorun oluşturabilir; bunlar için ayrı analiz yapılmalıdır. [1]

TDS düşükse suyun mikropları yoktur diyebilir miyiz?

Diyemezsiniz. İletkenlik/TDS iyonları ölçer; mikrobiyolojik güvenlik için uygun testler gerekir. [5] [6]

WHO TDS için bir sınır veriyor mu?

WHO, TDS için sağlık temelli bir kılavuz değer önermemektedir. Tat ve kullanım açısından kabul edilebilirlik sınıflaması sunar. [1]

Şebeke suyu TDS’si kaç olmalı?

Tek bir sayı yoktur. WHO’ya göre tat açısından 300 mg/L altı genellikle çok iyi algılanır; 300–600 mg/L çoğu kullanıcı için iyidir. [1]

TDS 1000 mg/L’nin üstündeyse ne olur?

WHO’ya göre bu aralıkta tüketici kabulü zorlaşabilir ve tat sorunları belirginleşebilir. Bununla birlikte doğru yaklaşım, bileşimi analiz ederek karar vermektir. [1]

Arıtma sonrası TDS 0’a yakın olmalı mı?

Her zaman hedef bu değildir. Çok düşük TDS su tatsal olarak zayıf kalabilir ve bazı sistemlerde korozif davranış eğilimi artabilir. [1]

Karbon filtre TDS’yi neden düşürmüyor?

Çünkü aktif karbonun temel hedefi çözünmüş tuzlar değil; koku-tat ve bazı organik bileşiklerdir. Bu nedenle TDS düşüşü beklenmez. [11]

Ters osmoz TDS’yi gerçekten düşürür mü?

Evet, RO birçok inorganik ve çözünmüş katıyı gidermede kullanılan bir teknolojidir ve tuzlu/brakik suların arıtımında da yer alır. [13]

TDS ile sertlik aynı mı?

Hayır. Sertlik daha çok kalsiyum ve magnezyuma odaklanır; TDS ise tüm çözünmüş iyonların toplamıdır. [1]

TDS metreyle iki farklı sonuç alıyorum, hangisi doğru?

Cihazlar farklı çeviri katsayısı kullanabilir ve sıcaklık etkisi sonucu değiştirebilir. Aynı cihazla trend izlemek daha tutarlı yaklaşım sağlar. [4] [5]

Müşteri “TDS yüksek, su zararlı” diyorsa ne denmeli?

TDS’nin daha çok tat ve teknik kullanım parametresi olduğu, sağlık riskinin ise spesifik bileşenlere bağlı olduğu net şekilde anlatılmalıdır. [1]

Arıtma Sektöründe TDS Anlatımında Etik ve Teknik Çizgi

TDS konusu, “hızlı ölçülebilir” olduğu için pazarlama dilinde kolayca yanlış kullanılabiliyor. Uzun vadede güven kazandıran yaklaşım; TDS’yi olduğundan büyük veya küçük göstermeden, sınırlarını açıkça anlatmaktır. [1] [2]

Sahada Güven Kazandıran 12 Kural

  • TDS’yi sağlık vaadiyle satmayın; TDS’nin sağlık temelli bir sınırı olmadığını açık söyleyin. [1]
  • Müşteriye TDS’nin “hangi maddeler” sorusunu cevaplamadığını anlatın. [1]
  • TDS metreyi mikrop testi gibi sunmayın; mikrobiyoloji ayrı bir konudur. [5] [6]
  • Tat şikâyetini tek başına TDS’ye bağlamayın; bileşim ve alışkanlık etkisini ekleyin. [1]
  • Performansı mutlak sayı yerine yüzde azalma ile konuşun. [4]
  • Sertlik, alkalinite gibi parametreleri “TDS’nin yanında” birlikte değerlendirin. [1]
  • Yüksek TDS’de panik dili kullanmayın; önce kaynağı ve bileşimi anlamayı önerin. [1]
  • Çok düşük TDS’nin her kullanıcı için iyi olmayabileceğini, tadın değişebileceğini anlatın. [1]
  • Resmî raporları (şebeke analizleri) referans alın; ‘tek cihaz ölçümü’ne aşırı anlam yüklemeyin. [1]
  • Kuyu suyu için analiz planı olmadan kesin konuşmayın; nitrat ve florür gibi kritik parametreleri unutmayın. [8] [9]
  • Sistem tasarımında atık su ve bakım koşullarını şeffaf anlatın; sürdürülebilir kullanım güven getirir. [13]
  • İddia kuracaksanız sayı ve kaynakla konuşun; aksi bilgi kirliliğini büyütür. [1]

Kısa Özet ve Hızlı Kontrol Listesi

İçme Suyunda TDS değeri, suyun içindeki çözünmüş iyonların toplamına dair hızlı bir göstergedir; kalite değerlendirmesinde tek başına yeterli değildir. [1] [5]

Saha için en pratik yaklaşım: TDS’yi trend izleme aracı olarak kullanın, kararları bileşim analizi ve kullanım ihtiyacıyla verin. [4]

  • TDS sağlık temelli tek başına sınır değildir; WHO bu parametre için kılavuz değer önermemektedir. [1]
  • Tat açısından 300 mg/L altı genellikle çok iyi, 300–600 mg/L iyi algılanır. [1]
  • Bazı düzenlemelerde TDS 500 mg/L estetik/ikincil rehber değer olarak geçer. [2] [3]
  • Çok düşük TDS tat açısından zayıf olabilir ve bazı sistemlerde korozyon eğilimi artabilir. [1]
  • Mikrobiyoloji, ağır metaller ve organikler için ayrı test gerekir; TDS metre bunları doğrudan göstermez. [5] [6]

Kaynaklar

  • [1] World Health Organization (WHO). Total dissolved solids in Drinking-water: Background document for development of WHO Guidelines for Drinking-water Quality. (WHO/SDE/WSH/03.04/16). https://www.who.int/docs/default-source/wash-documents/wash-chemicals/total-dissolved-solids-background-document.pdf
  • [2] U.S. Environmental Protection Agency (EPA). Secondary Drinking Water Standards: Guidance for Nuisance Chemicals. https://www.epa.gov/sdwa/secondary-drinking-water-standards-guidance-nuisance-chemicals
  • [3] Electronic Code of Federal Regulations (eCFR). 40 CFR § 143.3 Secondary maximum contaminant levels (TDS 500 mg/L). https://www.ecfr.gov/current/title-40/chapter-I/subchapter-D/part-143/section-143.3
  • [4] U.S. Geological Survey (USGS). Relationship between dissolved solids and specific conductance (Section 4, SIR 2007–5008). https://pubs.usgs.gov/sir/2007/5008/section4.html
  • [5] U.S. Geological Survey (USGS). Specific Conductance (Techniques and Methods 9-A6.3). https://pubs.usgs.gov/tm/09/a6.3/
  • [6] Missouri Department of Natural Resources. Conductivity (water quality parameter) – ions vs. non-ionic organics. https://dnr.mo.gov/document-search/Conductivity-water-parameter-pub3000/pub3000
  • [7] National Health and Medical Research Council (NHMRC). Australian Drinking Water Guidelines: Total dissolved solids. https://guidelines.nhmrc.gov.au/australian-drinking-water-guidelines/part-5/physical-chemical-characteristics/total-dissolved-solids
  • [8] World Health Organization (WHO). Nitrate and Nitrite in Drinking-water: Background document (guideline value nitrate 50 mg/L as nitrate). https://www.who.int/docs/default-source/wash-documents/wash-chemicals/nitrate-nitrite-background-document.pdf
  • [9] World Health Organization (WHO). Fluoride in Drinking-water: Background document (guideline value 1.5 mg/L). https://www.who.int/docs/default-source/wash-documents/wash-chemicals/fluoride-background-document.pdf
  • [10] U.S. Environmental Protection Agency (EPA). Drinking Water Treatability Database: Ion Exchange (IX). https://cfpub.epa.gov/watertrain/moduleFrame.cfm?parent_object_id=1261
  • [11] Wang BB, et al. Research on drinking water purification technologies for household use by reducing total dissolved solids (TDS). (Open-access via PubMed Central). https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC8478203/
  • [12] University of Nebraska–Lincoln Extension. Drinking Water Treatment: Distillation. https://extensionpublications.unl.edu/assets/html/g1490/build/g1490.htm
  • [13] U.S. Environmental Protection Agency (EPA). Overview of Drinking Water Treatment Technologies. https://www.epa.gov/ground-water-and-drinking-water/drinking-water-technologies
  • [14] South Carolina Department of Health and Environmental Control. Home Water Treatment Systems (Reverse Osmosis ~90% dissolved minerals). https://scdhec.gov/sites/default/files/media/document/CR-005029.pdf
  • [15] University of Nevada, Reno Extension. Reverse Osmosis (R/O): How It Works. https://extension.unr.edu/publication.aspx?PubID=2491

...

author-avatar

Hakkında Ethic Water

Ethic Water, su arıtma teknolojileri alanında yıllara dayanan tecrübesiyle hizmet veren güvenilir ve uzman bir firmadır. Temiz ve sağlıklı suya erişimi herkes için mümkün kılma misyonuyla yola çıkan Ethic Water; su arıtma cihazları, içme suyu kalitesi ve suyun insan sağlığı üzerindeki etkileri hakkında güncel ve bilimsel içerikler üretmektedir. Yayınladığı blog yazılarında, hakemli akademik dergilerde yayımlanmış bilimsel çalışmalardan alıntılar ve güncel literatür taramaları kullanarak bilgi sunmaya özen gösterir. Profesyonel teknik kadrosu ve etik hizmet anlayışıyla müşterilerine sürdürülebilir çözümler sunan Ethic Water, suyun yaşam için taşıdığı önemi anlatan bilgilendirici blog yazılarıyla da fark yaratmayı hedeflemektedir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir